
Kentler, meydanlar, parklar, sokaklar ve avlular gündelik hayatın yalnızca arka planı değildir. İnsan, mekânın içinde yürür, bekler, karşılaşır, izler, dinlenir, hatırlar ve çoğu zaman kendi kimliğini yaşadığı çevreyle birlikte kurar. Bu nedenle bir mekânın “iyi” olup olmadığı yalnızca görsel beğeniyle açıklanamaz. İyi mekân; insan ölçeğini gözeten, okunabilir, güven veren, erişilebilir, doğayla temas kuran, toplumsal ilişkiyi mümkün kılan ve bulunduğu yerin hafızasıyla bağ kurabilen mekândır. B
TR
İrem Naz Acar
YaKentler, insanlık tarihi boyunca yalnızca yaşanılan fiziki yapılar değil, aynı zamanda kültürün, düşüncenin ve sosyal ilişkilerin şekillendiği canlı organizmalar olmuştur. İlkçağ Yunan kentlerinden bu yana kent, bireyin toplulukla ilişkisini kurduğu, toplumsal dönüşümlerin yaşandığı ve fikirlerin biçimlendiği bir zemin işlevi görmüştür. Bu yazı, tarihin farklı dönemlerine yayılan bir bakışla kentin evrimini ve bu evrimin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini inceliyor.Kentin Doğuşu İnsan toplu
TRZehra Dede

Sokak sanatı, sadece duvarlara çizilen grafikler veya resimler değil, aynı zamanda kamusal alanları sanat yoluyla dönüştüren bir ifade biçimidir. Estetik kaygılar taşımanın ötesinde, politik ve toplumsal konulara dair mesajlar vermek için de kullanılmaktadır. Bu sanat formu, zamanla bireysel ve toplumsal kimliklerin yansıtıldığı bir alan haline gelmiş ve özellikle 20. yüzyılın ortalarından itibaren küresel ölçekte yaygınlaşmıştır.Sokak sanatı, modern bir olgu olarak görülse de kökeni oldukça esk
TR
Ahsen Buyurkan