
Makroekonomik denge, bir ekonomide toplam talep ile toplam arzın eşit olduğu ve bu denklemin sağlanmasının ekonomik istikrarı garanti altına aldığı bir durumdur. Toplam talep, tüm ekonomideki mal ve hizmetler için yapılan harcamaların toplamını, toplam arz ise ekonominin mevcut üretim kapasitesini ve kaynaklarını ifade eder. Bu dengenin sağlanması, ekonominin verimli bir şekilde çalıştığını, işsizlik oranlarının doğal seviyede olduğunu ve enflasyonun hedef seviyelere yakın olduğunu ve üretim fak
TR
Kübra Cin

Heckscher-Ohlin Teorisi (H-O Teorisi), uluslararası ticaretin nedenlerini açıklamak için geliştirilen ve faktör donatımı farklılıklarına dayanan bir dış ticaret teorisidir. Teori, 1919 yılında İsveçli ekonomist Eli Heckscher tarafından ortaya atılmış ve 1933 yılında öğrencisi Bertil Ohlin tarafından sistematik bir yapıya kavuşturulmuştur. H-O Teorisi, Ricardo’nun karşılaştırmalı üstünlükler teorisini bir adım öteye taşıyarak, ülkeler arasındaki ticaretin temel belirleyicisinin faktör donanımı fa
TR
Kübra Cin

Sosyal bilimlerde, özellikle sosyoloji ile tarih alanlarında, karmaşık, kaotik ve çetrefilli görünen olguların kavramsal kurgularla oluşturulan modeller (tipler) üzerinden basitleştirilerek kategorize edilmesini ifade etmektedir. İlk defa Alman sosyolog Max Weber (ö. 1920) tarafından sistematik olarak kullanılmıştır. “İdeal tip”, kısaca, özellikle kıyaslama yapmak için kullanılan zihinsel ve kurgusal araçtır. “İdeal tip” dünyada gözlemlenen gerçekliği, olduğu gibi aktarmak anlamına gelmemektedir
TRTübitak

Şevket Süreyya Aydemir, Türk yazar, düşünce adamı ve araştırmacıdır. Türk edebiyatı ve fikir hayatında biyografi, inceleme ve tarih alanında kaleme aldığı eserlerle tanınmıştır. Erken Yaşamı ve Ailesi Şevket Süreyya Aydemir, 1897 yılında Edirne’de doğdu. Babası Mehmet Ağa, zengin bir ailenin bahçıvanıdır. Annesi Şaziye Hanım, okuma yazma bilmekte ve mahalle sakinlerine dini kitaplar okumakta, aynı zamanda dikiş işleriyle uğraşmaktaydı. Aydemir, okuma yazmayı annesinden öğrenmişti. Ailenin üç erk
TR
Fatma Köroğlu

Günümüz ana akım iktisatın ve kapitalist ekonomik düzenin en temel kabullerinden ve unsurlarından biri faizdir. iktisadî bağlamda faizin basitçe iki tür tanımı vardır. Birinci anlamda faiz, bir borç anlaşmasının satışı sonucu elde edilen gelir oranıdır. İkinci anlamda ise üretim amaçlı girdi olarak kullanılan sermayenin geliri ya da üretici için fiyatıdır. Türk hukuku bağlamında faizin “mahrum kalınan bir miktar paraya karşılık, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre ve parayla orantılı olar
TRTübitak