
Her nefeste özlediğim sevgili, Kokun havada asılı kalmış sanki. Çekerim içerime nefesimi, Derinlerime indiririm amber-i miskini. Gözümün önüne gelir her saniye gözlerin, Sanırım ki her an benimle ellerin. Bir acı gerçekle karşılaşınca içim, Dolar yüreğime matemi sevgilinin. Ebediyen gurbete düştü gönlüm, Gelmeyecek olan yollarda yaşlı gözüm. Ah bir dile gelse gözyaşlarım, Anlatır mı sana olan hasretimi, bilemem. Gözlerini düşününce bir sıcaklık donatır yüreğimi, Sıcak ve tanıdık bir his sarar be
TR
Aleyna Kavaklıoğlu

Sendin beni bu dünyaya getiren, Sendin beni yedirip, içirip büyüten, Her ağladığımda gözyaşlarımı bir dokunuşunla silen, Sendin benim canım annem. Birçok kez kırdım seni. Belki kötü sözler söyledi bu dilim, Belki kalbini kırdı bu kahrolası sözlerim, Ama sen hep sevdin beni, canım anneciğim. Seni sevdiğimi söyleyemesem de, Bunu her çocuk gibi dile getiremesem de, Sana sarılıp seni öpemesem de, Seni hep çok sevdim, canım anneciğim. Şimdi benden çok uzaklardasın sen, anne. Keşke daha çok anılar yaş
TR
Gülşen Arslan
ReKöken Fransızca "geriye bakan, geçmişe dönük bakış; sanatçının eski yapıtlarından derlenen sergi" anlamlarını taşıyan retrospectif sözcüğünden dilimize geçmiştir. Bu kavram; Latince "geri(ye)" manasındaki retro ile "bakmak" manasına gelen specere (spect-) fiillerinin +(t)iv eki aracılığıyla birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir bileşiktir. Kullanım Alanları Tıp ve Eczacılık: Geçmişe dönük hasta verilerinin, kayıtların veya tedavi sonuçlarının incelendiği araştırma yöntemlerini tanımlamak için kull
TR
ZUŞAN ÖNER

Aynanın karşısında dururken insan çoğu zaman yüzüne değil, yüzünün alışkanlıklarına bakar. Gözlerin altında biriken gölgeye, saç çizgisinin yavaşça geriye çekilişine, dudakların artık eskisi kadar düşünmeden gülmeyen kıvrımına. O sabah da öyleydi; yüzünü yıkarken suyun soğukluğu kısa bir anlığına uykunun tortusunu dağıttı ve havluyla alnını silerken, kaşının hemen üzerinde, yıllardır orada duran ince çizgiye takıldı bakışı. Ne kadar eski olduğu artık tam hatırlanmıyordu. Belki çocukken düşülen b
TR
Ebrar Sıla Peri

Ahşap bir dolabın kapağı yıllar sonra açıldığında, içeriden yalnızca kapalı kalmış havanın ağır soluğu çıkmaz; zaman da orada, karanlıkta beklemiş gibi dışarı sızar. Eski kumaşların arasına sinmiş o tanıdık koku, ilk anda adı konulamayan bir şeydir; ne bütünüyle geçmişe aittir ne de şimdiye. İnsan önce onu tanımadığını sanır. Sonra bir anlığına, hiçbir görüntü olmadan, hiçbir ses çağrılmadan, yalnızca göğsün içinde belli belirsiz bir daralma hissi belirir. Bir odanın penceresi açılmış gibi olur
TR
Ebrar Sıla Peri

"Yüksek Yüksek Tepelere", Türkiye'nin en sevilen ve hemen herkes tarafından bilinen en ünlü türkülerinden biridir. Bu türkü, sevdiğimiz insanlardan ve evimizden uzak kalmanın yarattığı "özlem" duygusunu anlatır. Genellikle düğünlerden önceki kına gecelerinde, gelinlerin ailesinden ayrılma hüznünü paylaşmak için söylenir. Türkünün Hüzünlü Hikâyesi Çok eski zamanlarda, Zeynep adında çok güzel bir kız yaşarmış. Zeynep on altı yaşına geldiğinde, evinden çok uzak bir köye gelin gitmiş. O zamanlar yol
TRSıla Gücüm
PiEskiden her yer aydınlıktı. Ben o güneşi dünden harcadım. Mutluluk avucumdaydı hep, Ben parmaklarımı erken açmışım. Şimdi bir sızı var içimde. Geçmiş, sırtımda ağır bir heybe. Söylenmemiş sözler var kalbimde, Gidilmemiş yollar birikti çoktan. Unutamıyorum. Çünkü en çok kendime kırgınım. Aşk kapımdaydı, Ben anahtarı çoktan fırlatmışım. Zaman geri dönmüyor. Hatıralar artık keskin birer cam. Dokunsam kanıyor, Baksam canım yanıyor. Kıymetini bilemedim, En büyük pişmanlığım bu benim. Eskiden her
TR
Melda Asya Şereflişan

Telli Turnam ifadesi, Türk kültürü ve halk edebiyatı geleneğinde önemli bir imge olan turna kuşunu merkeze alan türkülerin ve bu motifin çağrışım alanının bir parçasıdır. Türk halkı için turnalar, acıların ve sevinçlerin, hasretlerin ve selamların dile getirildiği, yâre haber götüren veya getiren, kısacası duygusal bir iletişim aracı olarak görülmüştür. Türkülerdeki turna motifi, kutsallığı ve duygusal aktarımdaki sık kullanımı ile dikkat çekmektedir. Telli Turnam motifini içeren türküler, Türk
TR
Nursena Şahin

Amasya Minyatür Müzesi, tıpkı küçük bir dünyaya adım atmak gibidir! Bu müze, tarihi Amasya şehrinin yüz yıl önceki halini gösteren dev bir makettir. Maket, bir şeyin küçültülmüş modeli demektir. Müzeye girdiğinde, kocaman bir odanın ortasında Amasya'nın 1914 yılındaki mimarisini, insanlarını, nehrini ve dağlarını küçücük halleriyle görebilirsin. Bu maket, o dönemde şehrin nasıl bir yaşam sürdüğünü anlaman için hazırlanmıştır. Minyatür Amasya Müzesi (Kültür Portal) " image-element-format="right"
TR
Nida Üstün

Hiç eski bir eşya bulup “Bu kimindi? Ne için kullanılmış?” diye merak ettiniz mi? İşte arkeoloji, bu soruları cevaplayan bir bilim dalı! Arkeoloji, insanların geçmişte nasıl yaşadığını, neler yaptığını ve hangi eşyaları kullandığını, bıraktıkları izler ve eşyalar üzerinden öğrenir. Şimdi gelin, bu heyecan verici bilimi birlikte keşfedelim! Arkeoloji Ne Demek? Arkeoloji, geçmişte yaşamış insanların hikayesini, onların bıraktığı eşyalar, yapılar ve kalıntılarla anlatır. Bu kalıntılar bazen milyonl
TR
Elif Laçin