AdKöken Adalet, Arapça ʿadl kökünden gelen ʿadāla(t) (عدالة) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapçada “denk olmak, ölçülü ve eşit davranmak, adil olmak” anlamındaki ʿadala (عَدَلَ) fiilinden türemiştir. Kelime temel olarak “hak gözetme, doğruluk ve eşitlik” anlam alanını taşır ve tarihsel olarak hem hukuk hem de ahlaki düzen kavramlarıyla birlikte kullanılmıştır. Kullanım Alanları Hukuk ve Devlet Sistemi: Yargı mekanizması, mahkemeler ve hukuk düzeni bağlamında kullanılır. Devletin hak
TR
Beyza Başar
AhKöken Ahkâm kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "yargı, hüküm" anlamına gelen ḥukm kelimesinin çoğuludur. Kullanım Alanları Hukuki ve İdari Bağlam: Kanun metinlerinde, resmi sözleşmelerde, uluslararası antlaşmalarda veya kurumsal mevzuatlarda; belirli bir konuyu, işleyişi, yasal zorunluluğu veya yaptırımı oluşturan maddelerin, kuralların ve emredici kararların bütününü ifade etmek amacıyla kullanılır. Gündelik Dil ve Mecaz Bağlamı: Toplumsal yaşamda ve günlük konuşma dili
TR
Ayberk Purutçuoğlu

John Stuart Mill (20 Mayıs 1806, Londra – 7 Mayıs 1873, Avignon), 19. yüzyıl Batı felsefesinin en etkili düşünürlerinden biridir. Ahlâk felsefesi, siyaset felsefesi, hukuk teorisi ve özgürlük düşüncesi alanlarında geliştirdiği kavramsal çerçeve, modern liberal düşüncenin teorik temelini oluşturmuştur. Mill, bireyi yalnızca toplumsal faydanın bir aracı olarak değil, ahlâkî ve entelektüel gelişimi başlı başına değer taşıyan bir varlık olarak ele almıştır. Gençliği ve Eğitimi Çocukluk ve Gençlik Jo
TRFatma KOÇ
DeKöken Latince determinare “belirlemek, sınırlamak” kelimesinden türetilmiştir. Felsefi bir terim olarak 18. yüzyılda özellikle bilim ve metafizik tartışmalarında öne çıkmıştır. Kullanım Alanları Felsefe: Özgür irade ve nedensellik üzerine tartışmalarda temel bir kavramdır. Bilim: Fizik, biyoloji ve psikoloji gibi alanlarda olayların belirli yasalar çerçevesinde geliştiği fikrini destekler. Psikoloji: İnsan davranışlarının çevresel ve genetik faktörler tarafından belirlendiğini savunan yaklaşımla
TR
İsmail Aykurt
IzKöken Iztırar kelimesi, Türkçeye Arapça ḍrr kökünden gelen iḍṭirār (اضطرار) sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, “aşırı sıkıntı, mecburiyet” anlamlarına gelir ve Arapçada “eksiltti, bozdu” manasındaki ḍarra (ضَرَّ) fiilinden türetilmiştir. Kelime köken olarak, bir zaruret veya sıkıntı karşısında “zorunda kalma” durumunu ifade eder. Kullanım Alanları Hukuk ve Mecelle: İslam hukuku ve Osmanlı medeni kanunu olan Mecelle'de, kişinin kendi iradesi dışında, hayati bir tehlike veya ağır bir baskı (ikrah
TR
Tuğba Aygün
MeKöken Arapça şrˁ kökünden türeyen meşruʿ (مشروع) “hukuka ve dinî kurallara uygun, caiz olan” anlamındaki kelimeden gelir. Bu sözcük, Arapça şaraʿa (شَرَعَ) “yasamak, düzenlemek” fiilinden türemiş edilgen sıfat yapısındadır. Türkçede ise buna -iyet eki getirilerek meşruiyet biçimi oluşmuştur. Kullanım Alanları Din ve Hukuk: meşruiyet, bir şeyin dinî kurallara ya da hukuka uygun olup olmadığını ifade ederken kullanılır. Bu nedenle daha çok hukukî ve dinî değerlendirmelerde yer alır.
TR
Meryem Yılmaz

Bu sözü ilk duyduğunda biraz şaşırabilirsin. Aslında bu atasözü, suçsuz ve iyi niyetli insanların, kötü bir olay ya da hata yapan kişilerle birlikte zarar görmesi durumunu anlatır. Tıpkı bir yangında, kuru ve kolay yanan dalların yanında duran yeşil ve sağlam dalların da ateşe kurban gitmesi gibi. Haydi, bu sözün derinliklerine birlikte bakalım. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/08/16/D6ZRIL73469A2e4aIzCSK2EQn
TR
Nida Üstün
Sözlükte “kuvvetli ve dayanıklı olmak; güç, kudret” anlamlarındaki eyd kökünden türetilmiş olup “güçlendiren, pekiştiren” mânasına gelen ve Türkçe’de yaptırım kelimesiyle karşılanan müeyyide, genel olarak “kişinin belli bir biçimde davranması veya davranmaması halinde karşılaşacağı sonuç ve bunu bilmenin sağladığı zorlayıcı yahut itici güç” demektir. Sosyal düzen kuralları bakımından müeyyide bir normun içerdiği talebin ihlâli durumunda karşılaşılacak sonucu ifade eder. Hukuk terimi olarak müeyy
TRİslam Ansiklopedisi
HaKöken Hakkaniyet sözcüğü Arapça ḥaḳḳ (حقّ) kökünden gelir. Bu kök, “doğruluk, adalet, hakikat” anlamlarını taşır. ḥaḳḳan biçimi “gerçekten, hakikaten” anlamındaki zarf iken, buna eklenen -iyyet (−iyet) mastar ekiyle “hakka uygun olma, adaletli davranma” anlamı oluşmuştur. Türkçede sözcük, hem “adil olma” hem de “hak gözetme” anlamlarını koruyarak kullanılagelmiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Karar ve uygulamalarda adaletin ve tarafsızlığın gözetilmesi anlamında kullanılır. Edebiyat: Ahlaki doğrul
TR
Onur Çolak
LaKöken Lafzi kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "söz, kelime" anlamına gelen lafẓ kelimesinden türetilen ve "söze ait, sözle ilgili" anlamına gelen lafẓī sözcüğünden alıntıdır. Kullanım Alanları Hukuk: Hukuk metodolojisinde; kanun maddelerinin veya hukuki metinlerin, kelimelerin dil bilgisi kurallarına ve sözlükteki ilk anlamlarına bağlı kalınarak yapılan yorum biçimini ("lafzi yorum") tanımlamak amacıyla teknik bir terim olarak kullanılır. Edebiyat: Klasik edebiyatta ve
TR
Ayberk Purutçuoğlu