
Learning to Drive is a 2014 drama film directed by Isabel Coixet, starring Patricia Clarkson and Ben Kingsley. The film explores themes of personal transformation, cultural differences, and mutual understanding. It is based on Katha Pollitt's 2002 personal essay of the same name, published in The New Yorker. The screenplay was written by Sarah Kernochan. The story follows the intersecting lives of a New York book critic and an Indian immigrant driving instructor. The film premiered at the 2014 T
EN
Büşranur Akpınar

Her Türk’ün hayatında, o bembeyaz taşların sessizce ama vakur bir şekilde yan yana dizildiği o kutsal mekanlara, şehitliklere düşmeli yolu. Bu bir sıradan ziyaret, bir turistik uğrak değil ruhu pasından arındıran, kalbi hizaya sokan bir yerdir. Ben ne zaman o kapıdan içeri adım atsam, adımlarımı yavaşlatır, sesimi kısar ve içimden sadece şu cümleyi geçiririm: "N’olur kabul buyurun beni." Çünkü orası, sıradan bir toprak parçası değil bu vatanın tapu senetlerinin kanla, canla imzalandığı ölümsüzle
TR
Gözde Cabadak

Bazen insan, dış dünyanın gürültüsü ile iç dünyasının sessizliği arasında sıkışıp kalır. Bir yanda sürekli koşmamız gerektiğini söyleyen hayat, diğer yanda durup “ben aslında ne istiyorum?” diye fısıldayan bir iç ses vardır. İşte bu yazı, tam da bu iki sesin arasında sıkışan insanın kadim yolculuğuna dair… Dışarıdaki dünyanın gürültüsü ile içerideki sessizliğin çatışması, aslında insanın var olduğu günden beri bitmek bilmeyen o kadim "afak" ve "enfüs" yolculuğunun ta kendisidir. Afak, yani gözüm
TR
Nursena Şahin
HaHayat üç gün derler: Dün, bugün ve yarın. Dün geçti… Belki de en çok orada bekledim seni. Gelmedin. Bekledim. Sustun. Bugün bitmek üzere. Zaman ağır ağır akıyor ama içimdeki boşluk aynı. Kalabalıklar var etrafımda ama sen yoksun. Şimdi aklımda tek bir soru var: Acaba yarın gelir misin? Yoksa yarın da bugünün tekrarı mı olur? Bazen insan bir başkasını beklerken aslında kendini tamamlamayı bekler. Belki de mesele sen değilsin… Belki mesele, eksik hissettiğim yanım. Yarın gelir mi bilmiyorum. Ama b
TRMelisa Yıldırım

bir kuşum; kurşun ve kafeslerden azat, dünya esaretinden göğün hürriyete sığınmış. bir kalemim; dağların dahi yüklenemediği acıların şahidi, zamanın ödünç verdiği en tatlı meyvesi çalınmış çocukların tanığı. bir ezgiyim, yürekten süzülüp gönüllere dolanan, teslim olmuşa aynayım, buyrulduğu üzere. hakikatte bir karıncayım, çelimsiz bedenimde koca bir damla. ateşi görüyorum; yol uzun, üzerimde çağın ağırlığı. çabuk yorulmaya meyyalim yine de durmaya hakkım yok; belki su boğar, ateş yakar, yolda ol
TRBengisu Sarı

Bugün teknoloji hakkında konuşmak, artık yalnızca yeni cihazlar, yazılımlar, uygulamalar veya yapay zekâ modelleri hakkında konuşmak değildir. Teknoloji, insanın nasıl düşündüğünü, nasıl öğrendiğini, nasıl çalıştığını, nasıl hatırladığını, nasıl karar verdiğini ve hatta neyi gerçek kabul ettiğini dönüştüren büyük bir çevre hâline gelmiştir. Bu yüzden teknoloji meselesi, mühendislerin, girişimcilerin veya yatırımcıların alanıyla sınırlı görülemez. Teknoloji artık doğrudan doğruya insan, toplum, b
TR
Ali Ömer Yurddaş

“İnsanın içinde, hiçbir simülasyonun tamamen susturamayacağı aşkın bir hakikat çağrısı vardır.” The Truman Show, modern insanın yalnızca medya tarafından kuşatılmışlığını değil, temsilin hakikatin yerine geçtiği bir dünyada insanın ontolojik statüsünün nasıl dönüştüğünü anlatan güçlü metafizik bir alegoridir. Film çoğu zaman televizyon kültürü, gözetim toplumu ya da medya manipülasyonu bağlamında okunmuştur; ancak bu okumalar filmin merkezindeki daha derin soruyu çoğu zaman ıskalar: İnsan, kendi
TR
Ali Ömer Yurddaş

İnsan, yaratılışının bir gereği olarak arayan, araştıran bir varlıktır. Bu arayış bazen somut bir hedefe, bazen de bir anlama yönelir. Ancak göz ardı edilen bir gerçek şudur ki: aramanın değeri ulaşılan sonucun yanı sıra süreçte yaşanan dönüşüm ve değişimlerde de saklıdır. Bazen yolda olmak ulaşılacak yerden daha kıymetlidir. Arayışın Ontolojisi: İnsan Neden Arar ? Aramak, bazen Hz. İbrahim gibi içindeki boşluğu dolduran eksiklik duygusunun bir yansımasıdır. Bazen de içindeki potansiyelin dışavu
TR
mesude zor

Truman Show, Peter Weir tarafından yönetilmiş ve Andrew Niccol tarafından yazılmış 1998 yılı yapımı bir Amerikan komedi drama ve bilim kurgu filmidir. Film, modern medya ve gözetim toplumu kavramlarını sinema diliyle tartışan yapısı nedeniyle çağdaş kültür ve iletişim çalışmalarında sıklıkla incelenmiştir. Başrolünde Jim Carrey yer almaktadır; oyuncu kadrosunda ayrıca Laura Linney, Ed Harris, Noah Emmerich ve Natascha McElhone bulunmaktadır. Konu Özeti Truman Burbank adlı karakter, doğumundan it
TR
Burcu Sandıkçı
Neİnsanlar yürüyorlar İnsanlar koşuyorlar İnsanlar bekliyorlar Peki neden? Bir koşuşturma var etrafta Bir acele, telaşlı gözlerler ile bakışlar var Bir serzeniş var suretlerde Gitmek isteyiş, fakat sanki bir mıh gibi kitleniş var Her gün, her gün bitmeyen bir çile gibi yataklardan kalkıp gidiş Bir de dönüş var, kornalar arasında siren seslerini duyurmaya çalışan bir ambulans gibi Bir telaş var etrafta Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan saklanış gibi Ne için bu acele, diye sorsan Cevabını vere
TRİrem Kırmıt