Göİnsan ilişkileri yalnızca iletişim kurmakla ya da aynı ortamı paylaşmakla şekillenmemektedir. Bazı insanlar uzun yıllar boyunca birbirlerinin hayatında yer alsalar bile aralarında güçlü bir yakınlık oluşmayabilirken bazı ilişkiler kısa süre içerisinde daha derin bir anlam kazanabilmektedir. Bu durum insan ilişkilerinin yalnızca fiziksel yakınlık ya da iletişim sıklığıyla açıklanamayacağını göstermektedir. İnsanların birbirini anlayabilmesi duygularını önemsemesi ve karşılıklı güven geliştirebilm
TRSeren Yanık

Bir iş arkadaşınız e-postanıza günlerdir yanıt vermiyor. Trafikte önünüzdeki araç sinyal vermeden şerit değiştiriyor. Yöneticiniz toplantıda söylediğiniz bir fikri sanki hiç duymamış gibi davranıyor. Bu anların hepsinde zihnimizde aynı soru beliriyor: "Bunu bana bilerek mi yapıyor?" Çoğu zaman cevap, düşündüğümüzden çok daha sıkıcı ve çok daha az kişiseldir. Karşımızdaki kişi muhtemelen bizi düşünmüyor bile; sadece unutmuş, dikkatini başka bir şeye vermiş ya da elinden geleni yapıp yetişememişti
TR
Ömer Said Aydın
KaBu bayram, bileklerime kadar uzanan piliseli bir etek giydim. Merdivenleri çıkarken eteğimin uçlarını hafifçe tutuyorum. Sen gittikten sonra düşmemeyi öğrendim. Ya da yeniden düşmekten korkmayı… Masum bir eteğin insanı ne hâllere düşürdüğünü sen gittikten sonra öğrendim. Öğrendim ki çiçekler solarmış. Uçmayı bilmeyen kuşu sen gittikten sonra öğrendim. İnsan koşamasa da yürürmüş, yürüyemese emeklermiş. İnsan, içinde ne koparsa kopsun yaşamaya devam edermiş. Tokasını kaybettiğinde ağlayan o küçük
TR
Ayşe Serra Hocalar

Bir şeyler değişti. Sadece teknoloji değil; zamanı algılayışımız, beklemeye olan tahammülümüz ve hatta duygularımızı yaşama biçimimiz de değişti. Artık neredeyse her platformda içerikleri 2x hızında izleme veya dinleme seçeneği var. Bir podcast'i normal hızında dinlemek uzun geliyor, eğitim videolarını hızlandırıyoruz, dizilerde yavaş ilerleyen sahneleri atlıyoruz. Verimlilik adına kazandığımızı düşündüğümüz dakikalar, sanki bizi sürekli daha fazla şeye yetişmeye zorluyor. Çünkü hepimiz bitmeyen
TR
Esra Abdulazizoğlu

Bazen bir şairi anlamanın en iyi yolu, onun yaşadığı zamanı değil, bugünün insanını düşünmektir. Çünkü gerçek şairler yalnızca kendi dönemlerini anlatmaz; insanı anlatırlar. İnsan değiştikçe şiirin konusu değişir ama özü değişmez. Ben sık sık şu soruyu düşünüyorum: Özdemir Asaf bugün yaşasaydı ne yazardı? Sanırım yine aşkı yazardı. Ama bu kez iki insanın birbirine kavuşamamasını yalnızca uzak şehirlerle açıklamazdı. Aynı evde, aynı masada, aynı koltukta oturup birbirinden uzaklaşan insanları yaz
TR
Nisa ÜSTÜN
EmEmpati nedir, nasıl yapılır ve kim bu empati canavarı? Birinin gözlerine bakıp onun yerine utanmış, onun yerine üzülmüş, onun yerine öfkelenmiş olma ihtimalin var mı? Dahası, bu duygular seni geceleri uykusuz bırakıyor, kendi hayatını bile ikinci plana atmana neden oluyor mu? Eğer cevabın “evet”se, hoş geldin: Belki de bir empati canavarısın. Empati Nedir? Empati, en basit tanımıyla, bir başkasının duygularını anlama ve hissetme becerisidir. Onun gözünden dünyaya bakmak, onun acısını içimizde hi
TR
Birgül Kalkan
MeMemnuniyetsizim. En çok da kendimden… İçimde dolaşan bu hâlin adını koymaya çalıştıkça, sanki her şey biraz daha derinleşiyor, biraz daha içe çekiliyor. Bazen durup etrafa bakıyorum. Gördüğüm hiçbir şey tam yerine oturmuyor gibi. İnsanlar, sesler, kalabalıklar… Hepsi içimde ayrı bir uğultuya dönüşüyor. Ve insan anlıyor ki, bazen yorucu olan dışarıdaki dünya değil; onun bizde bıraktığı yankı. Oysa var olmak, yalnız başına taşınacak bir hâl değil. Taktığımız işaretler, benimsediğimiz duruşlar, uza
TRSENA KARAHAN
KüBu dünyanın en çok yorulan insanları, çoğu zaman en ufak şeylerle mutlu olabilenlerdir. Çünkü onlar mutluluğu gösterişli sofralarda, pahalı hediyelerde ya da büyük sürprizlerde aramazlar. Birinin içten attığı bir mesajda, uzun zamandır görmedikleri bir dostun sesinde, yağmurdan sonra gelen toprak kokusunda ya da gökyüzünün usulca renk değiştirmesinde bulurlar. Belki bu yüzden insanlar onları güçlü sanır. Hep gülen, herkese iyi gelen, etrafına umut dağıtan insanlar olarak görürler. Oysa kimse bil
TR
Zeynepnur Karagülle
HeÇocukluğumun geçtiği evlerden birinde, koridorun sonunda pek açılmayan bir kapı vardı. İçerisi tamamen yasak değildi aslında; kimse “girme” demezdi. Ama nedense oraya sık gidilmezdi. Kapı açıldığında içeriden farklı bir koku gelirdi. Uzun süre kapalı kalmış odalara özgü o ağır, sessiz koku. Pencerenin önünde eski bir sandalye dururdu, kullanılmayan birkaç eşya, sararmaya başlamış kutular ve tozun üzerine yerleştiği eşyalar... Odaya her girişimde aynı hissi yaşardım. Sanki evin geri kalanıyla ayn
TR
Ebrar Sıla Peri
İnİnsan bazen gecenin bir saatinde durup yıllar önceki bir sohbeti yeniden açar. Parmaklar ekran boyunca aşağı kayar, eski cümleler tekrar okunur, unutulduğu sanılan duygular sessizce geri gelir. Belki yalnızca birkaç mesajdır, belki de saatlerce süren uzun konuşmalar… Ama insanın o satırlara yeniden dönmesinin nedeni çoğu zaman yalnızca merak değildir. Bazı insanlar konuşmaların ekran görüntüsünü saklar. Bazıları mesajları silmeye kıyamaz. Çünkü o kelimeler yalnızca yazılmış cümlelerden ibaret de
TR
Ebrar Sıla Peri