AnAnlıyor musun içimde sakladıklarımı, Söyleyemediğim, içimde kalan cümleleri? Gözlerimden okuyabilir misin beni, Kalbimde büyüttüğüm sessiz düşünceleri? Bilir misin geceler boyunca düşündüklerimi, Geçmişte kalan bazı anıları? Duyabilir misin içimde kopan fırtınaları, Kimseye anlatamadığım duygularımı? Görür müsün yüzümdeki gülümsemenin ardını, Sakladığım kırgınlıkları, içimdeki sessizliği? Bir gün gerçekten anlayabilir misin beni, Ben bile bazen anlayamazken kendimi? Bazen susarım, anlatmam içimd
TREsmanur Aykut
ZiKöken Zihin kelimesi, Arapça “düşünme, anlama ve kavrama yetisi” anlamlarını taşıyan ḏhn kökünden türeyen ḏihn (ذهن) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Psikoloji: Canlının duygu, düşünce ve algılama süreçlerinin bütününe yönelik bilişsel kapasiteyi tanımlamak için kullanılır. Felsefe: Madde dışı varlık alanını, bilinci veya düşünme yetisinin özünü belirtmek amacıyla kullanılır. Nöroloji: Beyin fonksiyonlarının işleyişini, bellek kapasitesini veya anlama yeteneğini tıbbi bir olgu o
TR
ZUŞAN ÖNER
İnBazen biriyle saatlerce konuşursun. Konu konuyu açar, gece ilerler, mesajlar uzar. İnsan bir noktada “Şimdi gerçekten içimdekini anlatacağım galiba” hissine yaklaşır hatta. Sonra tam o en gerçek cümlenin kenarına gelince durur. Konu değişir. Şaka yapılır. “Neyse boşver” denir. Ve o asıl anlatılmak istenen şey yine içeride kalır. İlginç olan şu: İnsanların büyük kısmı anlaşılmak ister ama aynı zamanda gerçekten görünmekten korkar. Belki de bu yüzden “iyiyim” kelimesi bu kadar fazla kullanılıyor.
TR
Ebrar Sıla Peri
HeKalabalık bir masada herkes aynı anda konuşurken bazen biri birkaç saniyeliğine tamamen sessizleşiyor. Gözleri bir noktaya kayıyor. Sanki kısa bir an için bulunduğu yerden çıkıp başka bir yere gitmiş gibi oluyor. Sonra biri ona bir şey soruyor, tekrar gülümsüyor, konuşmaya devam ediyor. Kimse o birkaç saniyeyi fark etmiyor bile. Belki de insanların görünmeyen tarafı tam olarak böyle anlarda ortaya çıkıyor. Çünkü insanın dışarıya gösterdiği hayatla içinde yaşadığı hayat çoğu zaman aynı değil. Hat
TR
Ebrar Sıla Peri

Ben gözyaşlarımı birer fedakarlık olarak görürüm. Yaşadıklarıma, şahit olduklarıma benimle beraber şahit oldukları İçin bir dışa vurum da denilebilir. Ağladığım hiçbir geceyi unutmam mesela. Gözyaşlarım o geceyi zihnimde sağlamlaştırır. Kolay kolay da ağlamam. Eğer bir şeyi ağlayacak kadar çok seviyorsam, ne olursa olsun bırakamam. Bu da benim kötü bir yönüm aslında. Bazen insanlar ağlamanın bir şeyi değiştirmediğini, gereksiz bir eylem olduğunu düşünürler. Ancak bir şeyi değiştirmesine gerek yo
TR
Ebrar Sıla Peri
HeÇocukluğumun geçtiği evlerden birinde, koridorun sonunda pek açılmayan bir kapı vardı. İçerisi tamamen yasak değildi aslında; kimse “girme” demezdi. Ama nedense oraya sık gidilmezdi. Kapı açıldığında içeriden farklı bir koku gelirdi. Uzun süre kapalı kalmış odalara özgü o ağır, sessiz koku. Pencerenin önünde eski bir sandalye dururdu, kullanılmayan birkaç eşya, sararmaya başlamış kutular ve tozun üzerine yerleştiği eşyalar... Odaya her girişimde aynı hissi yaşardım. Sanki evin geri kalanıyla ayn
TR
Ebrar Sıla Peri
Kaİnsan bazen en büyük yalnızlığı, en kalabalık anların içinde hisseder. Bir masanın etrafında birçok kişiyle otururken, bir okul koridorunda yüzlerce insanın arasında yürürken ya da kalabalık bir şehirde her gün binlerce yüzün arasından geçerken bile içten içe kimseye ait değilmiş gibi hissedebilir. Çünkü yalnızlık her zaman fiziksel olarak tek başına olmak değildir. Bazen insanlar çevremizde olsa bile anlaşılmadığımızı, görülmediğimizi ya da gerçekten bağ kuramadığımızı hissettiğimiz anlarda ort
TR
Ebrar Sıla Peri

Halimi hiç sormaz oldun diyor yazar. Bekliyor yani gelsin ve onun yaralarını sarsın, halini hatrını sorsun. Burada böyle samimi, içten yazılar yazmak hoşuma gidiyor, çünkü beni kimse tanımıyor. Ayrıca burada paylaşılan şeyler geçmiş ya da ortak çevre falan değil, bizzat duygularımı ve kafamın içini paylaşıyorum. Bence insanlara nefes almak için bunun zorunlu tutulması lazım. Her neyse, bir söze takıldı aklım: Neye üzülsem ona ağladım. Çok şey yaşadım ama günün sonunda sana ağladım çünkü sen yokt
TRBeyza Özcan
DüAkşamın kalabalığı yavaş yavaş bir kafeye doluyordu. Masalar neredeyse tamamen dolmuştu. Bir köşede arkadaş grupları yüksek sesle konuşuyor, bir başka masada insanlar telefon ekranlarını birbirine göstererek gülüyordu. Garsonlar ellerinde tepsilerle masaların arasında kaybolup yeniden ortaya çıkıyordu. Her şey olması gerektiği gibiydi. Şehrin sıradan bir akşamı. Ama pencere kenarında oturan biri vardı; kahvesi çoktan soğumuş, gözleri ara sıra dışarıdaki caddeye kayıyordu. O da oradaydı. Aynı hav
TR
Ebrar Sıla Peri
BiAkşamın şehre yavaş yavaş yerleştiği saatlerdi. Hava tam kararmamıştı henüz; dükkânların ışıkları yanmış, pencerelerde sarı lambalar görünmeye başlamıştı. Yıllardır gitmediğim bir mahalleden geçiyordum. Yolumu kısaltmak için bir ara sokağa saptım. O sokağı daha önce gördüğüme emin değildim ama garip bir şekilde yabancı da gelmiyordu. Bazı yerler vardır; ilk kez görürsünüz ama sanki hafızanızın bir köşesinde çoktan yer edinmiş gibidir. Belki bir pencerenin ışığı, belki duvara yaslanmış eski bir b
TR
Ebrar Sıla Peri