
Kimyâ-yı Saâdet (The Alchemy of Happiness), written by Imam al-Ghazālī, is a condensed and simplified adaptation of his magnum opus Ihyā’ ‘Ulūm al-Dīn. The work explains the fundamental moral and religious principles necessary for attaining spiritual maturity. Topics such as self-knowledge, purification of the soul, articles of faith, the significance of worship, belief in the hereafter, states of the heart and soul, repentance, and spiritual cleansing are discussed in depth. Al-Ghazālī emphasiz
EN
Hüsnü Umut Okur

Bir Aşk Kütüğü Yaktık (We Set Fire to a Log of Love) is a work by Prof. Dr. Mustafa Kara that compiles articles, essays, and studies that shed light on the history of Turkish Sufism. It was published in October 2023 as part of Dergâh Publications' Contemporary Islamic Thought series. Subject The book examines the development of Sufi culture in Istanbul and Bursa through the symbolism of the expression "we set fire to a log of love, and threw it over Anatolia," which refers to the mission of Abdu
EN
Muhammed Samed Acar

Artık teknoloji yalnızca hayatımızı kolaylaştırmıyor; doğrudan bedenimize ve varoluşumuza müdahale ediyor. Yapay zekâ, gen düzenleme teknikleri (CRISPR), kök hücre çalışmaları, klonlama, yapay rahim projeleri ve insanı biyolojik olarak "geliştirme" iddiası taşıyan transhümanist yaklaşımlar… Tüm bu gelişmeler bize tek bir soruyu yeniden sorduruyor: İnsan bu kadar müdahale edebiliyorken, sınır nerede başlamalı? Bu soru yalnızca bilimsel bir mesele değildir. Aynı zamanda ahlaki, felsefi ve metafizi
TR
Veysel Eliş
İtKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “bağlamak, düğümlemek, sağlamlaştırmak” anlamına gelen ‘aḳd kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelime ˁaḳada kelimesinin iftiˁāl vezninde masdarıdır. Kullanım Alanları Günlük Dil: Bireysel inanç ve kanaatleri ifade etmek için kullanılır. Dinî ve İlmî Metinler: Bir dinin inanç esaslarını belirtmek amacıyla yer alır. Felsefî ve Düşünsel Bağlam: Kişisel görüş ve düşünceleri anlatmak için kullanılır.
TRRıdvan Şimşek

Dil Belası Dilin Âfetleri, insanın dili kullanırken karşılaşabileceği tehlikeleri ve bunların ahlaki, dini ve toplumsal sonuçlarını ele almaktadır. Gazâlî, dilin yanlış kullanıldığında insanı günaha ve zarara sürükleyebileceğini belirtmektedir. Eserde gıybet, yalan, iftira, aşırı konuşma ve boş sözler gibi dilin yol açtığı durumlar ayrıntılı biçimde açıklanmakta; bunlardan korunma yolları İslami kaynaklara dayandırılarak verilmektedir. Eserde, dilin bireysel ve toplumsal düzeyde ortaya çıkardığı
TR
Hüsnü Umut Okur

Altay Cem Meriç’in “Muhtelif” serisinin ikinci kitabı olan Muhtelif 2 – İslam’a İtirazlar ve Cevapları, modern dönemde İslam’a yöneltilen felsefi, tarihsel ve teolojik eleştirileri sistemli biçimde inceleyen ve bunlara delillere dayalı yanıtlar geliştirmeyi amaçlayan bir savunma eseridir. Konu ve İçerik Kitap, günümüzün küresel ve çok kültürlü ortamında ortaya çıkan İslam eleştirilerini ele alır. Yazar, özellikle seküler düşünce, bilimsel rasyonalizm, tarihsel eleştiriler ve sosyal adalet tartış
TR
Ömer Faruk Mamat

Kibrît-i Ahmer (Ar. kibrіt ve ahmer ile kibrіt-i ahmer), kelime anlamıyla "kırmızı kükürt" demektir ve tarih boyunca hem simya hem de tasavvuf literatüründe özel bir yere sahip olmuştur. Bu terim, İslam düşüncesinde özellikle dönüşüm, nadirlik ve manevî olgunluk gibi anlamlarla ilişkilendirilmiştir. Simyadan tasavvufa kadar farklı disiplinlerde, zor bulunan ve ulaşılması güç bir cevheri ya da yüksek bir manevî mertebeyi temsil eden sembolik bir kavram olarak kullanılmıştır. Lügavî ve Simyevî Anl
TRElyesa Köseoğlu
12 Ocak 1859 tarihinde bugünkü Tataristan’ın “Elmet rayonu” olarak anılan Bügülme ilçesine bağlı Kiçüçat köyünde ilimle uğraşan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tam adı Rızâeddin b. Fahreddin b. Seyfeddin eş-Şirdânî’dir. On yaşında iken Tüben Şelçeli (Aşağı Çırşılı) Medresesi’ne gönderildi. Buradaki tahsil hayatı süresince birçok klasik eseri istinsah etti. 1884 yılından itibaren Gaspıralı İsmâil’in yönetiminde yayımlanan Tercüman gazetesi onu yeni fikirlerle tanıştırdı ve bizzat Gaspıra
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “bir şeyi açıklığa kavuşturmak, iyi veya kötü yeni bir yöntem ortaya koymak” anlamındaki senn kökünden türeyen sünnet ile lafza-i celâlden oluşan sünnetullāh terkibi “Allah’ın koyduğu kanun, nizam” demektir. Sünnet ve Allah kelimeleri Câhiliye döneminde bilinmekle beraber (Lisânü’l-ʿArab, “snn” md.; Izutsu, s. 89) sünnetullah Kur’an’a has bir tabirdir. Kur’an’da sünnet kelimesindeki “sürekli, düzenli ve özgün uygulama” anlamı Allah’a nisbet edilmek suretiyle Allah’ın yaratma ve yönetmes
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “işitmek, duymak; birinin arzu ve dileğini kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarına gelen sem‘, terim olarak “Allah’ın işitilmeye konu teşkil eden her şeyi tam bir yetkinlikle işitmesi” diye tanımlanır. O’nun işitmesi herhangi bir organ veya vasıtaya bağlı değildir (İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “smʿ” md.; Lisânü’l-ʿArab, “smʿ” md.). Sem‘ kavramı, Kur’ân-ı Kerîm’de bu kökten türeyen çeşitli kelimelerle birçok âyette Allah’a nisbet edilmiştir. Bu zengin kullanım söz konusu sıfatın içerdiği a
TRİslam Ansiklopedisi