
Vera Molnár (1924–2023) was a Hungarian-born French artist and one of the pioneers of computer-assisted art. Throughout her career, she became known for her aesthetic explorations based on mathematical methods, algorithmic systems, and chance. From the 1960s onward, she integrated computer programming techniques into the artistic production process, bringing together artificial order and human intuition in the visual arts. Sans Titre, Vera Molnár (Pera Müzesi) " image-element-format="right" imag
EN
Nazlı Kemerkaya

In the Renaissance, perspective was an artistic method developed through observation and systematized with mathematical formulas to create the illusion of three-dimensional space on a two-dimensional surface. This technique was based on the principle that parallel lines converge at one or more points on the horizon line in the viewer’s line of sight. Perspective was not only a visual arrangement method but also an intellectual revolution that changed humanity’s perception of the world. For the a
EN
Ahsen Buyurkan
MüKöken Münhani (ﻣﻨﺤﻨﻰ) kelimesi, Arapçada ḥnw (ح ن و) kökünden türemiştir ve “eğri, kıvrımlı” anlamına gelir. Kelime, inḥinā (اِنْحَنَى) fiilinden türemiş olup “eğdi, büktü" anlamlarını taşır. Bu nedenle münhani, genel olarak eğilmiş, kıvrılmış veya doğrusal olmayan biçimleri ifade etmek için kullanılır. Kullanım Alanları Matematik ve Geometri: Eğri çizgileri ve eğrisel yapıları ifade etmek için kullanılır. Mimarlık: Kıvrımlı kemerler ve doğrusal olmayan mimari unsurları tanımlamada yer alır. Ede
TR
Berna Çamur
KoKöken Koşut, Türkiye Türkçesi koş- fiilinden -ut ekiyle türetilmiştir. Bu türetme, yan yana veya paralel durumları ifade eden bir sıfat oluşturmak için yapılmıştır. Kullanım Alanları Matematik ve Geometri: Çizgi, doğru veya yüzeylerin birbirine değmeden yan yana uzanmasını ifade etmek için kullanılır. Mimarlık ve İnşaat: Yapılar veya düzenlemelerin birbirine paralel veya yan yana konumlandırılmasını tanımlamak amacıyla tercih edilir. Felsefe ve Düşünce: Farklı düşünce, olay veya süreçlerin birbi
TR
Fatmanur Mavibaş

Giovanni Benedetto Ceva, üçgen geometrisinde doğruların tek bir noktada kesişme şartlarını ortaya koyan teoremi ve Menelaus teoremini yeniden keşfetmesiyle tanınan İtalyan bir matematikçidir. Akademik kariyerinin yanı sıra Mantua Dükalığı'nda üst düzey idari görevler üstlenen Ceva; hidrolik mühendisliği ve matematiksel iktisat alanlarında da öncü nitelikte çalışmalar yürütmüştür. Kökenleri ve Erken Yaşamı Giovanni Benedetto Ceva, 1 Eylül 1647 tarihinde Milano'da, o dönem Habsburg İmparatorluğu s
TRGülbahar Yetiş

David Hilbert, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında yaşamış, geometrinin aksiyomatik temellerinden değişmezler teorisine kadar pek çok alanda çalışmalar yapmış bir Alman matematikçidir. 1900 yılında sunduğu 23 matematiksel problem ile modern matematik araştırmalarının yol haritasını belirlemiş ve Öklid geometrisini 21 aksiyomdan oluşan sağlam bir mantıksal çerçeveye oturtmuştur. Ayrıca, geliştirdiği "Hilbert Uzayı" kavramıyla modern fonksiyonel analiz ve kuantum mekaniği gibi fiziksel kuram
TRGülbahar Yetiş
BeKöken Arapça beyżî (yumurtaya benzeyen, yumurta gibi) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Beyż “yumurta” kökünden türetilmiştir. Kullanım Alanları Şekil ve biçim betimlemeleri: Nesnelerin yumurtamsı, oval özelliklerini tanımlamak için kullanılır. Mimari ve sanat terimleri: Süsleme, desen veya yapı elemanlarının biçimlerini belirtmede tercih edilir. Günlük dilde niteleme amacı: Gözlük, yüz hatları, taş veya eşya gibi farklı nesnelerin yumurtaya benzeyen şekillerini anlatmak için kullanılır.
TR
Ömer Faruk Tuğla

Vera Molnár (1924–2023), bilgisayar destekli sanatın öncülerinden olan Macar asıllı Fransız sanatçıdır. Kariyerinde matematiksel yöntemler, algoritmik sistemler ve rastlantısallık üzerine kurulu estetik araştırmalarıyla tanınır. 1960’lardan itibaren bilgisayar programlama tekniklerini sanatsal üretim sürecine dâhil ederek görsel sanatlarda yapay düzen ile insan sezgisini bir araya getirmiştir. Sans Titre, Vera Molár (Pera Müzesi) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.o
TR
Nazlı Kemerkaya
SüSüprematizm, Kazimir Maleviç tarafından 20. yüzyılın başlarında ortaya konmuş, tümüyle soyutlamaya dayanan bir sanat akımıdır. “Supreme” kelimesinden türeyen bu isim, sanatın “en yüksek” ya da “en saf” halini arayışa işaret eder. Bu akım, sanatı nesnel temsillerden arındırarak duygu, sezgi ve saf formun ön plana çıkarıldığı, tamamen soyut bir ifade diline dönüştürmeyi amaçlamıştır. Maleviç’in temel amacı, sanatın “sıfır noktası”na ulaşarak, nesnelerden bağımsız bir görsel dil kurmak ve bu yolla
TR
Yahya B. Keskin
PiPisagor, çok çok eski zamanlarda (M.Ö. 570 civarı) Sisam adasında doğmuş bir düşünür, matematikçi ve biraz da gizemli bir filozoftu. İnsanlar ona “sayıların babası” diyordu. Çünkü ona göre evrendeki her şeyin temelinde sayılar vardı ama ona göre bu sadece matematik değil, evrenin diliydi. Bir süre sonra Sisam’da huzur bulamayan Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton’a taşındı ve orada kendi okulunu kurdu. Bu okul hem bir matematik kulübü, hem bir müzik atölyesi, hem de biraz gizemli bir kardeşlik top
TR
İbrahim Mert Akbaş