
Gecenin en koyu yerinde, takvimin yaprakları sessizce birbirine çarparken, zihnimde eski bir ilahinin yankısı dolaşıyor: "Defterim doldu siyâh, amelim tekmil günâh... Sensin kuluna penâh, meded amân Allahım." Bu satırlar sadece bir pişmanlık beyanı değil, aslında bir ruhun en maskesiz haliyle aynaya bakmasıdır. Ramazan sonrası başlayan günlerin ilk haftalarında, kendimizi o aynanın karşısında, elimizde nasıl defterle durduğumuzun muhasebesini yapmalıyız. Ramazan Okulu'nu nasıl geçirdik, gelecek
TR
Gözde Cabadak

Bir Dem Gelir, Anadolu tasavvuf edebiyatının önde gelen isimlerinden Yunus Emre’ye atfedilen ve insanın ruhsal hâllerindeki değişimi konu alan manzum bir eserdir. Şiir, Yunus Emre’nin tasavvufî düşünceyi halk diliyle ifade ettiği ilahiler arasında yer almakta olup, sözlü kültür ortamında oluşmuş ve sonraki dönemlerde yazıya geçirilmiştir. Eserde, insanın iç dünyasında zamanla ortaya çıkan farklı hâller, ardışık örnekler ve karşıtlıklar yoluyla dile getirilmektedir. Şiirin Türü Halk Şiiri / Tasav
TRHayrunnisa Kızılırmak
RaKöken Razı kelimesi (ﺭﺍﺿﻰ), Arapça kökenlidir. Arapça “kabul etmek” anlamında kullanılan riżā kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Günlük Dil / Onay ve Kabul Durumları: Kişinin bir durumu, kararı ya da sonucu içtenlikle kabul ettiğini ifade etmek için kullanılır. Dinî ve Tasavvufî Metinler: Allah’a teslimiyet, tevekkül ve gönül hoşluğunu ifade etmek amacıyla sıkça yer alır. Edebiyat / Klasik Şiir ve Nesir: Ayrılık, acı veya fedakârlık gibi temalarda, sevgi veya kader karşısında kabullenmey
TR
Tuğba Aygün
DiPîr Muhammed Nureddin Cerrâhî tarafından 18. yüzyılda irad edilen nutk-i şeriftir. Günümüzde hüseyni makamında sofyan usulünde tekkelerde usul ilahisi olarak okunmaktadır. Kısaca Allah zikrinin insan üzerindeki tesirlerinden bahseder. Dil beytini pâk iden Dervîşi ankâ iden Âlem-i lâhûta giden Mevlâ zikridir zikri Derdine dermân iden Sırrına cevlân iden Ma‘nâda sultân iden Mevlâ zikridir zikri Âşıkların zikri Hû Zikri Hû’dur fikri Hû Vecde gelip diye Hû Mevlâ zikridir zikri Terk ehline karışıp He
TR
Ahmet Dağ
PuPîr Muhammad This is a sacred utterance composed in the 18th century by Nureddin Cerrâhî. Today, it is recited in tekkes in the hüseyni makam and Sofyan usul as a devotional hymn method. In brief, it speaks of the effects of dhikr on the human soul. He who purifies the words of the tongue, Who recognizes the dervish as the true one, Who journeys toward the divine realm World, That is dhikr, true dhikr. He who is the remedy for his suffering, Who is stirred by the mystery within, Who reigns in th
EN
Ahmet Dağ

Michelangelo, Yüksek Rönesans döneminin İtalya’daki önemli sanatçılarından biridir. Heykeltıraşlık, resim, mimarlık, şiir ve çizim gibi çeşitli alanlarda üretim yapmış ve çağdaşları tarafından “il Divino” (Tanrısal Olan) olarak nitelendirilmiştir. Sanat tarihçileri tarafından antik dönemin ötesine geçen ilk sanatçı olarak değerlendirilmiş ve hem teknik ustalığı hem de bireysel sanatçı kimliğini öne çıkaran duruşuyla sanat tarihindeki paradigma değişiminde merkezi bir rol oynamıştır. Michelangelo
TR
Ahsen Buyurkan

Bursalı Âşık Yunus, 14. ve 15. yüzyıllarda yaşamış, hem tasavvuf yolunda ilerlemiş hem de şiirleriyle gönüllere dokunmuş bir Türk şairidir. Asıl adı "Yunus" olsa da, ona "Âşık Yunus" denilmesinin sebebi, şiirlerinde aşkı ve sevgiyi anlatmasıdır. 🕌Doğumu ve Çocukluğu Bursalı Âşık Yunus’un doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hayatının büyük kısmını Bursa’da geçirmiştir. Küçük yaşta halkın konuştuğu sade Türkçeyi öğrenmiş, ilerleyen yıllarda şiirlerinde de bu dili kullanmıştır. 📚 Eğitimi v
TR
Nida Öztürkmen

“Vakt-i Seher”, sözleri 20. yüzyılın mutasavvıf şairlerinden Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi’ye ait olan bir ilahidir. Şiir, Osman Hulûsi Efendi'nin 1986 yılında yayımlanan eseri Divân-ı Hulûsî-i Dârendevî’de yer almaktadır. Tasavvufî içerikli metin, seher vaktinin manevî önemini ve kâinatın bütünüyle ilâhî zikre iştirak ettiği düşüncesini konu edinmektedir. Müellifi ve Edebi Çevresi 1914 yılında Malatya’nın Darende ilçesinde doğan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi, ilk dinî eğitimini babası Hasan Fey
TR
Elif Laçin
İstanbul’un Eyüp semtinde doğdu. Çulha kâhyası Ahmed Efendi’nin oğludur. Rüşdiye tahsilini tamamladıktan sonra Evkaf Nezâreti Evâmir Kalemi’nde memuriyete başladı (1868) ve uzun yıllar burada çalıştı. Mümeyyizlik görevinde iken emekliye ayrıldı. Mehmed Efendi, Otakçılar’da Sertarikzâde Cerrâhî Tekkesi şeyhi Ali Rızâ Efendi’ye intisap etti. Güzel sesi ve zikir idare etmedeki kabiliyetiyle dikkati çekerek Sertarikzâde Tekkesi’nin zâkirbaşısı oldu. Bu tekke ile Eyüp’teki Hatuniye Tekkesi ve Nûreddi
TRİslam Ansiklopedisi
HüKökeni Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “hudâ” (هُدى) kelimesinden geçmiştir. Kullanım Alanları Dinî metinler ve ilahîler: Allah’ın ismi ya da “doğru yol” anlamında doğrudan geçer. Tasavvuf ve halk edebiyatı: Allah’a sığınmayı, teslimiyeti ve manevi arayışı ifade eder. Divan edebiyatı: Mazmun (kalıplaşmış anlam) olarak kullanılır; çoğunlukla “Hak, Tanrı” anlamında. Günlük dil (eski veya şiirsel üsluplu kullanımlar): “Hüda’ya emanet ol”, “Hüda bilir” gibi deyimleşmiş ifadelerde yer alır.
TRElanur Elmas Hizal