
Açıklanabilir yapay zekâ, yapay zekâ ve makine öğrenmesi sistemlerinin ürettiği kararların, bu kararlara götüren süreçlerin ve davranış örüntülerinin insanlar tarafından anlaşılabilir biçimde gerekçelendirilebilmesini hedefleyen yöntemler ve tasarım yaklaşımları bütünüdür. Alanın ortaya çıkışı, özellikle derin öğrenme gibi yüksek doğruluk sağlayan fakat iç işleyişi opak kalan modellerin yaygınlaşmasıyla hız kazanmıştır. Açıklanabilirlik gereksinimi, kararların güvenlik, etik, hukuk, maliyet ve t
TR
Ömer Said Aydın

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin gelişimi, insan bilişsel yeteneklerini taklit eden sistemlerin toplumsal, ekonomik ve hukuksal süreçlere entegre olmasına yol açmıştır. Bu sistemler; veri işleme, örüntü tanıma ve karar destek mekanizmaları aracılığıyla operasyonel verimliliği artırma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, algoritmik süreçlerdeki yanlılıklar, veri güvenliği protokolleri ve hukuki sorumluluk rejimindeki belirsizlikler, yapay zekâ etiği alanındaki akademik ve pratik çalışmaları
TRhatice kübra aksoy

Yapay zekâ sistemleri artık yalnızca film önerileri sunan veya reklam gösteren araçlar olmaktan çıktı. Günümüzde kredi başvurularının değerlendirilmesinden tıbbi teşhislere, işe alım süreçlerinden otonom araçlara kadar birçok kritik karar yapay zekâ destekli sistemler tarafından veriliyor veya yönlendiriliyor. Ancak bu gelişim beraberinde önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İnsanlar, nasıl çalıştığını anlamadıkları algoritmalara ne kadar güvenebilir? Bu sorunun merkezinde “Black Box” yani siyah
TR
Ömer Said Aydın

Bir otonom aracın çarpışma anında verdiği ani manevrayı düşünün. Ya da bir kredi başvurusunu reddeden algoritmanın kararını. Ya da bir savaş alanında hedef önceliklendirmesi yapan bir sistem. Bu senaryoların ortak noktası şu: bir "karar" var, bir "sonuç" var, ama geleneksel anlamda bir "fail" yok. Kararı veren şey ne pişmanlık duyabilir, ne hesap verebilir, ne de cezalandırılabilir. İnsan zihni binlerce yıldır sorumluluğu bir özneye bağlamak üzere evrildi. Bir şey ters gittiğinde sorduğumuz ilk
TR
Ömer Said Aydın

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin 62. Oturumu, BM İnsan Hakları Konseyinin 15 Haziran 2026 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayan ve 7 Temmuz 2026 tarihine kadar devam etmesi öngörülen toplantı dönemidir. Oturum, dört haftalık bir süreyi kapsamaktadır. Konseyin 2026 Yılı Dönem Başkanlığını Endonezya’nın BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sidharto Reza Suryodipuro yürütmektedir. Oturum kapsamında çatışma bölgelerindeki insan hakları durumlarının ele a
TR
Edanur Karakoç