
Katalaksi (Yunanca: katallasso), iktisat literatüründe piyasa ekonomisinin işleyişini, hiyerarşik bir amaca hizmet etmeyen, bireylerin karşılıklı etkileşimleriyle oluşan "kendiliğinden doğan bir düzen" olarak tanımlayan terimdir. Kavram, özellikle Avusturya İktisat Okulu'nun temsilcilerinden Friedrich Hayek tarafından, ekonominin (oikos-nomos) geleneksel "hane halkı yönetimi" anlamından ayrılması amacıyla popüler hale getirilmiştir.Etimolojik Köken ve Kavramsal DönüşümKelimenin kökeni olan Yunan
TREsra Badur
KaEkonomi denince akla hemen devasa binalar, karmaşık grafikler ve borsa ekranları gelir. Ancak aslında ekonomi, sabah uyandığınız andan gece başınızı yastığa koyana kadar yaptığınız "tercihlerin" bilimidir. İşletme eğitimimin en başında öğrendiğim ve hayat görüşümü değiştiren bir kavram var: Fırsat Maliyeti (Opportunity Cost). Pek çok insan bir şeyin maliyetini sadece cebinden çıkan nakit parayla ölçer. Oysa gerçek maliyet, bir seçeneği tercih ettiğinizde "vazgeçtiğiniz en iyi alternatifin" değer
TR
Furkan Emre ARSLAN

Hisbe teşkilatı, İslam toplumlarında genel ahlakı ve kamu düzenini korumak amacıyla iyiliği emredip kötülükten sakındırmak prensibi doğrultusunda faaliyet gösteren resmi bir denetim kurumudur. Temelleri Hz. Muhammed dönemine kadar uzanan bu müessese, tarih boyunca İslâm devletlerinde ekonomik faaliyetlerden sosyal hayata kadar geniş bir alanı kapsayan idari ve sınırlı adli yetkilerle donatılmıştır. Günümüzün belediye hizmetleri, denetim ve piyasa düzenleme kurumlarının işlevlerini tarihsel süreç
TR
AYBİKE HACIİSMAİLOĞLU
ArArz yanlı iktisat, temel olarak üretimi ve arzı artırmayı hedefleyen, ekonomik büyümenin ana kaynağının mal ve hizmet üretimi olduğunu savunan bir iktisadi yaklaşımdır. Bu teori, "Her arz kendi talebini yaratır" şeklinde ifade edilen Say Kanunu'na dayanmakta ve ekonomik dengenin talep yönlü müdahalelerle değil, üretim kapasitesinin genişletilmesiyle sağlanacağını öne sürmektedir.Tarihsel GelişimiArz yanlı iktisat, temel fikirleri itibarıyla 14. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olsa d
TR
Melike Baykal

Ahmet Hamdi Başar, 1897 yılında İstanbul’da doğmuş, eğitimci, iktisatçı ve yazar olarak çeşitli alanlarda faaliyet göstermiştir. Coğrafya eğitimi almış, öğretmenlik yapmış, ekonomi ve devletçilik konularında yazılar yazmış, sivil toplum ve meslek kuruluşlarında aktif rol oynamıştır. 1922 yılında Milli Türk Ticaret Birliği’ni kurmuş, İstanbul Liman Şirketi Müdürlüğü ve İTSO’da yöneticilik yapmıştır. 1971 yılında vefat etmiştir.Eğitimi ve Öğretmenlik KariyeriAhmet Hamdi Başar, çeşitli okullarda eğ
TR
Yunus Emre Sağlam
İnKökenİnhisar kelimesi, Arapça inḥiṣār (اِنحصار) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, “dar bir yere sokup sıkıştırmak, birini bir şeyden alıkoymak” anlamına gelen ḥaṣr kelimesinden türemiştir.Kullanım AlanlarıEkonomi ve Hukuk: "İnhisar", bir malın, hizmetin ya da üretimin yalnızca tek bir kişi, kurum ya da devlet tarafından kontrol edilmesi durumunu ifade eder. Serbest piyasa karşıtı bir durumdur ve çoğunlukla "tekel" anlamında kullanılır. Ticaret hukukunda, tekel hakları veya inhisar yasak
TR
Tuğba Aygün

Hayatı ve EğitimiAhmet Mahfi Eğilmez, 1950 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Rauf Âli Eğilmez, annesi Saniye Eğilmez’dir. İlk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamlayan Eğilmez, 1967 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden, 1972 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi’nde “Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Finansmanı” başlıklı teziyle doktora derecesi aldı.Kamu GörevleriMeslek hayatına 1972 yılında Maliye Bakanlığı’nda Maliye Müfettiş
TR
Ömer Said Aydın
ClCliometrics refers to the systematic application of economic theory, econometric techniques, and other quantitative methods to the study of history. Named after Clio, the muse of history, this approach offers an alternative to traditional narrative-focused methods in economic historiography. By combining mathematical modeling and statistical data analysis, cliometric studies provide significant contributions to both economics and history. Emerging prominently in the mid-20th century, cliometrics
EN
Mehmet Salih Çoban
İsKökenİstihlak kelimesi, Arapça h-l-k (هلك) köküne dayanır. Bu kök Arapçada "tükenmek, yok olmak, helak olmak" anlamlarını taşır. Türkçeye geçen istihlāk (اِسْتِهْلَاك) sözcüğü, "helak etti, tüketti" anlamına gelen ahleke (أهْلَك) eylemiyle bağlantılı olarak, aynı kökün istifˁāl (اِسْتِفْعَال) kalıbındaki (X. bab) mastarıdır. Kelime anlamı itibariyle "tüketme, tamamen harcama, bitirme" demektir.Kullanım Alanlarıİktisat ve Ekonomi Terimi Olarak: Üretim faaliyetlerinin karşıtı olan tüketim olgusunu
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
TaKökenTahakkuk kelimesi, Arapça ḥḳḳ kökünden gelen ve yazılışı تحقّق olan “taḥaqquq” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Arapça'da “gerçekleşme, doğrulanma, hak haline gelme” gibi anlamlar taşır. “Taḥaqquq”, ḥaqqa (حَقَّ) fiilinin beşinci babından türemiştir; bu fiil “gerçek oldu, kesinleşti” anlamına gelir.Kullanım AlanlarıBireysel ve Hukuki Durumlar: Bir iddianın doğrulanması veya bir hakkın teslim edilmesi süreçlerinde kullanılır.İktisadi Bağlam: Kamu maliyesi ve muhasebe literatüründe tahakkuk,
TR
Ayberk Purutçuoğlu