NüKöken Nümayiş kelimesi Türkçeye Farsçadan geçmiştir. Farsçada numāyiş biçiminde kullanılan sözcük “gösterme, sergileme” anlamı taşır. Kelime, “göstermek” anlamındaki Farsça fiilden türemiş olup zamanla Türkçede hem “gösteri” hem de “gösteriş” anlamlarını kapsayacak şekilde kullanılmaya başlamıştır. Kullanım Alanları Toplumsal ifade bağlamında: Bir görüşün veya tepkinin kalabalık şekilde ortaya konmasını anlatmak için kullanılır. Davranış ve tutum anlatımında: Kişinin dışa vurduğu hâl, tavır ve g
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
SüKöken Sükse kelimesi, Türkçeye Fransızca “başarı” anlamındaki succès sözcüğünden gelmketedir. Fransızca kelimenin kökeni, Geç Latincede “sonuç, ürün, mahsul, elde edilen şey” anlamına gelen successum sözcüğüne dayanır. Bu sözcük ise, Latincede “ardından gelmek, izlemek” veya “bir şeyin sonucu olmak” manasındaki succedere, success- fiilinden türetilmiştir. Nihai kökeni, “gitmek” anlamındaki cedere fiiline sub+ ön ekinin getirilmesine kadar uzanır. Kullanım Alanları Sanat ve Kariyer: Bir tiyatro o
TR
Tuğba Aygün
PoPotlaç (Potlatch), Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'nın kuzeybatı Pasifik kıyı şeridinde yaşamış olan Kwakiutl, Tlingit, Salish, Haida ve Tsimshian gibi yerli topluluklarda görülen törensel bir uygulamadır. Terim, "vermek", "bağışlamak", "beslemek" veya "tüketmek" gibi anlamlara gelir. Özünde potlaç, bir soy grubunun veya ailenin sahip olduğu ayrıcalıkları ve sosyal iddiaları, törensel olarak davet edilmiş misafirler önünde sergilediği ve meşrulaştırdığı bir toplanmadır. Bu uygulama, toplum
TRYunus Emre Yüce

Veblen etkisi, bir malın fiyatı arttıkça talebinin de artması durumunu ifade eden ekonomik ve sosyolojik bir fenomendir. Bu kavram, Amerikalı ekonomist ve sosyolog Thorstein Veblen tarafından 1899 yılında yayımlanan The Theory of the Leisure Class adlı eserinde ortaya konmuştur. Veblen, bireylerin sosyal statülerini göstermek amacıyla pahalı ve lüks ürünleri tercih ettiklerini gözlemlemiş ve bu davranışı “gösterişçi tüketim” (conspicuous consumption) olarak tanımlamıştır. Gösterişçi tüketim, yal
TR
Hatice Mehlika Biten

Recaizade Mahmud Ekrem’in Türk edebiyatına kazandırdığı Araba Sevdası, Tanzimat döneminin en sancılı konularından birini ele alır: Yanlış Batılılaşma. Dönemin aydınları modernleşmeyi bir kurtuluş olarak görürken, bu süreci sadece "şekil ve yaşam tarzı" olarak algılayan alafranga, züppe bir insan tipi türemiştir. İşte bu tipin edebiyattaki en somut karşılığı Bihruz Bey'dir. Öyle ki, Bihruz Bey’in trajikomik hâli ve tavrı, sosyolog Şerif Mardin'in teorik çerçevesinde günümüzde bile toplumsal bir e
TR
Hüdanur Açıkgöz

Toplumsal eşitsizliği teşhis etmek başka, her üstünlüğü suç ve her başarıyı şaibe saymak başkadır. Sınıf kini, haklı bir adalet talebinin ölçüsünü kaybederek hasede; hasedin ahlâkî üstünlük iddiasına; bu iddianın ise başkasını yükseltmek yerine yüksekte bulunanı aşağı çekmeye yönelen bir intikam arzusuna dönüşmesidir. Bu sebeple sınıf kini, yalnızca iktisadi eşitsizliklerin değil, eşitsizliği anlamlandırma biçimimizin de meselesidir. Eşitsizliğin Maddi ve Sembolik Veçheleri Toplumsal sınıflar ar
TR
İrem Naz Acar