Sözlükte “koruyan, gözeten, alıcı ile satıcı arasındaki aracı” anlamına geldiği gibi her işin/mesleğin ehline simsâr, bir yöreyi avucunun içi gibi bilen kişiye ise simsârü’l-arz adı verilir. Aslının Ârâmîce’de “pazarlıkçı” (müsâvim) mânasındaki sifsârâ veya Farsça’da alıcı ile satıcı arasındaki aracıyı ifade eden sîb-sâr olduğu ileri sürülmektedir. Arapça’da sifsâr ve sifsîr de denir. Semsere/delâle (dilâle) alışveriş, simsâriyye/dellâliyye ise simsarlık/tellâllık demektir. Kelime Batı dillerine
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “toprağa tohum atmak, ekin ekmek” anlamındaki zer‘ kökünden türeyen müzâraa kelimesi, fıkıh terimi olarak tohum ekmek ve mahsulü belli oranda paylaşmak üzere arazi sahibiyle emek sahibi arasında yapılan ziraî ortaklık sözleşmesini ifade eder. Muhâbere, karâh ve hakl terimleri de müzâraa ile eş anlamlıdır; fakat Şâfiîler’e ve bazı Hanbelîler’e göre muhâbere tohum sağlama yükümlülüğünün emek sahibine ait olması durumunu belirtir. Konusu boş tarlaya fidan dikip yetiştirme olan mugārese ile
TRİslam Ansiklopedisi