
One of the prominent representatives of Şanlıurfa’s musical tradition, Kazancı Bedih (Bedih Yoluk) was a folk artist renowned in the second half of the 20th century particularly for his performances of sıralı geceler and gazel recitations. Born Bedih Yoluk, the artist contributed significantly over many years to the preservation and intergenerational transmission of traditional music in the city where he lived. The nickname “Kazancı” derives from his father’s profession as a kazancı and eventual
EN
Sevgi Kıraç
"GDivan edebiyatının özgün şairlerinden biri olan Şeyh Gâlib, bu gazelinde alışılmış aşk anlayışına farklı bir gözle yaklaşır. Gelenekte âşık, sevgilinin cefalarına katlanır, bundan şikâyet etse de asla vazgeçmez. Oysa bu beyitlerde gördüğümüz âşık, sevgilinin zulmünden usanmış, ona sırt çevirmeye hazırlanan bir kişidir. Gazel Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hôş tut O murgı başka bir sayyâd tutdu hâtırın hôş tut Seninle ey sitem-hû germ-ülfet olmayız artık Soğuk sözler beni cândan soğutdu
TR
Meryem Şentürk Çoban
VaVâsûht, klasik Türk edebiyatında âşığın sevgiliden ve aşktan usanarak yüz çevirmesini, sevgilinin cefalarına katlanmak yerine ondan vazgeçmesini konu alan bir şiir tarzıdır. Farsça kökenli bu terim, “sûhten” (yanmak, âşık olmak) fiiline “vâ-” ön ekinin getirilmesiyle oluşmuş olup “usanmak, yüz çevirmek, terk etmek” anlamına gelir. Bu yönüyle klasik divan şiirindeki geleneksel aşk anlayışına zıt bir tavrı temsil eder. Geleneksel divan şiirinde âşık, sevgilinin cefasına katlanmayı yücelik sayarken
TR
Meryem Şentürk Çoban
Uzre adını taşıyan dört beş kabile varsa da iffetli (platonik) aşka adını veren kabile Yemen asıllı olup Kahtânîler’den Kudâa’nın kolu Uzre b. Sa‘dü Hüzeym b. Zeyd b. Leys’tir. En meşhur oğulları Kebîr, Âmir ve Rifâa’dır. Benî Hür, Kebîr b. Uzre kolundan olup Cemîl ile sevgilisi Büseyne, Urve b. Hizâm ile sevgilisi Afrâ da bu koldandır. Benî Uzre mensupları çöl kabilelerindendir. Hicaz’ın kuzeyinde Vâdilkurâ, Tebük ve Teymâ’dan Kızıldeniz kıyısındaki Eyle’ye kadar uzanan bölgede diğer Kudâa kabi
TRİslam Ansiklopedisi

Şanlıurfa müzik geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Kazancı Bedih (Bedih Yoluk), 20. yüzyılın ikinci yarısında özellikle sıra geceleri ve gazel icrası ile tanınan bir halk sanatçısıdır. Asıl adı Bedih Yoluk olan sanatçı, uzun yıllar boyunca yaşadığı kentte hem geleneksel müziğin korunmasına hem de kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkıda bulunmuştur. “Kazancı” lakabı, babasının kazancılık mesleğinden gelmekte olup, zamanla ismiyle özdeşleşmiştir. Hayatı ve Sanat Serüveni Kazancı Bedih, 19
TR
Sevgi Kıraç
20 Zilhicce 689’da (24 Aralık 1290) Kirman’da doğdu. Asıl adı Mahmûd olup şiirlerinde “hâce” kelimesinin küçültmeli ismi olan “Hâcû” mahlasını kullanmıştır. Nahlbend-i şuarâ, Hallâku’l-meânî, Melikü’l-fuzalâ lakapları, Mürşidî ve Kirmânî nisbeleriyle anılır. Eserlerinden iyi bir öğrenim gördüğü, özellikle astronomi alanında geniş bilgi sahibi olduğu anlaşılan Hâcû tahsilini muhtemelen Kirman’da tamamladı. Daha sonra büyük bir ihtimalle kıtlık ve huzursuzluk yüzünden Kirman’dan ayrılmak zorunda k
TRİslam Ansiklopedisi
11 Zilhicce 1203 (2 Eylül 1789) tarihinde Delhi’de doğdu. Delhi’nin ileri gelen ailelerinden olan babası Şeyh Muhammed Ramazan, Nevvâb Lutf Han’ın emrinde harem işleriyle görevli bir sipahi idi. Zevk ilk eğitimine Hâfız Gulâm Resûl Şevk’in medresesinde başladı. Burada Arapça ve Farsça’nın yanında ilm-i nücûm, remel ve tıp konularında öğrenim gördü. Daha sonra Hindistan’ın tanınmış hadis âlimi Şah Abdülazîz ed-Dihlevî’nin derslerine devam etti. Şiirle ilgisi, kendisi de bir şair olan ve medresesi
TRİslam Ansiklopedisi
Rum asıllı olup muhtemelen 1236’da (1820-21) Sakız’da doğdu. Bağdat ve Şam valiliği yapan Ali Rızâ Paşa’nın hizmetkârlarından Süleyman Efendi tarafından sekiz dokuz yaşlarında satın alınıp yetiştirildikten sonra paşaya takdim edildi ve onun himayesinde medrese tahsili gördü. Bağdat’ta vilâyet kâtipliği yaptığı sırada şiirle ilgilendi. Hâmisinin ölümü üzerine (1846) İstanbul’a gidip Hariciye Mektûbî Kalemi’nde görev aldı. Bu dönemde Müşir Abdülkerim Nâdir Paşa’ya intisap ederek onunla beraber tek
TRİslam Ansiklopedisi
XVII. yüzyılın ilk çeyreği içinde İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mehmed’dir. Meşhur divan şairi Nedîm’den ayırt edilmesi için “Kadîm” lakabıyla anıldı. Babasının berber olduğu belirtilmektedir. Şeyhülislâm Ebû Saîd Mehmed Efendi’ye mülâzım olduktan sonra müderrisliğe başladı. Uzun yıllar çeşitli medreselerde müderrislik yaptı (Şeyhî Mehmed Efendi, vr. 291b; Uşşâkīzâde İbrâhim, vr. 202b). 1064’te (1654) 40 akçe ile Cenâbî Efendi Medresesi’nde bulundu. Ardından Sâdî Efendi (1068/1657), Süleyman Subaş
TRİslam Ansiklopedisi
Asıl adı Abdülvehhâb olup XV. yüzyılın sonlarında Edirne’de doğduğu tahmin edilmektedir. Babası, Fâtih Sultan Mehmed devri müftülerinden ve II. Bayezid devri şeyhülislâmlarından Dimetokalı Molla Abdülkerim Efendi’dir. Hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmayan şairden tezkire sahibi Beyânî Hayâlî-i Evvel diye söz etmekte, çeşitli kaynaklarda Hayâlî Çelebi olarak da geçmektedir. Ancak Hayâlî Bey’den ayırt edilmesi için geleneğe uyularak Hayâlî-i Kadîm şeklinde adlandırılması da mümkündür. Hayâlî, z
TRİslam Ansiklopedisi