AkKökenArapça “ʿanbar” (عَنْبَر) kelimesinden Türkçeye “amber” şeklinde geçmiş, buna Eski Türkçede yoğunluk ya da saflık bildiren “ak” sıfatı eklenerek “akamber” biçimini almıştır. Hem amber balığından hem de özel reçineli ağaçlardan elde edilen maddeler için halk arasında kullanılmıştır. İslam tıbbı ve geleneksel doğu kültürlerinde kokusu ve tedavi amaçlı kullanımı nedeniyle önemli yer tutar.Kullanım AlanlarıParfümeri: Doğal sabitleyici ve kalıcı koku hammaddesi olarak tercih edilir.Geleneksel Tı
TR
Salih Gölcük
KiKökenKimyon kelimesi, Arapça kammūn veya kamnūn (كمنون) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime Eski Yunancadaki kýminon ile ortak kökene sahiptir.Kullanım AlanlarıMutfak: Baharat olarak yaygın şekilde kullanılır.Geleneksel tıp: Sindirim sistemini rahatlatıcı ve gaz giderici özelliklerinden dolayı kullanılır.Tarım: Bahçe veya tarlalarda kültüre alınarak yetiştirilmede kullanılır.
TR
Tuğba Aygün

Çamsakızı, çam ağaçlarının gövdesinden doğal olarak elde edilen, yarı saydam, reçineli ve aromatik bir maddedir. Geleneksel olarak tıp, marangozluk, kozmetik ve sanatsal alanlarda kullanılmıştır. Özellikle Türkiye'nin Giresun gibi çam ormanlarıyla zengin bölgelerinde, çamsakızı önemli bir doğal kaynak olarak değerlendirilmiş ve çeşitli sağlık uygulamalarında yer bulmuştur. Antibakteriyel ve koruyucu özellikleri sayesinde yaraların iyileştirilmesinde doğal bir destekleyici madde olarak kullanılmı
TR
Tuğba Kırım
KaKökenArapça ve Farsça ḳaranful قرنفل “1. Doğu Hint adalarına özgü bir baharat, syzygium aromaticum, 2. kokusu ve dişil organı bu baharatı andıran çiçek, dianthus caryophyllus” sözcüğünden alıntıdır. Kelime, doğu dillerinden Yunanca’ya da geçmiştir. Bu sözcük Sanskritçe kaṭuka-phala कटुकफल “baharat-yemiş” sözcüğünden alıntıdır.Kullanım AlanlarıBotanik ve ÇiçekçilikKaranfil (Dianthus cinsi), süs bitkisi olarak yetiştirilen bir çiçek türüdür. Farklı renkleriyle özel günlerde ve taziye çiçeği olarak
TR
Meryem Betül Kaya

Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi, Amasya il merkezinde yer alan ve köklü bir sağlık yapısının işlevsel dönüşümüyle oluşmuş önemli bir tıp tarihi müzesidir. Müze, müzikle tedavi uygulamalarının Anadolu’daki ilk örneklerinden birine ev sahipliği yapan tarihi Bimarhane’nin restorasyonu sonucunda kurulmuştur. Orta Çağ’dan günümüze kadar çeşitli dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmış olan bu yapı, hem tıp tarihi hem de mimari ve kültürel miras bakımından özgün bir konuma sahiptir. Yapının mü
TR
Ahsen Güneş
AkKökenAktar kelimesi, Arapça ʿaṭṭār (عَطَّار) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Arapça kökeni itibarıyla ʿiṭr (عِطْر, “güzel koku”) sözcüğünden türetilmiş olup, faʿʿāl vezninde bir meslek ismidir ve “ıtır veya güzel koku satan kimse” anlamına gelir. Türkçede zamanla anlam genişlemesine uğrayarak yalnızca güzel kokular değil; baharat, şifalı otlar, tıbbi bitkiler, bazen de iğne-iplik gibi çeşitli küçük ev eşyalarının satıldığı yer ve bu işi yapan kişi için de kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım Alanl
TR
Salih Gölcük
DiKökenDişbudak kelimesi, yalnızca Türkiye Türkçesi'nde kullanılan ve “düz veya eşit dallı” anlamına gelen düş budak ifadesinden evrilmiştir; kökeni kesin olarak bilinmemektedir.Kullanım AlanlarıBotanik: Fraxinus excelsior türünün sınıflandırılması, özellikleri ve doğal yayılım alanları üzerine yapılan çalışmalarda kullanılır.Ormancılık: Sert ve dayanıklı yapısıyla ekonomik değeri olan ağaç türleri arasında yer alır.Mobilya ve Marangozluk: Dişbudak ağacı, mobilya üretiminde ve ahşap eşya yapımında
TRAyşe İkbal Özsakın