Geİzlediğim filmin ortalarına doğru durup düşünmeye başladım. Aslında niyetim çok basitti: biraz mola vermek, beni motive eden bir şey ile zihnimi tazelemek. Fakat karşıma çıkan Kiralık Aile filmi bana beklediğimden fazlasını sundu. Bu yüzdendir ki ben şimdi oturmuş bu yazıyı yazıyorum.Film bende beklediğimden daha derin bir iz bıraktı; sanki var olan duygularıma sessizce fısıldadı. Özellikle filmde geçen bir cümle zihnimde sürekli tekrar etti: “Bazen sadece birinin gözlerimizin içine bakıp var ol
TRRabia Dalkıran
Neİnsanlar yürüyorlarİnsanlar koşuyorlarİnsanlar bekliyorlarPeki neden?Bir koşuşturma var etraftaBir acele, telaşlı gözlerler ile bakışlar varBir serzeniş var suretlerdeGitmek isteyiş, fakat sanki bir mıh gibi kitleniş varHer gün, her gün bitmeyen bir çile gibi yataklardan kalkıp gidişBir de dönüş var, kornalar arasında siren seslerini duyurmaya çalışan bir ambulans gibiBir telaş var etraftaBardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan saklanış gibiNe için bu acele, diye sorsanCevabını veremeyecek binle
TRİrem Kırmıt
HüYıllardır sormaktan vazgeçmediğim bir soru vardır: Hakikat neden bu kadar acı gelir? Ya da daha doğru soruyla: Hakikati konuşmak neden delilik sayılır? Hüseyin Nihal Atsız’ın 1941’de kaleme aldığı Dalkavuklar Gecesi, bu soruları yalnızca soran değil, cevabını da haykıran bir başyapıttır. Bu eser, yalnızca edebî bir roman değil, bir millet evladının düzenle hesaplaşmasıdır.Dalkavuklar Gecesi, görünüşte Hattuşaş adlı bir krallıkta geçiyor gibi görünse de aslında her satırı bizden, her karakteri bi
TR
Kürşat Ziyadoğlu

Tüm inanışlarda, tüm anlayışlarda, tüm biçimlerde; her insan, hayata gelişiyle ilgili ama toplum nezlinde önemli, ama kendince önemsiz bir gaye arar. Üstelik, arayıp bulunabildiği gibi; hiçbir adım atmadan da bu gayeye erişilebilir. Toplum nazarında kıymetli sayılabilecek bir sebebe tutunanlar da vardır; kendi iç dünyasında bunun pek de mühim olmadığını düşünenler de... Ne var ki, gaye dediğimiz şey bazen aramakla bulunmaz; bazen de hiçbir niyet taşımadan, ayak bile sürmeden, insanı bulur.Sebep–
TR
Ayşe Aslıhan Yoran
EsKökenEssah sözcüğü, Arapça kökenlidir. Arapça ṣḥḥ kökünden türemiş 'eṣṣaḥ أَصَّح “daha doğru, en doğru” anlamındaki kelimeden alınmıştır. Bu kelime, Arapça ṣaḥīḥ صحيح “doğru, sahih” sözcüğünün efˁal vezninde kıyas (derecelendirme) hali olarak kullanılır.Kullanım AlanlarıGünlük Konuşma: Özellikle ağızlarda ve halk konuşmalarında “doğru” veya “gerçek olan” anlamında kullanılır. Doğruluk ve gerçeklik bildiren ifadelerde, samimi veya vurgu yapmak için tercih edilen ağızlara özgü bir terim olarak kul
TRAyşe İkbal Özsakın

"Güneş balçıkla sıvanmaz" deyimi, çok açık ve herkesin bildiği gerçeklerin, yalanlarla veya yanlış bilgilerle örtülemeyeceğini anlatır. Tıpkı parlak bir güneşi çamurla kaplayamayacağımız gibi, bazı gerçekler de gizlenemez. Haydi, bu deyimin anlamını ve günlük hayatta nasıl kullanıldığını keşfedelim!💡 Nerden Gelir?Bu deyimin kökeni tam olarak bilinmese de, mantığı oldukça basit. Güneş, gökyüzündeki en parlak ve en büyük ışık kaynağıdır. Onu küçücük bir balçık parçasıyla kapatmak imkânsızdır. Bu
TR
Nida Üstün