
Mandala, Sanskritçede “daire” anlamına gelen ve genellikle merkezden dışa doğru düzenlenen geometrik biçimlerden oluşan sembolik bir tasarım olarak tanımlanır. Bu tasarımlar çoğunlukla tek bir merkez etrafında düzenlenen bölümlerden oluşur ve çeşitli kültürlerde kozmosu, kutsal varlıkları veya bütünlüğü temsil eden diyagramlar şeklinde kullanılmıştır. Geleneksel mandalalar, simetrik düzenleriyle belirli bir merkezi çevreleyen katmanlı yapılara sahiptir ve özellikle Hinduizm ve Budizm başta olmak
TR
Zeynep Özkaya

Kırkyama, farklı boyut, doku, renk ve desenlerdeki kumaş parçalarının bir araya getirilerek belirli bir kompozisyonla bütünleştirilmesiyle oluşturulan geleneksel bir el sanatıdır. “Patchwork” olarak da bilinen bu teknik, tarihsel olarak yoksulluk dönemlerinde ortaya çıkan “yama” pratiğinin zamanla sanatsal bir ifadeye dönüşmesiyle şekillenmiştir. Başlangıçta yıpranmış veya eskiyen kıyafetlerin onarımı amacıyla kullanılan yama işlemi, daha sonra estetik kaygılarla bezenmiş, sabır ve ustalık istey
TR
Elif Laçin

Mehmet Siyah Kalem, 15. yüzyılda yaşamış, hem Doğu hem de Batı sanatına ilham vermiş bir sanatçıdır. Onun eserleri, toplumların günlük yaşamını, inançlarını ve kültürel yapısını sanatsal bir perspektifle anlatmaktadır. Resimlerinde, Şamanizm ve fantastik öğeler, çarpıcı ve hayali bir dünyayı yansıtır. Bu eserler, yalnızca dönemin sanat anlayışını değil, aynı zamanda hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir yaratıcılığı gözler önüne serer.Göçebe kampı. Topkapı Sarayı, Hazine Kitaplığı. 2153." image
TR
Burak Enes

Yazma eser kültürü, yalnızca yazıya dökülmüş metinlerden ibaret olmayıp bu eserlerin ortaya çıkmasından korunmasına kadar geniş bir süreci kapsayan bir ekosistemi ifade eder. Bu süreçte, metinlerin oluşturulması, yazılması, süslenmesi, ciltlenmesi ve korunması gibi her aşama, farklı uzmanlık alanlarını ve meslek gruplarını gerektirir. Yazma eserlerin üretiminde yer alan bu zanaatkârlar ve sanatçılar, sadece pratik bir işlevi yerine getirmekle kalmamış, aynı zamanda yazma eserlerin estetik ve san
TR
Burak Enes

“Gelenek” kelimesi, genellikle geçmişle kurulan bağı ifade eder.【1】 Zamanla bu kavram, “geleneksel” ifadesiyle birlikte geleneğe dayanan, geçmişten aktarılan anlamlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bugün geleneksel müzikten mimariye, giysiden törenlere kadar pek çok alanda kullanılan bu kavram, hat, tezhip, minyatür, ebru ve cilt gibi sanat dalları için de neredeyse ortak bir başlığa dönüşmüştür.Ancak “geleneksel sanat” ifadesi, güncel sanat ortamında her zaman nötr bir anlam taşımaz
TRBetül BİLGİN

Duygularınızı ifade ederken hangi dijital aracı kullanıyorsunuz?2000’li yıllara kadar sanat; yaratıcılığın ve hayal gücünün resim, müzik, dans ve heykel gibi alanlarda yansımasıydı. Geleneksel sanatlarda sanatçı yaratıcılığını ve hayal gücünü bir tuvalin üzerine, bir şarkının ölçüsüne veya bir dans hareketine dönüştürüyordu. Burada kağıt, kil, taş, fırça gibi dokunsallık ve hissiyatı ön plana çıkaran faktörlere yer veriliyordu. Sanatçının ortaya koyduğu ifade insanların üzerine düşünmesi ve hiss
TR
T3 Akademi

Sedef kakma sanatı, ahşap yüzeyler üzerine oyularak açılan yuvalara sedef parçalarının yerleştirilmesiyle gerçekleştirilen geleneksel bir süsleme sanatıdır. Bu sanat dalında kullanılan sedef, midye ve istiridye gibi bazı deniz canlılarının kabuklarının iç yüzeyini oluşturan sert, parlak ve fosforik özellikli bir malzemedir. Sedef, parlaklığı ve dayanıklılığı sayesinde yüzyıllardır dekoratif amaçlarla değerlendirilmektedir.Kullanılan MalzemelerSedef kakma sanatına “sedefkârlık”, bu sanatı icra
TR
Miray GÜR

Kelkit Zilli Kilimi, Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine özgü, el dokuması bir sanatsal ürün olup, kuşaklar boyu aktarılmış kültürel bir mirastır. %100 yün, %100 kök boya ve %100 kirman ipi kullanılarak üretilen bu kilim, mahreç işareti olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 21 Haziran 2019 tarihinde tescil edilmiştir . Kelkit Kaymakamlığı tarafından tescillenen bu ürün, yöresel ustalık ve geleneksel tekniklerle Kelkit ilçesi sınırları içinde üretilmektedir.Tanım ve ÖzelliklerKelkit Zilli
TR
Elif Laçin

Sadekârlık, özellikle Osmanlı dönemi ve sonrasında gelişmiş bir süsleme ve işleme sanatıdır. Genellikle metal (özellikle bakır, pirinç ve gümüş) yüzeylerin geometrik, bitkisel ya da yazı karakterleriyle bezenerek işlendiği geleneksel bir el sanatı dalıdır. Sadekâr kelimesi Farsça kökenli olup “sade işler yapan kişi” anlamına gelir. Ancak terminolojik olarak Osmanlı zanaat sisteminde sadekârlık, kıymetli metalleri işleyip süsleyen bir zanaat dalını ifade eder.Tarihsel GelişimSadekârlığın tarihi,
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu