Hayatına dair yeterli bilgi yoktur. Sülemî ve Abdurrahman-ı Câmî onun Nîşâbur’un büyük sûfîlerinden olduğunu belirtirken (Ṭabaḳāt, s. 299; Lâmiî, s. 223) Münâvî kendisini Belhli şeyhler arasında zikreder (el-Kevâkib, II, 52). Nîşâbur kaynaklı Melâmetiyye hareketinin önemli temsilcilerinden Ebû Osman el-Hîrî’nin yanında yetişen Verrâk’ın 320 (932) yılından önce vefat ettiği belirtilmektedir. İbnü’l-Cevzî ise ölüm tarihini 319 olarak kaydeder (el-Muntaẓam, VIII, 112-113). Ebü’l-Hüseyin el-Verrâk,
TRİslam Ansiklopedisi
ÎsKöken Îsar, Arapça îsār (ﺍﻳﺜﺎﺭ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Sözcük, Arapça “ikram etmek, ağırlamak; seçmek” anlamına gelen eѕr fiilinden türemiştir. Osmanlı Türkçesinde hem dinî-tasavvufî metinlerde hem de klasik şiirde yaygın biçimde kullanılmıştır. Kullanım Alanları Dinî metinler: İslam ahlâkında ve tasavvuf literatüründe, kişinin kendi hakkından vazgeçerek başkasını gözetmesi anlamında kullanılır. Tasavvufî eserler: Nefsi geri planda tutup başkasını öne çıkarma erdemini ifade etmek için
TR
Rabia Bayrak