İsKöken Arapça š-w-r (ش و ر) kökünden türetilen ve "danışma, görüş sorma" anlamlarını ihtiva eden istişāra(t) (اِستشارة) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "gösterdi, işaret etti" manasına gelen šāra (سَارَ) fiilinin istif‘āl vezninde (X. bab) yapılandırılmış masdar formudur. Bu vezinsel yapı, temel fiile "bir şeyi talep etme veya bir şeyin gerçekleşmesini isteme" anlamı katar. Dolayısıyla istişare, etimolojik olarak "doğru yönün gösterilmesini talep etmek" veya "isabetli olanın işaret edilmesini iste
TR
Emirhan Polat

Bir gün, hayatınızın gidişatını tamamen değiştirecek bir haber okuyorsunuz. Bir gün önce kimse bunun olabileceğini ciddiye almamıştı. Uzmanlar farklı bir senaryo üzerine konuşuyordu, planlar başka bir geleceğe göre yapılmıştı. Sonra her şey bir anda değişti ve geriye dönüp baktığımızda, sanki bunun olacağı zaten belliymiş gibi bir his kaplıyor içimizi. İşte tam da bu tuhaf deneyimin bir adı var: Siyah Kuğu. Kuğuların Rengi Neden Önemli? Yüzyıllar boyunca Avrupa'da yaşayan insanlar için bütün kuğ
TR
Ömer Said Aydın

Başarısızlık korkusu, bir hedefe ulaşamama ihtimalinin kişide yarattığı endişe, kaygı ve geri çekilme duygusu olarak tanımlanabilir. Özellikle girişimcilik gibi risk ve belirsizlik içeren alanlarda bu korkunun daha yoğun hissedildiğini düşünüyorum. Yeni bir işe başlamak ya da önemli kararlar almak, beraberinde başarısız olma ihtimalini de getiriyor. Bu durum bazen insanı duraksatırken bazen de daha dikkatli hareket etmeye yöneltebiliyor. Bana göre başarısızlık korkusu, yalnızca olumsuz bir duygu
TR
Öznur TOPDAĞ

Yem etkisi; bireylerin iki seçenek arasındaki tercihlerini, bu seçeneklerden birine asimetrik biçimde göreli olarak daha düşük nitelikli üçüncü bir seçeneğin (yem) eklenmesi sonucunda değiştirmeleri durumunu ifade eden bir bilişsel ön yargıdır. Bu etki, özellikle davranışsal ekonomi ve tüketici karar alma literatüründe “asimetrik baskınlık etkisi” veya “çekim etkisi” olarak da adlandırılır. Kavramsal Çerçeve Yem etkisi, bir seçim kümesine asimetrik olarak baskılanmış bir alternatifin eklenmesiyl
TR
Nurten Yalçın

Almanca'da "Torschlusspanik" diye bir kelime var. Kelimenin kökeni, ortaçağ Avrupa'sındaki surla çevrili şehirlere dayanır: gece belirli bir saatte şehrin büyük kapıları kapatılır, dışarıda kalanlar ise vahşi hayvanlara, eşkıyalara, soğuğa terk edilirdi. "Kapı kapanma paniği" — tam da bu görüntüden doğmuş bir korku. Zamanında içeri girememe, geç kalma, dışarıda kalıp kapatılan bir şeyin ardında kalakalma korkusu. Bugün kimse şehir kapılarından korkmuyor elbette. Ama bu kelime, modern hayatın ort
TR
Ömer Said Aydın

Henry Mintzberg, yöneticilerin günlük pratikte ne yaptıklarını gözlemleyerek “yönetim rolleri” kavramını geliştirmiştir. Mintzberg’in ilk çalışması The Nature of Managerial Work (1973) adlı eserinde, yöneticilerin faaliyetlerini üç ana kategoriye (insanlararası, bilgi ve karar rolleri) ayırmış ve toplam 10 yönetim rolü tanımlamıştır. Bu model, yöneticilik fonksiyonlarını yalnızca planlama, örgütleme, yöneltme ve kontrol gibi klasik işlevlerle sınırlandırmak yerine, yöneticinin günlük etkileşim,
TR
Hüseyin Caner Özkan
DoHayat çok hızlı ve karmaşık mı, her saat başı yeni bir yere mi yetişmemiz gerekiyor? Kendimize ayıracak bir dakikamız bile yok mu? Hayat dediğimiz "karmaşık bir yumak" ve biz o karmaşada ipi çözmeye mi çalışıyoruz? Sanki hiçbir şeye yetişemiyor, sürekli bazı trenleri kaçırıyoruz. Peki hayat bu kadar karmaşık mı gerçekten, yoksa o ipi biz mi dolaştırıyoruz? Geçen her trene binmeye çalışırsak asıl varmak istediğimiz istasyona geç kalıyoruz, fakat bunun farkında olamıyoruz. Bir trenin güzergahı hoş
TRİrem Kırmıt

Karar yorgunluğu, art arda ve/veya yüksek bilişsel çaba gerektiren kararlar alındığında karar kalitesinde ve öz-düzenleme kapasitesinde görülen azalma ile karakterize bir olgudur. Birey, karar verme sürecini yürütme ve bu süreci kontrol etme yeteneğinde bozulma yaşar; zaman içinde daha az çabalı, varsayılan ya da kaçınmacı seçimlere yönelme eğilimi belirginleşir. Sağlık hizmetleri gibi kesintisiz karar üretiminin talep edildiği ortamlarda olgunun etkileri daha görünürdür. Kavramsal Çerçeve Kavra
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
BeFinans literatüründe bireylerin karar alma süreçlerinin modellenmesi uzun yıllar boyunca rasyonellik varsayımı çerçevesinde ele alınmıştır. Neoklasik yaklaşım, yatırımcıların tüm mevcut bilgileri eksiksiz değerlendirdiğini, fayda maksimizasyonunu hedeflediğini ve kararlarını bu doğrultuda verdiğini varsaymıştır. Bu çerçevede beklenen fayda teorisi (expected utility theory) ve etkin piyasalar hipotezi (efficient markets hypothesis) finans biliminin temel dayanakları arasında yer almıştır. Beklene
TRElif Nur Soyal

Altı Şapkalı Düşünme Tekniği, Malta asıllı düşünür ve psikolog Edward de Bono tarafından, düşünme süreçlerini sistematik hâle getirmek amacıyla geliştirilmiş bir tekniktir. Bu yöntem, farklı düşünme biçimlerini belirli rollere ayırarak bireyin veya grubun karmaşık sorunları etkili bir şekilde analiz etmesini hedefler. Temel amacı, bir konu üzerine odaklanmış, çok yönlü ve yapıcı bir tartışma ortamı yaratmaktır. Bu teknik, özellikle fikirlerin ve eleştirilerin aynı anda sunulduğu toplantılarda or
TR
Nursena Şahin