
Within the thousand-year tradition of Turkish folk poetry, the ancient bond between nature and humanity has never acquired as profound a meaning as in the saz of Âşık Veysel. A life that began in 1894 in the Şarkışla district of Sivas and was plunged into darkness at the age of seven due to smallpox ultimately constructed the most luminous philosophy of nature in Turkish literature. The pinnacle of this philosophy is undoubtedly the poem “Kara Toprak,” which defines the earth not merely as a mea
EN
Bahtiyar Bora ERGÜN

Türk halk şiirinin bin yıllık geleneği içinde, doğa ve insan arasındaki o kadim bağ hiç kimsenin elinde Âşık Veysel’in sazı kadar derin bir anlam kazanmamıştır. 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde başlayan ve çiçek hastalığı nedeniyle yedi yaşında karanlığa gömülen bir yaşam, aslında Türk edebiyatının en aydınlık doğa felsefesini inşa etmiştir. Bu felsefenin zirve noktası ise hiç kuşkusuz, toprağı sadece bir üretim aracı değil, bir "sadık yar" ve "ontolojik köken" olarak tanımlayan "Kara To
TR
Bahtiyar Bora ERGÜN