380 (990) yılı dolaylarında Kahire’de doğduğu anlaşılmaktadır. Benî Kudâa’ya nisbetle Kudâî diye tanındı. Bağdat, Musul, Dımaşk, İskenderiye, Horasan, İsfahan, Şîraz gibi bölgelerden Mısır’a gelen âlimlerle görüştü ve kıraat âlimi Ebû Abdullah Ahmed b. Ömer el-Cîzî, hadis âlimi Ebü’l-Hasan Ahmed b. Abdülazîz b. Sersâl, İbnü’n-Nehhâs diye bilinen fakih ve muhaddis Ebû Muhammed Abdurrahman b. Ömer et-Tücîbî, mutasavvıf Ebü’l-Hasan Ali b. Abdullah b. Cehdam el-Hemedânî gibi âlimlerden faydalandı. M
TRİslam Ansiklopedisi
Yemen asıllı Mezhic kabilesine mensuptur. Bi‘setten önce doğduğu halde Hz. Peygamber’i görememiştir. Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın kumandasında Bizans’la yapılan savaşlarda kendini gösterdi. Yermük Savaşı’nda (15/636) bir gözünü kaybettiği için “Eşter” (göz kapakları ters çevrilmiş) lakabıyla meşhur oldu. Hz. Ömer’in Câbiye’deki toplantısına katılan emîrler arasında yer alan Eşter Hz. Ömer devrinin son yıllarından itibaren Kûfe’de oturmaya başladı ve şehrin en nüfuzlu kişilerinden biri oldu. Hz. Osman
TRİslam Ansiklopedisi
“Toprağın babası, toprağa bulanmış kimse” anlamındaki bu lakap Hz. Ali’ye Resûl-i Ekrem tarafından verilmiştir. Sahih hadislerde rivayet edildiğine göre bir gün Hz. Peygamber öğle vakti kızı Fâtıma’nın yanına gittiğinde Hz. Ali’yi evde göremedi. Sahâbîlerden biri onun Mescid-i Nebevî’de uyumakta olduğunu haber verince Resûl-i Ekrem oraya gitti. Uyumakta olan Hz. Ali’nin üzerindeki hırkanın sıyrıldığını, vücudunun toprağa bulandığını gördü. Elbisesindeki toprağı eliyle silkelerken, “Kalk Ebû Türâ
TRİslam Ansiklopedisi