350 (961) yılında Rey’de doğdu. Sahâbeden Utbe b. Gazvân’a nisbetle Utbî diye anılır. Sâmânî Veziri Ebü’l-Hüseyin el-Utbî’nin torunudur. Ailesi kabile mensuplarıyla birlikte Rey’e yerleşmişti. Sâmânîler devrinde Horasan’da önemli bir görevde bulunan dayısı Ebû Nasr’ın yanına gitti ve Nîşâbur’da sâhibü’l-berîd olarak Sâmânî hizmetine girdi. Sâmânîler’in Horasan ordusu kumandanı Ebû Ali b. Ebü’l-Hasan es-Simcûrî ve Ziyârîler’den Kābûs b. Veşmgîr’e kâtiplik yaptı. Ardından Gazneli hânedanının kuruc
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatına dair kendisinin verdiği dışında fazla bilgi yoktur. 436’da (1044-45) Ebû Nasr Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Şebîb el-Kâğıdî’den icâzetle tefsir dersi almış ve tefsirini 487’de (1094) tamamlamıştır (Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm, Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 26, vr. 648a). Ayrıca tefsir okuduğu hocaları arasında Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed b. Talha en-Nâşibânî ve Ebû Ca‘fer Muhammed b. Mekkî b. Hüseyin el-Hayyûnî’nin isimlerini zikreder. Bazı tefsir kaynaklarını ise amcası Kādı
TRİslam Ansiklopedisi
Babası Fahrüddevle’nin Şâban 387’de (Ağustos 997) ölümü üzerine dört veya sekiz yaşında iken tahta çıkarıldı. Annesi Seyyide (Ümmü’l-mülûk Şîrîn) saltanat nâibi olarak devlet yönetimini ele geçirdi. Rey ve Cibâl’de hüküm süren Büveyhîler’in başında küçük yaşta bir hükümdarın bulunması, Cürcân ve Taberistan’ın eski Ziyârî Hükümdarı Kābûs b. Veşmgîr’e topraklarını yeniden kazanma hususunda cesaret verdi. Kābûs, Horasan’daki uzun sürgün hayatına son vererek Büveyhîler’e karşı bir askerî harekât baş
TRİslam Ansiklopedisi
Belh’te dünyaya geldiği söylenmekle beraber kendisi doğum yerini şiirlerinde Dâmegān (Dâmgān) olarak belirtmiştir. Genç yaşta yazdığı bir şiirin Mes‘ûd b. Mahmûd dönemine (1030-1041) ait olduğunu söylediğine göre muhtemelen IV. (X.) yüzyılın sonları veya V. (XI.) yüzyılın ilk yıllarında doğmuştur. Tezkirelerde lakabı “şestgele” (altmış sürü sahibi) kaydedilmiştir. Ancak bu lakabın ona ait olmadığını ve bir başka şairle karıştırıldığını söyleyenler de vardır (İA, VIII, 340). Menûçihrî mahlasını a
TRİslam Ansiklopedisi
Pehlevîce serdar kelimesinin dönüşümüyle meydana gelen sâlâr (sellâr) sözlükte “yaşlı, seçkin, kumandan, vali, lider” gibi mânalara gelir (Hasan-ı Enverî, s. 3991-3992; Steingass, s. 642). Sâlâr Arapça’da kāid, mukaddem kelimeleriyle ifade edilmektedir. Bu unvan İran, Irak, Suriye, Kafkasya, Orta Asya ve Hindistan’da hüküm süren devletlerde kullanılmıştır. Gazneli, Selçuklu askerî ve idarî teşkilâtlarında daha alt rütbedeki kumandanlar için sıkça kullanılan bu unvan bilhassa mahallî askerî birli
TRİslam Ansiklopedisi