
Merak, canlıları çevrelerinde olup biteni öğrenmeye ve anlamaya yönlendiren bir histir. Bu duygu yalnızca insanlara özgü değildir; birçok canlı türünde çevreyi keşfetmeye ve yeni durumlara tepki vermeye yönelik davranışlarla gözlemlenir. Merak, bireyin bilmediği ya da eksik bildiği bir durumla karşılaştığında bilgiye yönelme isteğinin ortaya çıkmasıyla ilişkilidir. Bu süreçte ortaya çıkan öğrenme gereksinimi, beyinde rahatsızlık oluşturan belirsizlik hissinin azalmasına ve edinilen bilginin ödül
TRRabia Dalkıran

Bilişim felsefesi, her türdeki veri (görsel, işitsel, metin) ve bunlara ait bilgilerin hesaplamalı akıllı teknolojiler aracılığıyla işlenme süreçlerini, bu teknolojilerin dayandığı temel kavramları, ilkeleri ve ontolojik statülerini inceleyen çağdaş bir disiplindir. Bu alan; Nesnelerin İnterneti, artırılmış gerçeklik, metaverse ve dijital platformlar gibi veri-işlem-çıktı döngüsüne dayalı uygulama ve teknolojileri felsefi bir çerçevede ele alır. Bilgisayarı sadece teknik bir aygıt olarak değil,
TR
İremsu Ümit
BeBazı akşamlar vardır; telefon masanın üzerinde sessizce durur ama odadaki bütün dikkat onun etrafında toplanır. Ekran karanlıktır, hiçbir bildirim gelmez, hiçbir ses duyulmaz. Yine de insan birkaç dakikada bir dönüp bakar. Aslında neyi beklediğini de tam olarak bilmez bazen. Belki bir mesajı. Belki bir haberi. Belki yalnızca içinde bir süredir askıda duran belirsizliğin sona ermesini. Pencerenin dışı yavaş yavaş kararırken, sokaktan geçen insanların adımları birbirine karışırken ve evlerin ışıkl
TR
Ebrar Sıla Peri
BaBir akşam eve dönerken her zamanki yoldan yürüyordum. Aynı kaldırımlar, aynı dükkânlar, aynı otobüs durağı. Yol boyunca dikkatimi çekecek hiçbir şey yoktu. Hatta o günü sonradan hatırlamamı gerektirecek özel bir olay da yaşanmadı. Eve geldim, anahtarı her zamanki gibi kapıda çevirdim, çantamı aynı sandalyeye bıraktım. Sonra, neden olduğunu bilmeden, yıllardır durduğu yerde duran bir eşyaya baktım. Ne değişmişti bilmiyorum ama o an bir şeyin eskisi gibi olmadığını hissettim. O şey eşya değildi. E
TR
Ebrar Sıla Peri
GeKöken Gelişim, Türkiye Türkçesi gel- fiilinden Türkiye Türkçesi -iş ekiyle türetilmiştir. Kelime, eylemin isim hâline gelmesiyle oluşmuştur. Türkçede bu türetme biçimi, zamanla yerleşmiş ve dilde kalıcı hâle gelmiştir. Kullanım Alanları Biyoloji: Canlıların fiziksel ve zihinsel olarak büyüme ve olgunlaşma süreçlerini ifade etmek için kullanılır. Eğitim: Öğrencilerin bilgi, beceri ve yeteneklerinin zaman içinde ilerlemesini tanımlamak amacıyla kullanılır. Psikoloji: Bireylerin ruhsal ve bilişsel
TR
Fatmanur Mavibaş
HiKökeni: Yunanca “hyper” (aşırı) ve Latince “activitas” (etkinlik, hareketlilik) kelimelerinden türetilmiştir. Kullanım Alanları: Psikoloji ve psikiyatri alanında, özellikle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) bağlamında kullanılır. Eğitim ve çocuk gelişimi çalışmalarında davranış gözlemleri ve müdahaleler için önemli bir terimdir.
TR
Fatma Sudem Doğramacı
DeKöken Fransızca kökenli bir kelimedir. Fransızca dégénéré “soysuz, yozlaşmış” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelime, Latince degenerare “soysuzlaşmak, nitelikçe düşmek” fiilinden gelmektedir. Kullanım Alanları Toplumsal ve kültürel eleştiride, bir toplumun ya da bireyin değerlerinden sapması, ahlaki veya kültürel yozlaşmaya uğraması durumlarında “dejenere” kelimesi kullanılır. Sosyolojik ve politik yazılarda, özellikle geleneksel yapının bozulması, bireycilik ve çıkarcılığın yayılması gibi olgu
TR
Ayşenur Bayraktar

Bebeklikte çıkmaya başlayan ve çocukluğumuz boyunca bizimle olan ilk dişlerimize "süt dişleri" denir. Sen hiç aynaya bakıp bu küçük beyaz incileri inceledin mi? Süt dişleri sadece yemek yememizi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda harika bir gülümsemeye sahip olmamıza da yardımcı olur. Haydi, bu küçük ama çok önemli yardımcılarımızı daha yakından tanıyalım! Süt Dişleri Ne İşe Yarar? Süt dişleri, gıdaları kolayca çiğnememize ve öğütmemize yardım ederek sağlıklı büyümemizi sağlar. Ayrıca konuşurken ke
TRAslınur İLHAN

Kaplan kırlangıçkuyruklusu (Papilio alexanor), Papilionidae familyasına bağlı iri yapılı bir kelebek türüdür. İlk kez 1800 yılında Eugen Johann Christoph Esper tarafından tanımlanmıştır. Kanat açıklığı 70–80 mm arasında değişir. Kanat rengi genellikle beyazımsı sarı ya da parlak sarıdır; ön kanatlarda kaplan desenini andıran biri uzun, ikisi kısa siyah şeritler belirgindir. Arka kanatların uç kısmında, familyaya özgü uzun ve ince kuyruk çıkıntıları bulunur. Tür, taksonomik olarak çeşitli alt tür
TR
Dilan Erhan

(Kaynakçayı alfabetik sıraya göre yapmama rağmen bozuluyor bunu dikkate alarak değerlendirirseniz sevinirim.) Çocuk ruh sağlığı, çocuk ve ergenlerin ideal psikolojik sağlık düzeyine ulaşma, bu düzeyi sürdürme ve işlevselliklerini koruma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Bu dönemde ortaya çıkan ruhsal bozukluklar, çocukların normal gelişim süreçlerini aksatarak bireysel ve toplumsal işlevselliği olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Epidemiyoloji ve Yaygınlık Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen
TRMelisa Yıldırım