AcKökenKelime, Soğdca “dünya, enkarnasyon” anlamındaki ajūn sözcüğünden gelmektedir. Soğdca bu sözcük, 'jwn- kökünden türemiştir ve “yaşam, enkarnasyon” anlamı taşır. Kullanım AlanlarıEdebî Dil: Şiir, roman, hikâye gibi metinlerde anlam derinliği katmak amacıyla tercih edilir.Felsefe ve Kozmoloji: Kâinatı ve varlığı ifade eden kavram olarak kullanılır.
TR
Tuğba Aygün
TaKökenTahta kelimesi, Farsça taḫte (تخته) “biçilmiş düz ağaç, levha” anlamındaki sözcükten gelmektedir. Bu sözcük, Orta Farsça taxtag formundan türemiştir. Temelinde Avestaca taš- (biçmek, yapmak) kökü yer alır. Hint-Avrupa kökenli *teḱ- “inşa etmek, marangozluk yapmak” köküyle ilişkilidir. Türkçede hem somut anlamda hem de mecazi bağlamlarda kullanılmaktadır.Kullanım AlanlarıMarangozluk ve yapı sektörü: Tahta, sandalye, masa, dolap gibi mobilya yapımında ana malzeme olarak kullanılır.Eğitim orta
TR
Tuğba Aygün
AlAlmanca (Deutsch), Hint-Avrupa dil ailesinin Cermen dilleri koluna ait bir dildir. Batı Cermen dilleri arasında yer alır ve özellikle Almanya, Avusturya, İsviçre, Lihtenştayn, Lüksemburg, Belçika'nın doğu bölgeleri ve İtalya'nın Güney Tirol bölgesinde resmi dil olarak konuşulmaktadır. Ayrıca, dünya genelinde göçmen toplulukları aracılığıyla da yaygın olarak kullanılmaktadır.Almancanın Kökeni ve Dil AilesiAlmanca, dünyada en çok konuşulan diller arasında yer alan ve geniş bir dil ailesi olan Hint
TRAbdülkadir Taştan
VaKökenVahşet kelimesi, Arapça waḥşat (وَحْشَة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir ve bu sözcük, “yabanlık, ıssızlık, korku” anlamlarını taşıyan waḥş (وَحْش) köküne dayanır; bu da “yabani, evcilleşmemiş” anlamındaki waḥšī (وَحْشِيّ) ile eş kökenlidir. Arapça kökenli bu terim, Eski Farsça vaχš (“büyümek, bitmek”) sözcüğüne ve oradan da Hint-Avrupa kökü h₂weg- (“büyümek, çoğalmak”) yapısına bağlanır.Kullanım AlanlarıAkademik: Kriminoloji, sosyoloji, psikoloji ve medya çalışmaları gibi alanlarda şiddet d
TR
İbrahim Filiz
AfAfanasyevo Kültürü, M.Ö. 3500-2500 yılları arasında Güney Sibirya ve Altay Dağları bölgesinde varlık göstermiş bir arkeolojik kültürdür. Bu kültür, özellikle erken Hint-Avrupa topluluklarıyla ilişkilendirilmiş ve bozkır göçebe yaşamının ilk izlerini barındırdığı için tarihsel olarak büyük bir öneme sahiptir. Özellikle atın evcilleştirilmesi ve metal işçiliği konularındaki gelişmişlikleri dikkat çekicidir.Afanesyevo kültürü - Coğrafi konumu" image-alternate="" image-element-format="right">Keşi
TR
Esmanur Demir
TuKökenTurşu kelimesi, Farsça turş (ترش) “ekşi” anlamındaki kelimeden türeyen turşī biçiminden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Avestaca taršna- “kurumak, susamak” kökünden gelir ve Hint-Avrupa kökenli ters- “kurumak” fiiliyle etimolojik bağ taşır.Kullanım AlanlarıGündelik mutfak dili: Genellikle kış aylarında saklama ve tüketim amacıyla evde hazırlanan, mevsim sebzelerinin sirke veya tuzlu su içinde bekletilmesiyle elde edilen geleneksel yiyecek.Mecaz anlamda: Aşırı yorgunluk ya da yıpranmışlık dur
TR
Tuğba Aygün
SeKökenKelime, İtalyanca “oturak, sandalye” anlamındaki sedia sözcüğünden gelmektedir. Sedia kelimesi, Latincede “oturmak” anlamına gelen sedēre fiilinden türemiştir. Bu fiil ise Hint-Avrupa dil ailesinde ortak kök olarak kabul edilen, yazılı örneği bulunmayan sed- kökünden evrilmiştir.Kullanım AlanlarıSağlık sektörü: Hastanelerde, ambulanslarda yaralı ve hasta taşıma aracı olarak kullanılır.Tarihi kullanım: Osmanlı ve Doğu toplumlarında, önemli kişilerin taşınmasında tahtırevan benzeri taşıma ara
TR
Tuğba Aygün