380 (990) yılı dolaylarında Kahire’de doğduğu anlaşılmaktadır. Benî Kudâa’ya nisbetle Kudâî diye tanındı. Bağdat, Musul, Dımaşk, İskenderiye, Horasan, İsfahan, Şîraz gibi bölgelerden Mısır’a gelen âlimlerle görüştü ve kıraat âlimi Ebû Abdullah Ahmed b. Ömer el-Cîzî, hadis âlimi Ebü’l-Hasan Ahmed b. Abdülazîz b. Sersâl, İbnü’n-Nehhâs diye bilinen fakih ve muhaddis Ebû Muhammed Abdurrahman b. Ömer et-Tücîbî, mutasavvıf Ebü’l-Hasan Ali b. Abdullah b. Cehdam el-Hemedânî gibi âlimlerden faydalandı. M
TRİslam Ansiklopedisi
Ağlebîler zamanında (800-909) şehir Tunus’un kuzeybatısında önemli bir merkez haline geldi. Daha sonra Fâtımîler’in idaresi altına girdi ve 946’da Ebû Yezîd Mahled b. Keydâd en-Nükkerî kumandasındaki Berberî ordularının hücumuna uğrayarak yağmalandı; ancak ziraî üretimi sayesinde kısa zamanda gelişmesini tamamladı. XI. yüzyılda coğrafyacı Bekrî, Bâce’nin ziraata uygun verimli bir araziye sahip olduğunu, iktisadî hareketliliğini, hanlarının çokluğunu anlatmaktadır. O dönemde buradan Afrika’nın di
TRİslam Ansiklopedisi
266 (879) yılında İmam Hüseyin b. Ahmed tarafından İsmâiliyye’yi yaymak maksadıyla Kûfe’den Yemen’e gönderilen, daha sonra bu hususta yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı “Mansûrü’l-Yemen” unvanını alan İbn Havşeb’in oğlu olup Yemen’de doğmuştur (W. Ivanow’a göre ise İbn Havşeb’in torunu yahut torununun oğlu olmalıdır, bk. Ismaili Literature, s. 21). Hüseyin b. Ahmed’in ölümünden sonra oğlu Ubeydullah el-Mehdî, İbn Havşeb’e bir mektup göndererek kendisinin Ali neslinden gelen meşrû İsmâilî imam
TRİslam Ansiklopedisi
Vezirden sonra geldiği için görevine küçük vezâret de denilen sâhibü’l-bâb kılıç ehlinden (askerî) ve yakalı (mutavvakīn) emîrlerdendi. Kaynaklarda adına rastlanan ilk sâhibü’l-bâb Hüsâmülmülk Eftegin’dir (XII. yüzyıl başları). Yânis er-Rûmî, Emîr Rıdvân b. Velahşî ve Ebü’l-Eşbâl Dırgām’da görüldüğü gibi bu makam daha çok vezârete yükselmede bir basamak olarak kullanılmıştır. Vezir kılıç ehlinden değilse sâhibü’l-bâb, mezâlim duruşmalarında ona vekâlet eder, vezir kılıç ehlinden ise onun ön tara
TRİslam Ansiklopedisi
301’de (913-14) doğdu. Babası Halife Muktedir-Billâh, annesi Slav asıllı bir câriyedir. Çevresinde meydana gelen hilâfet çekişmeleri yüzünden evini terkederek bir süre gizlilik içinde yaşadı. Büveyhîler’in Bağdat’a hâkim olması (11 Cemâziyelevvel 334 / 19 Aralık 945) ona hilâfet yolunu açtı. Büveyhî Emîri Muizzüddevle, önce Müstekfî-Billâh’a biat ettiyse de bir ay kadar sonra çeşitli suçlamalarla onu tahttan indirip gözlerine mil çektirdi ve yerine Mutî‘-Lillâh lakabıyla Ebü’l-Kāsım Fazl’ı geçir
TRİslam Ansiklopedisi
