
What is the saying regarded as the first principle of medicine, and why is it so important? Primum non nocere! Secundum cavere! Tertium sanare! First, do no harm! Then, protect! Then, heal! Primum non nocere is a Latin phrase meaning "First, do no harm!" It has also been recorded as primum nihil nocere. It has been translated into German as zuerst einmal nicht schaden, into French as D'abord, ne pas nuire, and into English as first, do not harm. This brief but powerful expression, traditionally
EN
Ömer Çetinbaş
MoKöken Fransızcada "azizim, sevgilim" anlamlarını taşıyan mon cher deyiminden dilimize aktarılmıştır. Bu ifade; Fransızca "birinci tekil şahıs iyelik sıfatı" olan mon ile "değerli, sevilen" manasındaki cher sözcüğünün birleştirilmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanları Edebiyat: Roman ve tiyatro eserlerinde karakterler arasındaki hitap şekillerini veya belirli bir sosyal zümreye mensup kişilerin özelliklerini tanımlamak için kullanılır. Sosyoloji: Toplumsal değişim süreçlerinde ortaya çıkan Batılıla
TR
ZUŞAN ÖNER
AdKöken Adalet, Arapça ʿadl kökünden gelen ʿadāla(t) (عدالة) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapçada “denk olmak, ölçülü ve eşit davranmak, adil olmak” anlamındaki ʿadala (عَدَلَ) fiilinden türemiştir. Kelime temel olarak “hak gözetme, doğruluk ve eşitlik” anlam alanını taşır ve tarihsel olarak hem hukuk hem de ahlaki düzen kavramlarıyla birlikte kullanılmıştır. Kullanım Alanları Hukuk ve Devlet Sistemi: Yargı mekanizması, mahkemeler ve hukuk düzeni bağlamında kullanılır. Devletin hak
TR
Beyza Başar

Barış Manço, Türk müzik tarihi içerisinde geleneksel kaynakları özgün bir formda yorumlayarak müziği bir mesaj iletme aracı olarak etkin bir biçimde kullanan, sadece müziğiyle değil yaşantısı ve kılık kıyafetiyle de ön plana çıkan özgün bir sanatçıdır. Bir toplumun maddi ve manevi varlığı ile yazılı ve sözlü değerlerini oluşturan kültürel mirasın aktarımını ve korunmasını sağlayan dil ve kültür öğretimi, insanın ve toplumların gelişmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Barış Manço'nun Sanatçı Ki
TR
Gözde Cabadak
İtKöken Îtibar, Arapça iʿtibār (اعتبار) sözcüğünden alınmıştır. Bu kelime, Arapça ʿabara “geçmek” fiilinden türeyen iftiʿāl kalıbına ait bir yapıdır ve “değer verme, saygı gösterme, dikkate alma” anlamlarını taşır. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: İnsanlar arasında saygı, güven ve değer görme durumunu ifade etmek için kullanılır. Sosyal İlişkiler: Kişiler arası iletişimde güven, saygınlık ve karşılıklı değer verme durumlarını anlatmak için yer alır. Ticaret ve İş Dünyası: Kurumların veya kişilerin
TR
Fatmanur Mavibaş
İsKöken Arapça ḥ-ḳ-ḳ (ح ق ق) kökünden neşet eden ve "hak etme, hakediş" manalarına gelen istiḥḳāḳ (اِستحقاق) sözcüğünden mülhemdir. Kelime, "hak idi" anlamındaki ḥaḳḳa (حَقّ) fiilinin istif‘āl vezninde (X. bab) türetilmiş masdar formudur. Bu vezin yapısı, eylemin bir talep veya süreç neticesinde bir nitelik kazanmasını ifade eder; dolayısıyla istihkak, bir hakkın kişi üzerinde yerleşik hale gelmesini ve yasal/ahlaki bir geçerlilik kazanmasını niteler. Kullanım Alanları Hukuk ve Mevzuat: Bir varlık
TR
Emirhan Polat
HaKöken Hasbi kelimesi Arapça kökenlidir. Sözcük, Arapça “ḥasbeten lillāh” (حَسْبَةً لِلّٰهِ) ifadesinden türemiştir. Bu ifade “Allah için, Allah rızası için” anlamına gelir. Türkçede kelime bu anlamdan hareketle “karşılıksız, gönülden yapılan” anlamıyla yerleşmiştir. Kullanım Alanları Dinî ve ahlâkî anlatımda: Karşılık beklemeden yapılan iyilik ve fedakârlıkları ifade eder. Gündelik dilde: Çıkar gözetmeyen, samimi davranışları anlatmak için kullanılır. Mecazlı kullanımda: Nedensiz ve açıklaması o
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
MüKöken Arapça ˀ-y-d (أيد) kökünden türetilen, "kuvvetlendirmek, teyit etmek, desteklemek" anlamındaki ayyada (أيد) fiilinin mufaˁˁil vezninde ikinci bab etken fiil sıfatı olan mu’ayyid (مؤيّد) kelimesinden Türkçeye intikal etmiştir. Kelime anlamı itibarıyla "doğrulayan, güç veren, pekiştiren" demektir. Tarihsel süreçte Türkçede, bir kuralın otoritesini ve uygulanabilirliğini sağlayan "yaptırma gücü" anlamını kazanarak terimleşmiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Kamu düzenini sağlayan normatif kurall
TR
Emirhan Polat

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı), 4 Nisan 1949’da Washington’da imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması’na dayanan hükümetler arası bir güvenlik ve savunma ittifakıdır.【1】 II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa güvenliğinin yeniden kurulması ve Kuzey Amerika ile Avrupa arasında kalıcı bir savunma bağı oluşturulması amacıyla ortaya çıkan teşkilat, antlaşmanın girişinde de ifade edildiği üzere demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlılık temelinde kurulmuştur.【2】 1949’da
TR
Onur Çolak
YeKöken Yeğ kelimesi, Eski Türkçede "üstün, daha iyi" anlamına gelen yég (veya yig) sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Karşılaştırma ve Tercih: İki durum, nesne veya eylem arasında bir kıyaslama yapıldığında, hangisinin daha makbul veya hayırlı olduğunu belirtmek için (genellikle "...-mektense ... yeğdir" kalıbıyla) kullanılır. Felsefi ve Ahlaki Söylem: Bir durumun zorluğuna rağmen ahlaken diğerinden daha üstün olduğunu vurgulayan (örn: "Onurlu fakirlik, zillet içindeki zenginlikten yeğdir
TR
Tuğba Aygün