İzKöken Kelime, Arapça ʿizzet (değer, yücelik, onur) ve nefs (öz varlık, benlik) sözcüklerinin birleşmesinden oluşan bir isim tamlamasıdır. Kavramsal olarak kişinin kendi öz değerini ve haysiyetini korumasını ifade eder. Türkçedeki kullanımı, 19. yüzyıldan itibaren bireysel hak ve onur kavramlarının ön plana çıktığı edebî ve fikrî metinlerde yaygınlaşmaya başlamıştır.Kullanım AlanlarıEdebiyat: Roman ve hikâyelerde karakterlerin onurlarını, vakur duruşlarını ve psikolojik derinliklerini betimlemede
TRBeytullah Gümüş
BeKöken BilgisiArapça sevinçli haber, müjde anlamına gelen beşāret (بشارت) sözcüğü ile Farsça mektup, kitap, yazılı belge anlamına gelen nāme (نامه) kelimesinin birleşmesiyle oluşmuş, Türkçede terkip edilmiş bir birleşik isimdir.Kullanım BağlamlarıTarihsel ve Epistolografik (Mektupçuluk) Bağlamı: Eski metinlerde, kutsal sayılan bir fethin, askeri bir zaferin ya da kutlu bir doğumun resmi veya gayriresmi yollarla müjdelendiği tarihsel vesikaları ve haber mektuplarını ifade etmek üzere yapılandırılı
TRGökçe Baykurt
YaKökenTürkiye Türkçesi yakma sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yak- sözcüğünden Türkiye Türkçesi +mA ekiyle türetilmiştir.Kullanım AlanlarıTarihî anlatım: Orta Çağ'daki savaş ve seferler, özellikle Osmanlı akıncılarının faaliyetleri bağlamında sıkça kullanılır.Sosyopolitik söylem: Güçlü aktörlerin kaynaklara adaletsiz biçimde el koyduğu durumları tanımlamak için mecazi anlamda kullanılır.Edebî anlatım: Halk şiirlerinde ve divan edebiyatında hem somut hem de mecazî anlamlarıyla geçer.
TR
Tuğba Aygün
SüKökenEski Türkçe kökenli bir kelimedir. Sülün kelimesi, Eski Türkçedeki “süglin” (eti yenen kuş) sözcüğünden türemiştir.Kullanım AlanlarıZooloji / Ornitoloji (Kuş Bilimi): Doğal yaşamda gözlemlenen, özellikle uzun kuyruğu ve parlak tüyleriyle tanınan bir kuş türü olarak kullanılır.Edebiyat ve Şiirsel Anlatım: Zarafet, güzellik ve ince yapılı varlıkları betimlemek için mecaz anlamda yer bulur.Avcılık / Yaban Hayatı: Sülün, av kuşu olarak da bilinir ve bu bağlamda hem doğal hem yetiştirilen türler
TR
Ayşenur Bayraktar

KökenFransızca commissaire kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Commissaire kelimesi Geç Latince commissarius kelimesinden alımıştır. Kelimenin kökeni Latince committere kelimesine dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıGünlük konuşmalarda: Polisle ilgili olayların ya da soruşturmaların anlatıldığı sohbetlerde geçer.Polisiye roman, hikâye ve dizilerde: Olayları araştıran, soruşturan ya da denetleyen karakter olarak yer alır.Resmî belgelerde ve güvenlik raporlarında: Emniyet görevlilerinin görev tanımlarında
TRMuhammed Efe Çınar
ŞaKökenŞakak kelimesi, Arapça "şḳḳ" kökünden gelen "şiḳāḳ" (شِقَاق) sözcüğünden Türkçeye alıntıdır ve "şıklar, yarılar" anlamına gelmekteydi. Bu sözcük, Arapça "şiḳḳ" veya "şiḳḳa(t)" (شِقَّة) yani "yarım, bir bütünün veya gövdenin her iki yanı" sözcüğünün fiˁl vezninde çoğuludur. Arapça "şiḳḳa" sözcüğü ise Arapça "şaḳḳa" (شَقَّ) yani "yardı" fiilinin tekilidir. Bu etimolojik süreç, kelimenin temelinde "yarma, yarım veya bir bütünün yan tarafı" fikrinin yattığını, şakağın kafanın yan tarafındaki ay
TR
Ayşenur Bayraktar
PaKökenParşömen sözcüğü, yazı yazmak ya da resim yapmak amacıyla özel olarak hazırlanmış ince deriyi ifade eder. Türkçeye Fransızca parchemin aracılığıyla geçmiş olan bu kelime, köken olarak Latince charta pergamena deyimine, oradan da Bergama (antik Pergamon) kentinin adına dayanır. Çünkü bu tür yazı derisinin ilk kez Bergama’da geliştirilip kullanıldığı kabul edilir. Zamanla gerçek deriden yapılmayan ancak benzer dokulu özel kâğıt türleri için de “parşömen” adı kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım
TR
Ayşenur Bayraktar
KeKökenKenet kelimesi, Türkiye Türkçesinde yer alan kinet veya kenet biçimlerinden türemiştir. Bu sözcük, tarihsel olarak “taş blokları birbirine bağlayan demir raptiye” ya da “porselen onarımında kullanılan tel” anlamlarına gelir. Ancak sözcüğün etimolojik kökeni kesin olarak belirlenememiştir. Halk dilinde ve teknik uygulamalarda şekil değiştirerek bugünkü anlamına kavuşmuştur.Kullanım Alanlarıİnşaat mühendisliği ve yapı sistemleri bağlamında, taş, ahşap veya metal parçaları birbirine sabitlemek
TR
Ayşenur Bayraktar
İsKökenİskemle kelimesi, Yunanca "skamníon" (σκαμνίον) sözcüğünden Türkçeye alıntıdır ve "tabure, banko, sırtsız sandalye" anlamlarını taşımaktaydı. Bu Yunanca sözcük, Latince'deki aynı anlama gelen "scabellum" veya "scabillum"sözcüğünden "+ion" ekiyle alıntılanmıştır. Latince "scabellum" veya "scabillum" ise, Latince "scabere" "yontmak" fiilinden "+ell" ekiyle türetilmiştir. Bu etimolojik bağ, kelimenin temelinde "yontulmuş" veya "işlenmiş" bir oturma eşyası fikrinin yattığını göstermektedir.Kull
TR
Ayşenur Bayraktar
YöKöken“Yönetmek” fiili, Türkiye Türkçesinde “yöneltmek” fiilinden türemiştir. Bu türetme, “yönel-” köküne getirilen +It- ekiyle oluşturulmuştur. “Yönelmek” bir nesneye veya hedefe doğru hareket etmeyi ifade ederken, “yöneltmek” bu hareketi başlatan dış etkeni anlatır; bu temelden gelişen “yönetmek” ise bir iş ya da topluluğa yön verme, düzenleme ve idare etme anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Fiilin kökü olan “yön”, hem fiziksel bir doğrultuyu hem de soyut anlamda hedef ya da amaç belirlemeyi
TRAyşe İkbal Özsakın