450 (1058) yılında Dımaşk’ta doğdu. Babası terzi (ḫayyât) olduğu için İbnü’l-Hayyât künyesiyle tanındı. Soyu Tağlib kabilesine dayandığından Tağlebî nisbesiyle anılır. Çocukluğunda, komşuları olan Dımaşk şairlerinden Emîr Ebü’l-Fityân İbn Hayyûs’a özenerek şiire büyük bir ilgi duydu. On yaşında iken Fâtımîler’in Şam bölgesindeki hâkimiyetleri sona erdi. 461’deki (1069) büyük yangın ve 469 (1076-77) yılında had safhaya ulaşan açlık ve fakirlik sebebiyle az sayıda insan hayatta kalabildi. İbnü’l-H
TRİslam Ansiklopedisi
Mağrib-i Evsat’tan çıkıp Mağrib’in her tarafına yayılan Zenâte kaynaklarda bölgenin ikinci büyük kabilesi olarak zikredilir (birincisi Sanhâce) ve yaygın rivayete göre Levâte, Hevvâre, Nefûse gibi Butr kolundandır. İbnü’l-Esîr ve diğer bazı tarihçiler Zenâteliler’in bölgeye Filistin’den geldiğini ileri sürerler. Sanhâceliler yerleşik hayat sürerken Zenâteliler daha ziyade göçebe halde yaşıyorlardı. En önemli merkezleri Tilimsân’dır. Zenâte kabileleri özellikle güneye, bozkıra ve çöllere doğru ço
TRİslam Ansiklopedisi
23 Rebîülevvel 375 (13 Ağustos 985) tarihinde doğdu; Azîz-Billâh’ın oğludur. Sekiz yaşında babası tarafından veliaht tayin edildi; onun 28 Ramazan 386’da (14 Ekim 996) ölümü üzerine de “imam” unvanı ve Hâkim-Biemrillâh lakabıyla halifeliğe getirildi. On bir yaşından on beş yaşına kadar süren halifeliğinin ilk devresi, babası Azîz’in vasiyeti gereğince Ebü’l-Fütûh Bercevân’ın vasîliğinde geçti. Başlangıçta sadece vasî olan Bercevân, devlet yönetimini elinde tutan başvezir ve başkumandan Ammâr el-
TRİslam Ansiklopedisi
23 Receb 432’de (29 Mart 1041) doğdu. Ukaylî Emîri Kureyş b. Bedrân’ın oğludur. Şiî olan Kureyş bölgedeki birçok emîr gibi Mısır’daki Fâtımî halifeliğine bağlıydı. Bu bağlılığı dolayısıyla Selçuklular’a tâbi olmasına rağmen Tuğrul Bey’in Bağdat seferi sırasında Fâtımî hilâfeti adına hareket eden Arslan el-Besâsîrî’ye katılmakta tereddüt etmemişti. Müslim babasının ölümünden sonra onun yerine geçti. Abbâsî Halifesi Kāim-Biemrillâh, 455 (1063) yılında Tuğrul Bey’in ölümü üzerine onun adına okunan
TRİslam Ansiklopedisi
Cezayir’in kuzeyinde Hudne dağı ile aynı adla bilinen tuzlu sığ bir gölün arasındaki ovada kurulmuştur. Son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarda bugünkü Mesîle civarında Romalılar dönemine ait bir yerleşim yeri bulunduğu tesbit edilmiştir. İlk Fâtımî halifesi Ubeydullah el-Mehdî, Berberî liderlerinden Muhammed b. Haraz (Hazar) ez-Zenâtî’nin Mağrib’de pek çok kişiyi katletmesi üzerine oğlu Ebü’l-Kāsım Muhammed’i (Kāim-Biemrillâh) büyük bir orduyla Mehdiye’den Mağrib’e sevketti. Onun Mehdiye’den
TRİslam Ansiklopedisi