
Tahir Alangu, 1915'de İstanbul'da doğmuştur. Soyadı Kanunu çıktığında, eski bir Türk efsanesinde "ala geyik" anlamına gelen Alangu/Alango soyadını tercih etmiştir. Babası deniz subayı Muhtar Nâzım Bey, annesi ise rüştiye mezunu bir ev hanımı olan Kâmile Hanım'dır; Kerim adında bir erkek kardeşi vardır. 1947'de Mesude Arcıl ile evlenmiş ve bu evlilikten Başak (1948) ile Şadan (1955) adında iki kızı dünyaya gelmiştir.Eğitimi ve Kariyeriİlkokulun son iki yılını babasının görev yeri olan Mersin'in A
TR
Yahya B. Keskin
AyKökenKelime Anadolu’da sınırlı bir bölgede görülmüş olup kökeni hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kayıtlarda halk ağzı kullanımı olarak geçer; tiyatro anlamıyla da TDK'de kayıtlıdır.Kullanım AlanlarıTiyatro/folklor: Köy oyunları, halk tiyatrosu bağlamında organizatör/yönetici anlamında kullanılır. Yerel konuşma: Bazı yörelerde «bataklık, sulak yer» anlamında halk ağzı sözcüğü olarak görülür.
TR
Hüseyin Durmuş
FoKökenFransızca folklore kelimesinden Türkçeye geçmiştir. İngilizce folk (halk) ve lore (bilgi, öğreti) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.Kullanım AlanlarıHalk Kültürü: Geleneksel müzik, dans, el sanatları ve inanışlar folklorun temel unsurlarını oluşturur.Bilimsel Araştırmalar: Folklor, halk bilimi kapsamında akademik çalışmaların bir konusu olarak incelenir.Sanat ve Edebiyat: Halk hikâyeleri, destanlar ve masallar folklorun önemli bir parçasıdır.
TR
Esra Can
NaKökenFarsça kökenli bir kelimedir. Farsça “nâz” (نَاز) kelimesinden türetilmiştir. Bu köke Türkçede “-lı” sıfat eki getirilerek oluşturulmuştur.Kullanım AlanlarıAşk ve İlişkiler Dili: Gönlünü hemen vermeyen, karşı tarafı biraz uğraştıran kişi için kullanılır.Edebiyat ve Şiir: Genellikle sevgilinin cilveli, ulaşılması zor hâlini tarif eden klasik bir sıfat olarak yer alır.Günlük Dil (Özen ve Kırılganlık): Hassas, kolayca etkilenen veya dikkatli davranılması gereken nesne ya da kişiler için kullan
TRElanur Elmas Hizal
CaCadı merdiveni (İngilizce: Witch's Ladder), genellikle halk büyüsü ve cadılıkla ilişkilendirilen, ipe belirli aralıklarla tüy veya başka nesnelerin düğümlenmesiyle oluşturulan bir nesnedir. En bilinen örneği Somerset, İngiltere'de bulunmuş ve Pitt Rivers Müzesinde sergilenmekte olan tüylü bir iptir. Nesnenin işlevi ve kökeni hakkında farklı teoriler bulunmakla birlikte, bilimsel ve folklorik çevrelerdeki tartışmalar 19. yüzyılın sonlarından itibaren süregelmektedir.Cadı merdiveni, genellikle üç
TRYunus Emre Yüce
NiKökeni"Ninni" kelimesinin kökeni, çocuk dilinde "şarkı" veya "terennüm" anlamına gelen "nenni" veya "ninni" sözcüklerine dayanır. Kelimenin çocukların ses taklidinden türediği düşünülmektedir.Kullanım AlanlarıHalk Edebiyatı ve Folklor: Anonim halk edebiyatında, annelerin bebeklerini uyutmak veya sakinleştirmek amacıyla söylediği nazım türü olarak kullanılır.Müzik ve Pedagoji: Bebeklerin uyumasına yardımcı olmak amacıyla bestelenen, sakinleştirici melodilere sahip şarkılar için kullanılır.Dilbili
TR
Duygu Şahinler
MaKökeniArapça ms̠l kökünden gelen mas̠al مثل “mesel, öğretici hikâye” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıEdebiyat: Halk edebiyatı ve çocuk edebiyatında, olağanüstü olayların anlatıldığı hikâyeler için kullanılır.Eğitim ve Pedagoji: Çocuklara ahlaki dersler vermek, hayal gücünü geliştirmek ve dil becerilerini artırmak amacıyla kullanılır.Mitoloji ve Folklor: Kültürel veya mitolojik unsurlar içeren sözlü anlatılarda yer alır.Günlük Konuşma ve Deyimsel Kullanım: Gerçek dışı, uydurma vey
TR
Duygu Şahinler
AlAlazlama, Türkçede vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu şeklinde geçer. Ayrıca bir şeyi aleve tutmak, yakmak işine de verilen addır.Örnek: “İspirto tatlı bir hararetle midesini alazladı.” -Refik Halit KarayKelime, alev anlamına gelen “alaz”dan gelmektedir. Alazlama, Anadolu’da sözlü kültür ve inanç ekseninde karşımıza çıkan bir terim olmuştur. Türk geleneğinde, ateş, su, ağaçlar ve dağlar gibi doğal varlıklar, Şamanist gelenek nedeniyle kült haline gelmiştir. Bu doğal varlıklar
TR
Şuheda Osmanlıoğlu

Halkbilim araştırmaları, folklor çalışmaları ve edebiyat incelemeleriyle tanınan M. Sabri Koz, Türk kültür tarihi içinde hem derleyici hem de araştırmacı kimliğiyle öne çıkmıştır. Elli yılı aşan çalışma hayatında halk edebiyatı, yazma eserler, cönkler, sahaflık kültürü ve Osmanlı dönemi el yazmaları üzerine çok sayıda yayına, derlemeye ve bilimsel etkinliğe katkıda bulunmuştur. Eğitimcilikten yayınevi danışmanlığına uzanan bir kariyere sahip olan Koz, Türk halk kültürünün korunması ve belgelenme
TR
Burak Enes

Köy odaları, Anadolu’nun kırsal yerleşimlerinde köy veya mahalle halkının ortak kullanımına açık olarak düzenlenen; köye gelen yolcuların misafir edilmesi, köy halkının bir araya gelerek sohbet etmesi ve çeşitli sosyal-kültürel buluşmaların yürütülmesi gibi işlevlerle ilişkilendirilen geleneksel mekânlardır. Köy odaları, konaklama ve ağırlama işlevinin yanında, haber ve bilgi iletişiminin kurulduğu, toplumsal dayanışmanın örgütlendiği ve yerel kültürün sürdürüldüğü kamusal buluşma alanlarıdır.Ta
TR
Samet Buğrahan İçoğlu