
10 Ağustos 1230 (28 Ramazan 627) tarihinde, Sultan I. Alâeddin Keykubad komutasındaki Türkiye Selçuklu Devleti ve el-Melikü’l-Eşref idaresindeki Eyyûbî müttefik kuvvetleri ile Celâleddin Harezmşah liderliğindeki Harezmşahlar ordusu arasında, Erzincan yakınlarındaki Yassıçemen mevkisinde gerçekleşen bir meydan muharebesidir. Bu savaş, Doğu Anadolu ve Orta Doğu’nun siyasi haritasını kökten değiştirmiş, Harezmşahlar Devleti’nin fiilen yıkılmasına yol açarken Anadolu’yu Moğol istilasına açık hale ge
TR
Adem Kılıç
İslâm öncesi dönemden itibaren Hârizm’e hâkim olan vali, emîr ve hükümdarlar “hârizmşah” (harzemşah) unvanını kullanmışlardır. Çok geniş bir sahada hâkimiyet tesis ederek büyük bir devlet haline gelen Hârizmşahlar’dan önce Hârizm bölgesinde aynı adla hüküm sürmüş üç hânedan daha vardır. Bunlar, Pers İmparatorluğu yıllarından başlayıp 995’e kadar devam eden Afrigoğulları, 995-1017 yılları arasında bölgeye hâkim olan Me’mûnîler ve Sultan Mahmûd-ı Gaznevî’nin Altuntaş el-Hâcib’i Hârizmşah unvanıyla
TRİslam Ansiklopedisi
553’te (1158) doğdu. Babası Halife Müstazî-Biemrillâh, annesi Türk asıllı bir câriye olan Zümrüt (Zümürrüd) Hatun’dur. Babasının ölümünün ardından 2 Zilkade 575 (30 Mart 1180) tarihinde hilâfet makamına geçti. Nâsır-Lidînillâh önce Büveyhîler’in, daha sonra Selçuklular’ın yüzyıllar boyunca süren hâkimiyeti karşısında dünyevî gücünü büyük ölçüde kaybetmiş olan Abbâsî hilâfetinin hâkimiyetini yeniden tesis etmek için siyasî, askerî, içtimaî, idarî ve fikrî alanlarda çalışmalar başlattı. 583’te (11
TRİslam Ansiklopedisi