WhWhich End to Break the Egg is a critical work that examines the differences between Western and Islamic cultures through fundamental concepts such as modernization, science, freedom, law, and social structures. The book offers an anecdotal analysis of cultural degeneration, value shifts during the Westernization process, and the contradictory nature of the West. The work consists of six chapters. Subject Part One: The understanding of humanity in the Western and Islamic worlds is compared. While
ENMehmet Denizhan

OAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
TREmre Çelik

Naruto: Shippūden, Masashi Kishimoto'nun Naruto manga serisinden uyarlanan ve 2007-2017 yılları arasında yayınlanan bir Japon animasyon dizisidir. Orijinal serinin devamı niteliğindeki bu yapım, Naruto Uzumaki'nin eğitim sürecini tamamlayıp köyüne dönüşüyle başlayan olayları konu almaktadır. Genel Bakış ve Yayın Geçmişi Masashi Kishimoto'nun eserinden uyarlanan ilk seri olan Naruto, 2002 ile 2007 yılları arasında yayınlanmıştır. Naruto: Shippūden ise bu hikayenin devamı olarak 2007 yılında başla
TR
Berkay Çalışkan
DûKöken Sözcük, Farsça “uzak” anlamındaki dūr ve “düşünen” anlamındaki endiş kelimelerinin birleşiminden türetilmiş olan "dūr-endîş"ten Türkçeye geçmiştir. Anlam olarak “geleceği gören, tedbirli ve ileriye dönük düşünen” kişi anlamını taşır. Kullanım Alanları Edebiyat: Geleceği öngören ve ihtiyatlı karakterlerin nitelendirilmesinde kullanılmıştır. Sosyal ve günlük dil (eskimiş): Planlı ve ölçülü davranan kişiler için kullanılan bir sıfat/isim. Tarihsel metinler: Yönetim ve toplumsal düzen bağlamın
TR
Sevgi Kıraç

Nasıl geçtiği önemli değil mi zamanın? Bir gün biteceğini ve zamanının geleceğini biliyorsun. Bir gün açılmayacak bir kitap misali yok olacaksın bu dünyada. Ya sessiz bir şekilde ya da arkandan anılarak uğurlanacaksın. Nasıl geçtiği önemli değil mi zamanın? Senin önem verdiklerinle anlam bulacak. Vermediklerinde ise kaybolup gidecek. O açılmamış kitabın eskimiş sayları olacaksın. Dokunduysan insanlara ya da herhangi bir canlıya, İster sevgin olsun üzerinde ister emeğin, Senin sayfaların onlarla
TR
Gülşen Arslan

"Öyle ise, emrolunduğun gibi dosdoğru ol."【1】 (Hûd Suresi, 11:112) Kur'an-ı Kerim'in en dikkat çekici yönlerinden biri, çağlar değişse de insanın değişmeyen yönlerine hitap edebilmesidir. Hûd Suresi'nde geçen "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" emri de bunun en güçlü örneklerinden biridir. Kısa ama insanın bütün hayatına yön verebilecek kadar derindir. Çünkü burada istenen, doğruluğu bir anlık tercih değil, sarsılmaz bir karaktere dönüştürebilmektir. Ayetin Ağır Yükü Bu çağrı, Müslümanların Mekke'de
TR
Azra Ece Güney

İnsan, yaratılışının bir gereği olarak arayan, araştıran bir varlıktır. Bu arayış bazen somut bir hedefe, bazen de bir anlama yönelir. Ancak göz ardı edilen bir gerçek şudur ki: aramanın değeri ulaşılan sonucun yanı sıra süreçte yaşanan dönüşüm ve değişimlerde de saklıdır. Bazen yolda olmak ulaşılacak yerden daha kıymetlidir. Arayışın Ontolojisi: İnsan Neden Arar ? Aramak, bazen Hz. İbrahim gibi içindeki boşluğu dolduran eksiklik duygusunun bir yansımasıdır. Bazen de içindeki potansiyelin dışavu
TR
mesude zor
CiKöken Cihanşümul kelimesi, Farsça cihān (جهان) “dünya, âlem” ve Arapça şumūl (شمول) “kapsama, içine alma” sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Cihān, Orta Farsça gēhān kökünden gelir ve “yeryüzü, dünya” anlamındadır. Şumūl ise Arapça şml kökünden türemiştir ve “kucakladı” anlamındaki şamala شَمَلَ fiilinin fuˁūl vezninde masdarıdır. Dolayısıyla “cihanşümul”, “dünyayı kapsayan, evrensel” anlamını taşır. Kullanım Alanları Edebî dil: Evrensel ölçekte değer taşıyan düşünceler, sanat ve eserleri i
TR
Tuğba Aygün
YeKöken Yeğ kelimesi, Eski Türkçede "üstün, daha iyi" anlamına gelen yég (veya yig) sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Karşılaştırma ve Tercih: İki durum, nesne veya eylem arasında bir kıyaslama yapıldığında, hangisinin daha makbul veya hayırlı olduğunu belirtmek için (genellikle "...-mektense ... yeğdir" kalıbıyla) kullanılır. Felsefi ve Ahlaki Söylem: Bir durumun zorluğuna rağmen ahlaken diğerinden daha üstün olduğunu vurgulayan (örn: "Onurlu fakirlik, zillet içindeki zenginlikten yeğdir
TR
Tuğba Aygün

Leibniz’in evrensel dil projesi (Latince: characteristica universalis), 17. yüzyıl filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından geliştirilen, düşüncelerin evrensel bir biçimde temsil edilmesini ve akıl yürütmenin hesaplanabilir hale gelmesini amaçlayan bir felsefi ve mantıksal girişimdir. Leibniz, bu projeyi yalnızca iletişim kolaylığı sağlayacak bir dil olarak değil, aynı zamanda insan aklının işleyişini yansıtan rasyonel bir yazı sistemi olarak tasarlamıştır. Proje, daha sonraki dönemlerde se
TR
Esra Can