BeKöken Benimsemek fiili, Türkiye Türkçesindeki ben zamirine, ilgi hâli eki -im’in kalıplaşmasıyla oluşmuş benim biçimi ve buna eklenen +sA- fiil yapım ekiyle türetilmiştir. Yapı bakımından “kendine ait kılmak, sahip çıkmak” anlamı taşıyan bu fiil, ilk bakışta sahiplik bildiren zamirden soyut bir içselleştirme eylemine evrilmiştir. +sA- eki burada "durum edinme, o hâle gelme" anlamı kazandırarak benimsemek fiiline "kendi kabul etme, sahiplenme" anlamı yükler. Zamanla, yalnızca nesnel sahipliği değ
TRAhmet Musab Özdoğan
İçKöken Türkçede “iç” kökünden türeyen bu fiil, içselleşmek fiiline “-tir” oldurgan eki getirilerek oluşturulmuştur. Yapı olarak şu biçimde analiz edilir: iç + sellaş + tır + mek. Bu yapı, bir şeyin içselleşmesini sağlama anlamı taşır. Kullanım Alanları Psikoloji: Bir bireyin değerleri, normları ya da duyguları iç dünyasına alıp bunları kişiliğinin bir parçası hâline getirmesini tanımlar. Eğitim: Öğrencinin bilgiyi yüzeysel değil, anlamlı ve kalıcı şekilde öğrenmesi, öğrenilenleri içselleştirmesi
TR
Ayşenur Bayraktar
SoSosyokültürel kuram, bireyin gelişimini; içinde bulunduğu sosyal çevre, kültürel değerler, dil ve etkileşim dinamikleri bağlamında ele alan bir gelişim kuramıdır. Kuramın öncüsü Sovyet psikolog Lev Semenovich Vygotsky (1896–1934), bireyin bilişsel gelişiminin yalnızca biyolojik olgunlaşma ya da bireysel öğrenme süreçleriyle değil, aynı zamanda toplumsal ilişkiler ve kültürel araçlarla belirlendiğini ileri sürmüştür. Vygotsky’ye göre gelişim, bireyin toplumla kurduğu etkileşimle başlar ve bu topl
TR
Sinem Bostan

Bir insanın hayatına dokunmak, onun zihinsel ve duygusal labirentlerinde birlikte yürümek derin bir özen ve sorumluluk ister. Ancak bu hassas yolculukta en sık düşülen tuzak, bir yol arkadaşı olmakla yol tarif eden bir yönlendirici olmayı birbiriyle karıştırmaktır. Birine ne yapması, nasıl hissetmesi veya hangi kararı alması gerektiğini söylemek ilk bakışta merhametli bir yardım gibi görünebilir. Oysa gerçek ve kalıcı dönüşüm, hazır cevaplar sunarak birini rahatlatmakta değil; doğru sorularla, d
TR
Nida Üstün

Psikolojik danışmanlık sürecine dair en büyük yanılgılardan biri, seans odasının sürekli kelimelerle, itiraflarla ve hararetli diyaloglarla dolup taşması gerektiği düşüncesidir. Oysa o odaya adım atan herkes bilir ki, bazen en güçlü cümleler ağızdan çıkanlar değil, odanın ortasına bir sis gibi çöken o derin sessizliklerdir. Danışan koltuğunda oturan birinin susması, anlatacak bir şeyi olmadığı anlamına gelmez. Aksine, bazen kelimelerin yükü o kadar ağırlaşır ki, insan sırtındaki o küfeyi yere bı
TR
Nida Üstün

Halimi hiç sormaz oldun diyor yazar. Bekliyor yani gelsin ve onun yaralarını sarsın, halini hatrını sorsun. Burada böyle samimi, içten yazılar yazmak hoşuma gidiyor, çünkü beni kimse tanımıyor. Ayrıca burada paylaşılan şeyler geçmiş ya da ortak çevre falan değil, bizzat duygularımı ve kafamın içini paylaşıyorum. Bence insanlara nefes almak için bunun zorunlu tutulması lazım. Her neyse, bir söze takıldı aklım: Neye üzülsem ona ağladım. Çok şey yaşadım ama günün sonunda sana ağladım çünkü sen yokt
TRBeyza Özcan
ÖzKöken Türkiye Türkçesi “öz” köküne, Yeni Türkçe döneminde getirilen +ImsA- yapım ekiyle türetilmiştir. Morfolojik olarak özüm + se + mek biçimindedir. Fiil, yapı bakımından “benimsemek” sözcüğüne benzetilerek oluşturulmuştur. Türev fiil olan özümlemek, bu yapının daha erken biçimi olup “özümsemek” onun yerine kullanılmaya başlanmıştır. Sözcüğün bu biçimi, 1970’li yıllardan itibaren yaygınlaşmıştır. Kullanım Alanları Bireysel Kullanım: Bilgi ve duyguların bireyin zihinsel yapısında içselleştirili
TRAyşe İkbal Özsakın