
Mevlâna Haftası, Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin (1207-1273) vefat yıl dönümünün anıldığı resmî anma dönemidir. Mevlâna, ölüm gününü “Hakk’a vuslat” ve “düğün gecesi” anlamında Şeb-i Arûs olarak nitelendirdiği için bu etkinlikler aynı zamanda “Şeb-i Arûs Törenleri”, “Hazreti Mevlâna’yı Anma Törenleri” ve “Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri” adlarıyla da bilinir. Vefat Tarihi ve Takvim Mevlâna 5 Cemâziyelâhir 672 (17 Aralık 1273) tarihinde vefat etmiştir. Uzun yıllar Türkiye’de 10-17 Ara
TR
Elif Laçin

JOMO (Joy of Missing Out), "Bir Şeyleri Kaçırmanın Keyfi" ifadesinin kısaltması olarak özellikle dijital çağda yaygınlık kazanmış bir psikolojik ve kültürel kavramdır. Bu terim, çağımızın sürekli bağlantı halinde olma ve her gelişmeden haberdar olma baskısına karşıt bir duruşu temsil eder. Popüler hale gelen ve sürekli olarak sosyal aktiviteleri veya önemli gelişmeleri kaçırma korkusu (FOMO - Fear of Missing Out) kavramının tam zıddı olarak ortaya çıkmıştır. JOMO, bireyin bilinçli bir seçimle so
TR
Nursena Şahin

Hayatta çoğu zaman bir şeyler peşinde koşarken ve bir işi tamamlamak üzere bir yolculuğa çıkarken büyük bir sebat ve istikrarla adımlar atıyoruz. Hatta tek adımla başladığımız yolları çifter çifter yürümek ve etraftaki kalabalığa yetişmek mecburiyetinde hissediyoruz kendimizi. Peki neden etrafa yetişmek mecburiyetinde hissediyoruz? Yola başlarken ve ilk adımı atarken durakta tektik; o hâlde etrafa yetişme çabamız neden? Aslında burada, kendimizi aynı durakta başlamadığımız, aynı büyüklükte adıml
TR
Nursena Şahin
Gi“Gizlilik güçtür, insanlar bildikleri şeyleri mahveder.” İnsan bazen hayatı boyunca en büyük yaraları düşmanlarından değil, en çok anlattığı insanlardan alır. Çünkü herkes sır taşıyabilecek kadar olgun değildir. Herkes senin heyecanını, planlarını, mutluluğunu ya da kırgınlığını koruyabilecek bir kalbe sahip değildir. Bazı insanlar sadece duymak ister. Anlamak için değil… konuşmak için. Ve insan bunu çoğu zaman iş işten geçtikten sonra fark eder. Eskiden insanlar içindeki her şeyi paylaşınca haf
TR
Zeynepnur Karagülle

“Her şeyden uzaklaşmak istiyorum.” Dedi bir arkadaşım. Bazen hayat aynı kitabı baştan tekrar okuyormuşuz gibi oluyor. Her okuduğumuzda farklı şeyleri fark ediyoruz ama sonuç hep aynı çıkıyor. Kitaptaki yeni karakterleri belki ikinci okuyuşta fark ediyoruz, belki beşinci... İnsan eline başka bir kitap almak istiyor, alamıyor. Takılı kalmış o kitapta, anlamaya çalışıyor. Kitabın derinine inmek istiyor. Etrafı o kadar karışık ki, kitaba odaklanamıyor bile. Hayat da böyledir işte. Hayatı anlamak ist
TR
Ebrar Sıla Peri

Yine bir yaz akşamındayız, Havada narin bir serinlik, gökyüzü açık bugün, Bir ses geldi uzaklardan, Dalga sesleri, Yazın bittiğini söylüyor gibiydi, tadını çıkarın diyordu kumsala yer çarpışında, Belki de bundandır ansızın yaz akşamlarını özleyişim, Kulağındaki dalga sesleridir bana o anı hatırlatan, Ve gün gelir yine o yaz akşamındayımdır, farketmeden geçer o akşam. Sesin gelir uzaktan, bir fısıltı gibi. Kulağımdaki senin sesindir bana o anı hatırlatan, Ve gün gelir yine yanımdan geçmişsindir,
TR
Ebrar Sıla Peri

Tardigradlar, omurgasız mikroskobik organizmalar olup, halk arasında "su ayıları" olarak da bilinirler. Bu canlılar, hayvanlar aleminin Tardigrada şubesine aittir ve genellikle 0,1 mm ile 1,5 mm arasında değişen uzunluklara sahiptir. Gövdeleri bir baş bölgesi ile dört segmentli, her segmentte bir çift pençeli bacak bulunan tombul ve kısa bir vücut yapısından oluşur. Vücutları kitin ve proteinden oluşan esnek bir dış iskelet ile kaplıdır. Bu dış iskelet, büyüme dönemlerinde dökülerek yenilenir. T
TRBeyzanur Ergül
NeBir kedinin başını okşamak Selam söylemek bir tanıdığa Sahil kenarında çimlerin üzerine oturmak Uçuşan martıların sesine kulak vermek Ne güzel bir his Sakin, usulca ve bir o kadar itinayla yaşamak Gökyüzüne bakarken tefekküre dalmak Her daldaki tomurcuğa, istisnasız her birine nezaket göstermek Öyle paldır küldür kaldırımlarda yürümek değil Bir karıncayı incitmeyecek eda ile Sabırlı ve dikkatli yaşamak Ne güzel bir his Ne güzel bir his, anda olmak Yarına endişe duyarak günü ziyan etmemek Dünü te
TRİrem Kırmıt

"Yüreğine su serpmek" deyimi, birinin yaşadığı üzüntüyü, korkuyu ya da endişeyi hafifletmek anlamına gelir. Tıpkı sıcak bir günde bir bardak soğuk su içince rahatlamak gibi, birinin söylediği güzel sözler veya yaptığı nazik bir hareket de içimizdeki sıkıntıyı dindirebilir. Bu söz, bize iyi gelen ve içimizi rahatlatan her türlü durumu anlatmak için kullanılır. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/08/16/gW8KjaOliMj
TR
Nida Üstün
İstanbul’da doğduğu belirtilirse de doğum tarihi, çocukluğu ve öğrenimi hakkında bilgi verilmemektedir. Zeyrek Camii imamlarından Abdullah isimli Konyalı bir zatın oğlu olup babasına nisbetle “İmamzâde” lakabıyla şöhret bulmuştur. Bazı kaynaklarda babasının adı Ahmed diye geçer (Ebül‘ulâ Mardin, II-III, 155). Bir müddet dersiâm ve müderris olarak görev yapan Mehmed Esad Efendi Ramazan 1232’de (Temmuz 1817) Kudüs, Rebîülâhir 1239’da (Aralık 1823) Mısır, 1243’te (1827) Medine, 1245’te (1829) Halep
TRİslam Ansiklopedisi