
Ancient Mesopotamian civilizations are considered the geography where the oldest written legal systems in human history originated. In this context, the Babylonian civilization and especially the laws established by King Hammurabi, who ruled in the 18th century BCE, represent a significant turning point in the development of legal history. The Hammurabi Laws not only maintained social order in Mesopotamia but also served as a strong example of the permanence and universality of written law. Thes
EN
Yeşim Can
AhKöken Ahkâm kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "yargı, hüküm" anlamına gelen ḥukm kelimesinin çoğuludur. Kullanım Alanları Hukuki ve İdari Bağlam: Kanun metinlerinde, resmi sözleşmelerde, uluslararası antlaşmalarda veya kurumsal mevzuatlarda; belirli bir konuyu, işleyişi, yasal zorunluluğu veya yaptırımı oluşturan maddelerin, kuralların ve emredici kararların bütününü ifade etmek amacıyla kullanılır. Gündelik Dil ve Mecaz Bağlamı: Toplumsal yaşamda ve günlük konuşma dili
TR
Ayberk Purutçuoğlu
FaKöken Arapça frḍ kökünden neşet eden ve temelinde "zorunlu kabul, yasa veya varsayım" anlamlarını barındıran faraḍ sözcüğünden türetilen farazi, bu isme aidiyet bildiren nisbet eki (+ī) getirilmesiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Bilim ve Mantık: Bir durumun gerçekliği henüz kanıtlanmamış olsa bile, muhakeme yürütebilmek amacıyla onu doğru kabul eden "hipotetik" süreçlerde kullanılır. Hukuki ve Mesleki: Klasik metinlerde ve İslam hukukunda "feraiz" (miras payları) ilmiyle ilişkili olarak kar
TR
Nazmiye Şeyma Alaca

Tarih boyunca hukuk sistemleri, medeniyetlerin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin asırlar boyunca geniş toprakları istikrarlı biçimde yönetebilmesinin ardındaki temel unsurlardan biri de hiç şüphesiz adalet sisteminin işleyişidir. Bu sistemin merkezinde yer alan kadılar, yalnızca yargı görevi gören kişiler değil; aynı zamanda yerel idarede önemli roller üstlenmiş devlet görevlileriydi. Kadılar Kimdir, Ne İş Yaparlar? Kadı, Osmanlı’da yargı görevini yerine
TR
Mustafa Cem İnci
CüKöken Cürmümeşhut, Arapça kökenli bir tamlamadır. Bu ifade, Arapçada “suç” anlamına gelen curm (جرم) ile “görülen, tanık olunan” anlamındaki meşhūd (مشهود) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Dolayısıyla, kelime tam anlamıyla “görülmüş, şahit olunmuş suç” manasını taşır. Kullanım Alanları Hukuk Terminolojisi: Bir suçun işlenirken veya işlendikten hemen sonra, delilleriyle birlikte tespit edildiği hukuki durumu tanımlamada kullanılır. Modern hukuk dilindeki “suçüstü” kavramının eski karşılığı
TR
Tuğba Aygün
TüTürkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi, 5 Nisan 2012 tarihinde Avukatlar Günü’nde açılan, Türkiye’nin ilk ve tek hukuk müzesidir. Müze, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’na bağlı olarak özel müze statüsünde hizmet vermekte olup Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiştir. Koleksiyonunda hukukun tarihsel gelişimini görsel olarak yansıtan çeşitli dönemlere ait belgeler, objeler ve sanatsal eserler bulunmaktadır. Kuruluş ve Tarihçe Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi’nin temeli, 21 Ar
TR
Meltem Saraç
BaBaşkumandanlık Kanunu (5 Ağustos 1921), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Mustafa Kemal Paşa’yı ordunun başkomutanı olarak görevlendirmesi ve Meclis’in bazı yetkilerini belirli süreyle ona devretmesi ile Millî Mücadele'nin seyrini belirleyen bir düzenlemedir. Bu kanun, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Türk ordusunun merkezi bir komuta altında toparlanması ihtiyacı sonucu hazırlanmıştır. Mustafa Kemal Paşa’ya verilen bu yetki önce 3 aylık süreyle sınırlandırılmış, daha sonra üç kez uzatılmış ve
TR
Yunus Emre Sağlam
Olağan üstü zamanlarda (özellikle savaş, sıkıyönetim, ihtilâl, büyük felâket vb.) kanunlara aykırı hareket ederek mevcut siyasî, askerî ve içtimaî düzeni değiştirme çabasında olan veya içinde yaşadığı topluma kanun dışı eylemlerle zarar verenleri yargılamak üzere kurulan yüksek mahkemedir. 1837 tarihli ceza kanunnâmesinde Dîvân-ı Harb-i Dâimî, Dîvân-ı Harb-i Mahsûs ve Dîvân-ı Harb-i Tecessüs adıyla üç mahkemeden bahsedilir. 1869 tarihli Askerî Ceza Kanunu’nun uygulamaya konulmasından sonra mahke
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “koruyan, gözeten, alıcı ile satıcı arasındaki aracı” anlamına geldiği gibi her işin/mesleğin ehline simsâr, bir yöreyi avucunun içi gibi bilen kişiye ise simsârü’l-arz adı verilir. Aslının Ârâmîce’de “pazarlıkçı” (müsâvim) mânasındaki sifsârâ veya Farsça’da alıcı ile satıcı arasındaki aracıyı ifade eden sîb-sâr olduğu ileri sürülmektedir. Arapça’da sifsâr ve sifsîr de denir. Semsere/delâle (dilâle) alışveriş, simsâriyye/dellâliyye ise simsarlık/tellâllık demektir. Kelime Batı dillerine
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “bildirmek, öğretmek, işaret koymak” mânalarına gelen i‘lâm (çoğulu i‘lâmât), terim olarak şer‘î bir hükmü ve altında kararı veren hâkimin imza ve mührünü taşıyan yazılı belge demektir. Daha çok i‘lâmât-ı şer‘iyye olarak kullanılır. Her i‘lâm belgesi davacının iddiasını, dayandığı delilleri, davalının cevabını, varsa def‘in sebeplerini, verilen hükmün gerekçelerini ve nasıl karar verildiğine dair kayıtları ihtiva eder. İ‘lâm belgelerini diğer şer‘iyye sicilleri kayıtlarından ayıran en ö
TRİslam Ansiklopedisi