MüKöken Arapça "güç kullanmak, birini bir işe zorlamak" anlamlarını ihtiva eden c-b-r (ج ب ر) kökünden türetilmiş ve "icbar eden, zorlayıcı" manasına gelen mucbir (مجبر) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "güç kullandı" anlamındaki cabara (جَبَرَ) fiilinin mufˁil vezninde (IV. bab etken fiil sıfatı) yapılandırılmış formudur. Kullanım Alanları Hukuk ve Mevzuat: Sözleşmeler hukukunda ve borçlar hukukunda, tarafların kontrolü dışında gelişen ve sorumlulukların yerine getirilmesini imkânsız kılan durumlar
TR
Emirhan Polat
MüKöken Arapça "yarar sağlamak, bolluk ve artış içerisinde olmak" anlamlarına gelen f-y-d (ف ي د) kökünden türetilmiş ve "yararlanan, fayda gören" manasını taşıyan mustafīd (مستفيد) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "yararlandı" anlamındaki fāda (فَادَ) fiilinin X. bab (istif'āl vezni) etken fiil sıfatı olan mustaf'il formundadır. Kullanım Alanları Eğitim ve Akademi: Bir öğreticinin bilgisinden, tecrübesinden veya bilimsel bir yayının içeriğinden kazanım sağlayan öğrencileri ve araştırmacıları tanıml
TR
Emirhan Polat
MüKöken Arapça ˀ-y-d (أيد) kökünden türetilen, "kuvvetlendirmek, teyit etmek, desteklemek" anlamındaki ayyada (أيد) fiilinin mufaˁˁil vezninde ikinci bab etken fiil sıfatı olan mu’ayyid (مؤيّد) kelimesinden Türkçeye intikal etmiştir. Kelime anlamı itibarıyla "doğrulayan, güç veren, pekiştiren" demektir. Tarihsel süreçte Türkçede, bir kuralın otoritesini ve uygulanabilirliğini sağlayan "yaptırma gücü" anlamını kazanarak terimleşmiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Kamu düzenini sağlayan normatif kurall
TR
Emirhan Polat
ZiKöken Arapça kökenli bir kelime olan zimmet (ﺫﻣّﺖ), Arapça √ḏmm köküne dayanmaktadır. Bu kökten türeyen ve “kefalet, garanti; bir borç veya sorumluluğu üstlenme; bir aşiretin koruması altına girme” gibi anlamları barındıran ḏimma(t) (ذِمّة) sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Kelimenin dil bilgisindeki yapısı incelendiğinde ise Arapçada “kınadı, ayıpladı” anlamını taşıyan ḏamma (ذمّ) fiilinin fiˁla(t) veznindeki bir ism-i merresi olduğu görülmektedir. Kullanım Alanları İdari ve Kurumsal Dil: Kam
TRNisa Dal
EşKöken Eşkâl kelimesi, Türkçeye Arapça şkl kökünden gelen aşkāl (أشكال) sözcüğünden gelmektedir. "Biçimler" anlamına gelen bu kelime, Arapçada "biçim, şekil" manasındaki şakl (شكل) sözcüğünün çoğul halidir. Kelime köken itibarıyla "şekiller" demek olsa da Türkçede zamanla tekil bir anlam kazanarak "dış görünüş" manasında da kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım Alanları Güvenlik ve Hukuk: Özellikle polis ve adli birimlerce, bir şüphelinin veya kayıp kişinin fiziksel özelliklerinin (boy, saç rengi,
TR
Tuğba Aygün
TaKöken Tahdit, Türkçeye Arapçaya geçmiştir. Arapça ḥdd kökünden gelen tahdīt, sınırlama, sınır koyma anlamına gelmektedir. Kullanım Alanları Hukuk: Hak ve yükümlülüklerin sınırlarının çizilmesinde, mevzuat düzenlemelerinde kullanılır. Ekonomi: Fiyat kontrol politikalarında ve kredi ve borç limitlerinde kullanılır. Matematik: Bir kümenin veya veri setinin sınırlarının belirlenmesi, ölçümlerin tanımlanması bağlamında teknik bir terim olarak yer alır. Günlük Dil: Herhangi bir faaliyet, süre veya mik
TR
Hüseyin Durmuş
ApKöken Fransızca appel kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime Fransızca appeler fiilinden türemiştir. Bu kelime de Latince appellare kelimesinden alınmıştır. Kelimenin kökeni Latince pellare kelimesine dayanmaktadır. Kullanım Alanları Ticaret hukuku metinlerinde: Anonim şirketlerde sermaye taahhütlerinin ödenmesini istemek amacıyla yapılan resmî çağrı anlamında yer alır. Şirket ana sözleşmeleri ve genel kurul kararlarında: Ortaklara yönelik sermaye ödeme yükümlülüklerini bildirme belgelerinde
TR
Salih Gölcük
TeKöken Arapça ˁml kökünden gelen taʿāmul (تعامل) “ortaklaşa veya karşılıklı iş yapma” anlamına gelir. Teâmül, “iş yapmak, uygulamak” anlamındaki ˁamala (عمل) fiilinden türetilmiştir. Kullanım Alanları Sosyal ve Hukuki Gelenekler: Toplumlarda yerleşmiş kurallar ve uygulamalar bağlamında kullanılır. Kimya ve Bilim: Kimyasal tepkimeler ve laboratuvar çalışmaları ile ilgili eski terminolojide yer alır. İş ve Ticaret: Resmî yazışmalarda ve ticari anlaşmalarda, yerleşmiş teamüller çerçevesinde hareket
TR
Edanur Karakoç
Sözlükte “yönelmek, azmetmek; orta ve doğru yolu tutmak” gibi anlamlara gelen kasıt (kasd), terim olarak bir kimsenin istek ve iradesinin bir fiile ait sonuca yönelmesini ifade eder ve çok defa niyet, azim, irade, ihtiyar, amd (taammüd), rızâ gibi insanın iç dünyasına ait sübjektif durumu tanımlamaya yönelik kavramlarla belli bir mâna ilişkisi taşır. Niyet ve kasıt ekseriya eş anlamlı olarak kullanılıp birbiriyle açıklanmakla birlikte kastın mücerret yöneliş, niyetin ise bu yönelişin arkasında o
TRİslam Ansiklopedisi
Amasyalıdır. Şirvânî İsmâil Efendi’nin oğlu, Sadrazam Şirvânîzâde Rüşdü Paşa’nın kardeşidir. Tahsilini Amasya ve İstanbul’da yaptı. Önce müderris, Mayıs 1867’de de Galata mollası oldu; aynı yılın aralık ayında Mekke-i Mükerreme ve daha sonra da İstanbul pâyelerini aldı. Kendisine 1874’te fiilen İstanbul kadılığı, ardından Anadolu kazaskerliği pâyesi verildi. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (Doksanüç Harbi) sırasında Afganistan’ın Rusya’ya taarruz ederek Osmanlı Devleti’ne yardımda bulunmasını ve aynı
TRİslam Ansiklopedisi