TeKökenTefe’ül, Arapça tefe’ül (تَفَؤُّل) kökünden gelen bir kelime olup “uğur sayma” ya da “bir olayı hayra yorma” anlamlarını taşır.Kullanım AlanlarıEdebî kullanım: Gelecekten hayır bekleme veya olayları olumlu bir anlamla yorumlama eylemini ifade etmek için kullanılır.Tasavvufî kullanım: Allah’tan gelen işaretleri hayırla yorumlama ve bunları tevekkül anlayışıyla anlamlandırma bağlamında kullanılır.Geleneksel kullanım: Günlük yaşamda rastlantıları uğurlu sayma ya da yaşanan olayları hayra yorma
TR
Mahmut Umut AKAGÜNDÜZ
GeKökenFransızca ghetto kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime "Venedik şehrinin Yahudi mahallesi" anlamına kullanılan Ghetto kelimesinden türemiştir.Kullanım AlanlarıGetto, tarihsel olarak Yahudi topluluklarının zorla izole edilip sınırlandırıldığı mahalleler için kullanılmıştır. Günümüzde ise anlamı genişleyerek;Sosyoloji ve şehircilik alanlarında, belirli bir etnik veya sosyoekonomik grubun yaşadığı, sosyal olarak dışlanmış, ekonomik imkanları kısıtlı ve genellikle izole bölgeleri tanımlama
TR
Ruveyda Eser
CeKökenCesâmet kelimesi Arapça kökenlidir. Arapça جَسَامَة (cesāme) kökünden gelir ve bu kök, “büyük, iri, hacimli” anlamlarına sahiptir. Aynı kökten türeyen diğer sözcükler arasında "cesed" (جسد) yani “beden, vücut” da bulunur.Zaman içinde biçiminde büyük bir değişim olmamış, ancak kullanımı daha çok edebî, betimleyici ve bazen olumsuz çağrışımlı anlamlarda yoğunlaşmıştır.Kullanım AlanlarıMimarlık ve Şehircilik:Büyük ve çevresine baskı uygulayan yapıların tanımında kullanılır. “Yapının cesameti,
TR
Ruveyda Eser
TeKökenTermin kavramı, Almanca "Termin" “son tarih, vade” ifadesinden türetilmiş olup, kökeni Latince "terminus" “sınır” kavramına dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıGünlük yaşamda: Bireylerin iş, buluşma veya görevleri tamamlamak için belirlediği son tarih veya randevu zamanını ifade eder.İş dünyası ve bürokraside: Projeler, teslimatlar veya resmi süreçlerde uyulması gereken vade ve takvimleri tanımlar.Medya ve yayıncılıkta: Etkinlik tarihleri, toplantılar veya yayın programlarının kesin zamanlarını
TR
Mahmut Umut AKAGÜNDÜZ
BeKökenTürkçe "belgin" kelimesi, "net, açık, belirgin" anlamına gelir.Kullanım Alanlarıİsim Olarak: Türkiye'de kadın ismi olarak yaygın bir şekilde kullanılır.Alt Anlamlar ve Yan AnlamlarBerraklık: İsim, berraklık ve açıklık kavramlarını çağrıştırır.İlgili TerimlerNetAçıkBelirginBerrak
TR
Ahsen Karakaş
AsKökenArapça عسل (asel) kelimesinden türemiştir ve "bal" anlamına gelir.Kullanım Alanlarıİsim olarak: Genellikle kız çocuklarına verilen tatlılık ve saflık çağrıştıran bir isim.Mecazi Anlamda: Hoş, güzel ve tatlı kişiliği ifade etmek için kullanılabilir.Alt Anlamlar ve Yan AnlamlarBal: Kelimenin doğrudan anlamı.Tatlı ve Güzel: Kişiliği tanımlayan mecazi bir anlam.Sevgi ve Saflık: İsim olarak kullanıldığında taşıdığı anlamlar.İlgili TerimlerBalSafTatlıHoşGüzel
TR
Ahsen Karakaş
GüKökenFarsça gumān (گمان) “olumsuz şüphe, zan” sözcüğünden alınmıştır. Etimolojik açıdan, bu sözcük Avestaca vi-manah- “karşı düşünce” ile ortak kökene sahiptir; burada vi- ön eki, Avestaca mana- “düşünmek” fiilinden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıEdebî-sanatsal kullanım: Karakterlerin iç dünyasında beliren belirsizlik, şüphe, kuşku veya zanı ifade eder.Felsefî-epistemolojik kullanım: Bilgi ve hakikatin kesin olmadığı durumlarda ortaya konan düşünsel varsayımı ifade eder.Tarihî metin inceleme kul
TR
Mahmut Umut AKAGÜNDÜZ
ÖzKökenİngilizcedeki "selfie" kelimesine Türkçe karşılık olarak türetilmiştir. Türk Dil Kurumu, "selfie" kelimesi için Türkçe karşılık bulmak amacıyla halktan yaklaşık 1200’den fazla öneri toplamıştır. En çok önerilen kelimeler arasında “özçekim”, “görçek”, “kendiçekim” ve “bakçek” gibi seçenekler yer almıştır. Yapılan oylama sonucunda “özçekim” en çok desteklenen kelime olmuş ve TDK bu kelimeyi "selfie" için resmi karşılık olarak benimsemiştir.Kullanım AlanıMobil Teknoloji: Akıllı telefon, tablet
TR
Özge Buslu
NeKelime Kökeni“Nefer” kelimesi, Türkçeye Arapça nafar (نَفَر) biçiminden geçmiş olup “1. hayvan sürüsü, çete, akıncı birliği, ordu; 2. asker, er” anlamlarını taşır. Bu sözcük, “ürküp kaçtı, irkildi” anlamındaki Arapça nafara (نَفَرَ) fiilinin faʿal vezninde türetilmiş bir isim-fiildir; kökü n-f-r olan bu fiilden, hem topluluk hem de topluluğun fertleri anlamlarını karşılayan bir terim olarak oluşmuştur.Kullanım AlanıAskeri terminolojide: Birlik büyüklüklerini tanımlarken (ör. “yüz nefer er”, “alt
TRAyşe Arpacı
İhKökenİhtilat, Arapça iχtilāṭ (اِخْتِلَاط) kelimesinden Türkçeye geçmiş olup “karışma, birbirine geçme, temas etme” anlamlarına gelir. Bu sözcük, Arapça χalaṭa (خَلَطَ) fiilinden türetilmiştir; bu fiil “karıştırmak, birbirine katmak” anlamındadır ve VIII. babın (iftiˁāl vezni) mastar formudur. İhtilat, birden fazla unsurun fiziksel ya da mecazî biçimde bir araya gelerek ayrılamaz biçimde birleşmesini ifade eder. Türkçeye geçtikten sonra hem gündelik hem de dini, toplumsal ve bilimsel bağlamlarda
TRZehra Kılıç