
Göz bebeği (Pupilla), irisin merkezinde konumlanan ve göze giren ışık miktarını düzenlemekle görevli olan doğal bir açıklıktır. Normal yetişkin bireylerde pupilla çapı genellikle 3,9 ile 4,2 mm arasında değişmekle birlikte; yaş, ortamdaki ışık koşulları ve gözün odaklanma (akomodasyon) durumuna göre dinamik bir yapı sergiler. Nörofizyolojik Mekanizma ve Işık Refleksi Pupilla ışık refleksi, retinanın fotoreseptörleri ile melanopsin içeren ganglion hücrelerinin ışık uyarısına verdiği yanıttır. Bu
TR
Beyza Yıldız
GöKöken "Göz" sözcüğü Eski Türkçe köz “görme organı” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe kör- “görmek” sözcüğünden türetilmiştir. "Yaş" sözcüğü ise nem, ıslaklık” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ñaş biçiminden evrilmiştir. Kullanım Alanları Fizyolojik Anlamda (Biyoloji / Sağlık): Gözyaşı, gözdeki gözyaşı bezleri tarafından üretilen, göz yüzeyini nemlendiren ve koruyan sıvıdır. Duygusal Tepki Olarak (Psikoloji / Günlük Dil): Üzüntü, sevinç, acı, ö
TRElif Kabak
ŞeKöken Şehla kelimesi (ﺷﻬﻼﺀ) Arapça kökenli bir sıfattır. Arapça “koyu mâvi veya elâ gözlü” anlamına gelen eşhel kelimesinin müennes şeklidir. Kelime, “Hafif şaşı” anlamında kullanılan tanımını Türkçede kazanmıştır. Kullanım Alanları Fiziksel Tanımlamalar ve Tıbbî Terimler: Göz yapısında hafif kayma, yani tıpta “hafif strabismus” olarak tanımlanabilecek estetik şaşılık durumunu ifade etmek için kullanılır. Edebiyat ve Tasvir Sanatı: Özellikle klasik şiir ve romanlarda şehla gözlü karakterler roma
TR
Tuğba Aygün
CiKöken Cingöz kelimesi, iki unsurun bileşiminden oluşmuştur: cin ve göz. Cin, Arapça cnn kökünden gelen cinn جنّ “1. gece karanlığı, 2. bir tür görünmez varlık” sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük, Arapça canna جَنَّ “gizledi, sakladı” fiilinden türetilir. Aramice/Süryanice ve İbranice gny kökünden gelen gānāh, gənā גָנָה “örtünme, gizlenme, kapanma” fiiliyle ve aynı zamanda İbranice gnn kökünden gelen gānan גָנָן “koruma, etrafını çitle çevirme” fiiliyle eş kökenlidir. Bu yapı, “görünmeyen, giz
TR
Ayşenur Bayraktar
GöKöken Göz kelimesi, Eski Türkçedeki köz sözcüğünden türemiştir ve temel anlamı "görme organı"dır. Bu sözcük, yine Eski Türkçede "görmek" anlamına gelen kör- fiilinden türetilmiştir. Ancak gör- fiiliyle yapısal olarak doğrudan bir bağlantısı bulunup bulunmadığı kesinlik kazanamamıştır. Kullanım Alanları Anatomi ve Tıp: İnsan ve hayvanlardaki görme organını tanımlamada kullanılır. Deyimler ve Atasözleri: “Göz kulak olmak”, “gözden düşmek”, “göz boyamak” gibi pek çok kalıplaşmış ifade içinde yer al
TR
İbrahim Filiz

Recaizâde Mahmut Ekrem’in Tanzimat edebiyatındaki estetik anlayışını yansıtan Zemzeme, üç ciltten oluşan önemli bir şiir kitabıdır. Ayrıca Recaizade Mahmud Ekrem'in "Kafiye, kulak içindir." anlayışını yansıttığı eseridir. 1885’te yayımlanan bu eser, dönemin edebiyat çevrelerinde yankı uyandırmış ve eski-yeni edebiyat tartışmalarının merkezinde yer almıştır. Zemzeme eserinin yazarı Recaizâde Mahmut Ekrem " image-alternate="" image-element-format="right"> Eserin Yazılış Amacı ve Özellikleri Zem
TR
Mustafa Avcı
ÇiKöken Farsça çapal (چپل) “bulaşık, pis; pislik” sözcüğünden alıntıdır. Türkçede gözlerin sağlıksız ve solgun görünümünü tanımlamak için kullanılmıştır. Kullanım Alanları Günlük Konuşma: Yorgun, bitkin veya hasta gözleri tanımlamak için kullanılır. Edebiyat: Karakter tasvirlerinde gözlerin solgun ve sağlıksız görünümünü anlatmak için tercih edilir. Halk Dili: Özellikle yaşlı, yorgun veya uykusuz kişilerin gözlerini betimlemek için kullanılır.
TR
Edanur Karakoç
GöKöken Türkçe göz kelimesine getirilen -lük ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Sağlık ve Optik: Görme bozukluklarını düzeltmek veya gözleri korumak amacıyla kullanılır. Binicilik: Atların sadece önlerini görmesini sağlamak için yanlarına takılan özel kapaklar için kullanılır. Mecaz Anlam: Belli bir perspektifi veya bakış açısını ifade etmek için kullanılır.
TR
Esra Can

Muallim Nâci’s one of the most controversial works in Turkish literature, Demdeme, was serialized in the newspaper Saâdet in 1886. This work was written as a response to criticisms directed at Muallim Nâci by Recaizâde Mahmut Ekrem in the introduction to his three-volume poetic series “Zemzeme III”. It is regarded as an important part of the old-new debates in Tanzimat-era Turk literature. In this work, Muallim Nâci defended the view that “Rhyme is for the eye”, in opposition to Recaizâde Mahmut
EN
Mustafa Avcı

Sabah pencerenizi araladığınızda ya da açık havada yürüyüş yaparken başınızı kaldırıp gökyüzüne baktığınızda ilk fark ettiğiniz şey nedir? Genellikle o engin mavi... Peki hiç düşündünüz mü, gökyüzü neden mavi görünür? Gelin, bu sorunun cevabını ilmin ve tefekkürün penceresinden birlikte inceleyelim. Beyaz Işık Renkli midir? Öncelikle şunu belirtelim: Güneş’ten gelen ışık aslında beyazdır. Ancak bu beyaz ışık, tek bir renkten oluşmaz. İçinde kırmızıdan mora kadar birçok farklı rengi barındırır. B
TR
Mehmet Bağcı