
Doğada yağmur yağdıktan sonra bir ormanda dolaştığını hayal et. Bir gün önce hiçbir şey yokken, ertesi gün toprağın üzerinde sayısız mantarın belirdiğini görebilirsin. İşte "mantar gibi yerden bitmek" deyimi, hayatımızda tıpkı bu mantarlar gibi aniden ve birdenbire ortaya çıkan durumları anlatmak için kullandığımız eğlenceli bir ifadedir. Bu Deyimin Kökeni ve Kültürümüzdeki Yeri Deyimler, kültürel mirasımızın çok değerli birer parçasıdır ve nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaşmışlardı
TR
Şehrinaz İrem Canbaba

Babalar Günü, dünya genelinde babaların veya baba figürlerinin çocukların yaşamlarına sunduğu katkıları anmak ve onlara teşekkür etmek amacıyla kutlanan özel bir gündür. Ülkeden ülkeye kutlanma tarihleri farklılık göstermekle birlikte, Türkiye dahil birçok ülkede ağırlıklı olarak haziran ayının üçüncü pazar günü kabul görmektedir. Tarihsel Kökeni ve Resmileşme Süreci Babalar Günü fikri, 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri'nde Anneler Günü kutlamalarının popülerlik kazanmasının ar
TR
Nursena Şahin

Osmanlı İmparatorluğu denince zihnimizde genellikle saraylar, fetihler, diplomatik mücadeleler ve devasa bir bürokratik mekanizma canlanır. Ancak koca bir imparatorluğun kalbi aslında saray odalarında değil; mahalle aralarındaki o ahşap evlerde, yani toplumu ayakta tutan en küçük hücrede, "aile" yapısında atıyordu. İlber Ortaylı’nın ufuk açıcı eseri "Osmanlı Toplumunda Aile", makro tarihin gölgesinde kalan bu mikro dünyaya ışık tutuyor. Şer’iyye sicillerinden, seyahatnamelerden ve zengin arşiv b
TRGökçe Baykurt
DuKöken Duş kelimesi, Fransızca douche sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Fransızca sözcük, suyun bir boru aracılığıyla püskürtülerek kullanıldığı banyo düzeneklerini ifade eder. Douche kelimesinin kökeni İtalyanca docciaya dayanır; bu sözcük “su borusu” anlamında kullanılmıştır. İtalyanca doccia ise, “suya boru veya kanal yoluyla yön verme, iletme” anlamını taşıyan Geç Latince ductio sözcüğünden türemiştir. Ductio kelimesi, Latince ducere (sürmek, yönlendirmek, sevk etmek) fiiline getirilen -(t)ion
TR
ZUŞAN ÖNER

Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi tarih anlatıları çoğu zaman iktidar merkezli bir çerçeveye yaslanır: Liderler, savaşlar, diplomasi ve “büyük kararlar” ön plandadır. Annales Okulu, Marksizm gibi yaklaşımlar ise bu ölçeği tersine çevirebilir. Geçmişi ve/veya tarihi gerçekten kim/ne şekillendirir; komutanlar mı, yoksa gündelik hayatın, toplumun maddi altyapısı mı? Ya da daha genel çerçevede insan dışı doğal yapılar mı? Bu tersten okumalardan biri de temel gıda/tarım ürünleri üzerinden geçmiş
TR
Mehmet Salih Çoban

Gün içinde fark etmeden onlarca karar verdiğimi düşünüyorum. Sabah ne giyeceğimden başlayarak, ne yiyeceğime, hangi derse ne zaman çalışacağıma kadar sürekli seçim yapıyorum. Ama bazı günler geliyor ki, en basit kararlar bile bana gereğinden fazla zor geliyor. Sanki zihnim dolmuş ve artık düşünmek istemiyor gibi hissediyorum. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde bu durum daha da belirginleşiyor ve en küçük seçimler bile gözümde büyüyor. Karar Yorgunluğu Nedir? Bu durumu yaşadıkça bunun sadece b
TRYaren Topaloğlu

Life in a Day (Hayattan Bir Gün), yönetmen Kevin Macdonald ve yapımcı Ridley Scott tarafından gerçekleştirilen, dünya genelindeki insanların yaşamlarından bir günü belgelemeyi amaçlayan kitle kaynaklı (crowdsourced) deneysel bir belgesel film projesidir. YouTube, LG ve National Geographic ortaklığıyla yürütülen proje, farklı coğrafyalardan bireylerin günlük yaşamlarını kendi kaydettikleri görüntüler aracılığıyla bir araya getirerek küresel ölçekte kolektif bir anlatı oluşturmayı hedeflemiştir. P
TR
Fatma Fırat

Parazit, Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho tarafından 2019 yılında çekilmiş ve çağdaş sinemada sınıf ilişkilerini ele alan en önemli yapımlardan biri olarak öne çıkmıştır. Film, 2019 Cannes Film Festival’nde Altın Palmiye ödülünü kazanmış; 2020 Academy Awards’da ise “En İyi Film” ödülünü alarak bu kategoride ödül kazanan ilk İngilizce olmayan film olmuştur.【1】Kara mizah, gerilim ve dram unsurlarını bir araya getiren yapım, modern kapitalist toplumda sınıf eşitsizliklerini gündelik yaşam pratikl
TR
Bengisu Sağlam
BiBazı defterler vardır; satın alındıkları günün heyecanını yıllarca ilk sayfalarında taşırlar. Rafın bir köşesinde beklerler. Kapakları hâlâ temizdir, sayfaları hâlâ serttir. İnsan onları sıradan bir günde kullanmaya kıyamaz. Daha önemli bir zaman gelecektir çünkü. Daha düzenli hissedilen bir dönem, daha net düşüncelerin olduğu bir mevsim, daha “doğru” bir başlangıç anı... O yüzden defter bekler. İnsan da onunla birlikte bekler. Ve fark etmeden, kullanılmamış sayfaların içinde yalnızca mürekkep d
TR
Ebrar Sıla Peri
BaBir akşam eve dönerken her zamanki yoldan yürüyordum. Aynı kaldırımlar, aynı dükkânlar, aynı otobüs durağı. Yol boyunca dikkatimi çekecek hiçbir şey yoktu. Hatta o günü sonradan hatırlamamı gerektirecek özel bir olay da yaşanmadı. Eve geldim, anahtarı her zamanki gibi kapıda çevirdim, çantamı aynı sandalyeye bıraktım. Sonra, neden olduğunu bilmeden, yıllardır durduğu yerde duran bir eşyaya baktım. Ne değişmişti bilmiyorum ama o an bir şeyin eskisi gibi olmadığını hissettim. O şey eşya değildi. E
TR
Ebrar Sıla Peri