GüKöken Gülistan kelimesi, Farsçadan Türkçeye geçmiş birleşik bir sözcüktür. Farsça gül (گل) ve yer bildiren -istan (ستان) “yer, ülke” ekinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanı Edebiyat: Edebi metinlerde "gülistan" sözcüğü betimleyici anlamıyla kullanılır; huzurlu, güzel ve düzenli bahçeler veya ortamların tasvirinde tercih edilir. Günlük Dil: Huzur veren doğal alanlar, bahçeler ve köy ortamları gibi yerleri tanımlamak için mecaz anlamda kullanılır.
TR
Tuğba Kırım
Câmî’nin 892’de (1478) Sa‘dî’nin Gülistân’ını örnek alarak yazdığı ve Sultan Hüseyin Baykara’ya ithaf ettiği Bahâristân tertip ve üslûp bakımından Gülistân’a benzerse de muhteva açısından farklılıklar gösterir. Dil ve anlatım yönüyle daha sade olmakla birlikte onun kadar başarılı değildir. Ravżatü’l-aḫyâr ve tuḥfetü’l-ebrâr adıyla da anılan Bahâristân, yine Gülistân gibi nesir-nazım karışımı bir eser olup bir mukaddime, sekiz bölüm (ravza) ve bir hâtimeden meydana gelir. Her bölümün başında konu
TRİslam Ansiklopedisi