
İslam tarihi dendiğinde akla gelen ilk büyük hanedanlardan biri şüphesiz Abbasilerdir. Takvimsel olarak bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’na yakın bir süre tahtta kalmış gibi görünürler. Ancak işin mutfağına, yani siyasi istikrara ve merkezi otoriteye baktığımızda, karşımızda göründüğü kadar "tek parça" ve sarsılmaz bir güç bulamayabiliriz. Gelin, Abbasilerin ihtişamlı perdelerini aralayalım ve arkasındaki siyasi gerçeklere yakından bakalım. İktidarın Doğuşu ve Geniş Toprakların Sırrı Yaklaşık
TR
Mustafa Cem İnci
Ebû Saîd el-Cennâbî’nin ölümünden sonra büyük oğlu Saîd, “Ikdâniyye” denilen ve itibarlı kişilerden teşekkül eden bir meclisle birlikte Bahreyn Karmatî Devleti’nin idaresini üstlenmiş, özellikle Abbâsî Veziri Ali b. Îsâ ile, Sîrâf Limanı’nın kullanılması gibi bazı imtiyazlar karşılığında iyi münasebetler kurmaya çalışmıştı. Ancak en küçük kardeşi olan Ebû Tâhir Süleyman’ın 311 (923-24) yılında ağabeyini bertaraf ederek yönetimi ele geçirmesi ve aynı yıl Ali b. Îsâ’nın görevden azledilmesi üzerin
TRİslam Ansiklopedisi
250 (864) yılında doğdu. Doğum yerinin İran’daki Cercerâyâ kasabası olduğu rivayet edilir. Vezir Kāsım b. Ubeydullah’ın hizmetine girdi ve kısa zamanda onun güvenini kazandı. Bu arada Dîvânü’t-tevkī‘in de başına getirildi. 904’te Kāsım’ın ölümünden sonra vezir tayin edildi. 906’da, Karmatîler’e karşı kazanılan zafer sebebiyle halife tarafından kendisine hil‘at giydirildi. Son derece gururlu olan Abbas, bu zaferden sonra kimseyi dinlemez hale geldi. Bu arada tırâz ve kumaşlar üzerine adını işlett
TRİslam Ansiklopedisi