MüKöken Müdrike kelimesi, Arapça mudrike sözcüğünden Türkçeye geçmiş olup idrak etme, kavrama ve anlama yetisini ifade eden bir kavram olarak kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Psikoloji ve ruh bilimi: Algılama, anlama ve bilişsel süreçleri açıklamak için kullanılır. Düşünsel alan: Kavrayış gücü, zihinsel değerlendirme ve anlama kapasitesini vurgulamak amacıyla kullanılır.
TR
Gökhan Güller

CAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA A AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA A AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA A AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA A AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA A AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
TR
Emre Çelik
TeKöken Temeddün (تمَدُّن) kelimesinin kökeni, Arapça "mdn" kökünden türetilmiştir. Bu kök, özellikle "şehirleşme" veya "medeniyet" anlamlarıyla ilişkilidir. Temeddün kelimesi, Arapçadaki "madīna" (مدينة) kelimesinden türetilmiştir. Madīna, "şehir" anlamına gelir ve bu kelimenin tafaʿʿul vezninde türetilmiş V. masdarı olan "temeddün", şehirleşme ya da medeniyetleşme anlamına gelir. Kullanım Alanları Toplumsal ve Kültürel Dönüşüm Temeddün, özellikle şehirleşme, medeniyetleşme ve toplumların gelişim
TR
Ömer Said Aydın

Kendini gerçekleştiren kehanet, bireylerin ya da toplumların belirli bir olayın gerçekleşeceğine dair beklentilerinin, bu beklentilere uygun davranışlar sergilemeleri sonucunda, söz konusu olayın gerçekten meydana gelmesine neden olan psikososyal bir olgudur. Kavram, ilk olarak 20. yüzyılın ortalarında Amerikalı sosyolog Robert K. Merton tarafından ortaya atılmıştır. Merton, bir kişinin ya da grubun beklentilerinin, davranışlarını farkında olmadan nasıl değiştirdiğini ve sonuçta bu beklentilerin
TR
Şule Bozkurt
Arapça’da “boş olmak, boş kalmak” anlamında masdar olan halâ kelimesi “boşluk” anlamında isim olarak da kullanılmaktadır; zıddı melâdır (doluluk). Halâ, farklı felsefî anlayışlara göre “cisimden bağımsız olarak var olan boyut” veya “cismin doldurduğu varsayılan farazî boşluk” şeklinde açıklanır. Bazılarına göre ise “var olması imkânsız şey” anlamına gelir (krş. Cürcânî, et-Taʿrîfât, “ḫalâʾ” md.). Felsefe ve kelâmda boşluk kavramı sözlük anlamının ötesinde “herhangi bir cisimden yahut yer kaplaya
TRİslam Ansiklopedisi

Kültürün kökenini, doğasını ve temellerini soruşturan, kültür eserlerinden yola çıkarak kültürün iç yapısını keşfetmeyi hedefleyen bir felsefe disiplinidir. Kültür teriminin etimolojik kökeni, Latincede toprağı işlemek, planlı biçimde ekip biçmek anlamına gelen “colere” kelimesine dayanır. Bu kavram sonraki süreçte cultura hâlini almış, sonra da insan eliyle planlı biçimde bitki yetiştirmeyi anlatan agri-cultura kavramı ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıla yaklaşıldıkça planlı biçimde insan yetiştirme
TRTübitak

Marcus Aurelius (MS 121–180), Roma İmparatorluğu’nun “Beş İyi İmparator” geleneğinin son halkasında yer alan bir hükümdardır. Kaynakların ortak çerçevesinde, imparatorluğun refah ve göreli istikrar döneminin sonunda tahta geçtiği, dış sınırların baskı altına girdiği ve salgın hastalıkların yaygınlaştığı bir evrede yönetim yürüttüğü anlaşılır. Onun döneminde, Roma’nın hem doğu hem de kuzey sınırlarında ardışık askeri seferler gerçekleşmiştir. Bu tablo, hükümdarlığının çoğunu savaş ve sefer organi
TR
Hamza Aktay

Namık Kemal, 1840 yılında Tekirdağ’da dünyaya gelmiş; küçük yaşlardan itibaren çok okuyan, sorular soran ve haksızlığa dayanamayan bir çocuktu. Annesini küçük yaşta kaybedince dedesi Abdüllatif Paşa'nın yanında Anadolu ve Rumeli şehirlerinde büyüdü. Gittiği her yerde yeni insanlar tanıdı, yeni düşünceler öğrendi. Hayatı boyunca gördüklerini, ileride yazacağı eserlerin kalbine işledi. Çocukluğu ve Ailesi Namık Kemal’in çocukluğu şehir şehir dolaşmakla geçse de onun için bu yolculuklar bir okul gi
TR
Mustafa Cem İnci
PrKöken Pragmatizm kelimesi, Türkçeye Fransızca pragmatisme sözcüğünden geçmiştir. Bu kelimenin kökeni ise Antik Yunancada "iş, eylem" anlamına gelen pragma sözcüğüne dayanmaktadır. Kullanım Alanları Felsefe: Yararcılık anlamına gelen felsefi akımı tanımlamak için kullanılır. Siyaset ve Yönetim: Pragmatizm akımının siyasetteki yansımasını, soyut ilkeler yerine somut ve pratik menfaatlere göre hareket etme tarzını tanımlamak için kullanılır.
TR
Ayberk Purutçuoğlu
24 Şâban 740 (24 Şubat 1340) tarihinde Cürcân yakınlarındaki Takü’de doğdu. Deylem’deki Zeydî imamlarından olup Hz. Peygamber’in soyundan gelen dâî Muhammed b. Zeyd’in (ö. 287/900) on üçüncü göbekten torunu olduğu için Seyyid Şerîf unvanıyla tanınır (Şevkânî, I, 488). İlk öğrenimini memleketinde yaptı. Kutbüddin er-Râzî et-Tahtânî’nin mantığa dair Şerḥu’ş-Şemsiyye ve Şerḥu’l-Meṭâliʿ adlı eserlerini bizzat kendisinden okumak için muhtemelen 1362 yılından önce Herat’a gitti. Bir müddet sonra yaşlı
TRİslam Ansiklopedisi