
Prof. Dr. Talat Tekin (1927–2015), Türkoloji ve genel dilbilim alanlarında çağdaş bilimsel yöntemleri Türk dil araştırmalarına kazandıran öncü bir akademisyendir. Altayistik, tarihî Türk lehçeleri, sesbilgisi ve biçimbilim üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarıyla Türk dilinin tarihsel gelişimini sistematik biçimde incelemiş, uluslararası Türkoloji literatüründe kalıcı bir yer edinmiştir. Eleştirel yaklaşımı, üretkenliği ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk dilbiliminin kurumsal ve kuramsal temelleri
TR
Meryem Şentürk Çoban
KaKöken Kadın sözcüğü, Eski Türkçedeki ḳātūn veya hātūn biçimlerinden evrilmiştir. Bu kelime, başlangıçta “hükümdar eşi”, “kraliçe” ya da “soylu kadın” anlamına gelmekteydi. Eski Türkçedeki bu biçim, Soğdcadaki hwatēn (“kraliçe, hakan eşi”) sözcüğünden alınmıştır. Soğdca kökeni hwatāw (“kral, hükümdar”) kelimesinin dişil şekline dayanır; bu da hwa (“kendi”) ve tāw (“güç”) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Böylece “kadın” kelimesi tarihsel olarak “güç sahibi, soylu dişi birey” anlamını taşırken,
TR
Onur Çolak
OtKöken Otacı sözcüğü, Eski Türkçe “şifalı otları bilen, tedavi eden kimse” anlamındaki otaçı kelimesinden gelmektedir. Bu sözcük “şifalı otlarla tedavi etmek” anlamındaki ota- fiilinden türemiştir. Bu fiil, ot (bitki) kökünden +(g)A- ekiyle yapılmış, ardından +çı yapım eki getirilerek meslek ismi oluşturulmuştur. Kullanım Alanları Tarihî Bağlam: Eski Türk toplumlarında hekim anlamında kullanılmıştır. Halk Kültürü: Anadolu’da halk hekimliği geleneğinde bitkilerle tedavi yapan kişiler için yaygın b
TR
Tuğba Aygün
TüTürk dili ailesi (Türk dilleri), Avrasya’nın geniş coğrafyasında tarih boyunca konuşulmuş ve günümüzde de çok sayıda topluluk tarafından kullanılmaya devam eden, ortak kökenli dillerden oluşan bir dil ailesidir. Bu aile, hem tarihî belgeler hem de modern dil verileri ışığında yapı bakımından benzerlikler gösteren, köken birliği kabul edilen ve sınıflandırmaları çeşitli dönemlerde farklı yaklaşımlarla ele alınan bir bütün olarak tanımlanmaktadır. Türk dilleri, tarihsel süreçte Orta Asya bozkırlar
TR
Meryem Şentürk Çoban
AyAyaz Ata, bazı Türk topluluklarının inanç ve folklorunda kış mevsimi, yıl döngüsü ve yeni yıl kutlamalarıyla ilişkilendirilen yaşlı, bilge ve yardımsever bir figür olarak anılan mitik/folklorik bir tiptir. Güncel akademik ve folklorik tartışmalarda, Ayaz Ata’nın Türk mitolojisinin kadim ve özgün bir unsuru mu, yoksa daha geç dönemde şekillenmiş, Noel Baba ve Rus Ded Moroz geleneğiyle etkileşim içinde oluşmuş senkretik bir figür mü olduğu konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu nedenle Ayaz A
TR
Duygu Şahinler
YeKöken Yeğ kelimesi, Eski Türkçede "üstün, daha iyi" anlamına gelen yég (veya yig) sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Karşılaştırma ve Tercih: İki durum, nesne veya eylem arasında bir kıyaslama yapıldığında, hangisinin daha makbul veya hayırlı olduğunu belirtmek için (genellikle "...-mektense ... yeğdir" kalıbıyla) kullanılır. Felsefi ve Ahlaki Söylem: Bir durumun zorluğuna rağmen ahlaken diğerinden daha üstün olduğunu vurgulayan (örn: "Onurlu fakirlik, zillet içindeki zenginlikten yeğdir
TR
Tuğba Aygün
ÇaKöken Farsça çābuk “tez, hızlı” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük Orta Farsça çābuk veya çāpuk biçimlerinden türemiştir. Orta Farsça sözcük Eski Türkçe çap- “tez gitmek, (at) dört nala sürmek” fiilinden evrildiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Günlük Dil: Hızlı yapılan eylemleri ifade etmek için yaygın olarak kullanılır. Edebiyat: Olayların veya karakterlerin hızlı hareketlerini tasvir etmek amacıyla tercih edilir.
TR
Ömer Faruk Tuğla
YuKöken Kökü tartışmalı olup, bazı araştırmacılar Türkçe kökenli olmadığını belirtseler de Eski Türkçe yunt “at, at ya da kısrak sürüsü” sözcüğünden geldiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Tarih: Eski Türk toplumlarında “at” veya “kısrak” anlamında kullanılır; özellikle göçebe yaşamı ve süvari kültürünü anlatan kaynaklarda kullanılır. Edebiyat: Destan, koşuk ve halk anlatılarında bozkır yaşamını, at kültürünü ve kahramanlık sahnelerini betimlemek için yer alır.
TR
Ömer Faruk Tuğla

Dilimiz, geçmişimizi geleceğe taşıyan en değerli köprüdür. İşte Kâşgarlı Mahmud, tam adıyla Ebû’l-Kāsım Mahmûd bin el-Hüseyin bin Muhammed el-Kâşgarî ,Türk dilini dünyaya tanıtmak için ömrünü adayan büyük bilginlerden biridir. Onun çalışmaları sayesinde Türkçe’nin güzelliği ve zenginliği yüzyıllar öncesinden bugüne ulaşmıştır. 🕌Doğumu ve Nerede Doğduğu Kâşgarlı Mahmud’un tam doğum tarihi kesin olarak bilinmese de 11. yüzyılda yaşadığı kabul edilir. Kaynaklara göre Barsgan adlı bir yerde doğmuşt
TR
Nida Öztürkmen
ApKöken Apansız sözcüğü, Orta Türkçe "ayırtsız, farksız veya fark etmez" anlamlarındaki aŋsız sözcüğüne kuvvetlendirme amacıyla eklenen "ap-" hecesinin gelmesiyle oluşmuştur. Aŋsız sözcüğü Orta Türkçe "ayırt, fark" anlamlarında kullanılan aŋ sözcüğüne Türkiye Türkçesi +sIz eki gelmesiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Şiir, roman ve hikaye gibi klasik edebi eser türlerinde özellikle aşk temasını işlerken aniden aşık olma durumunu nitelemek için kullanılmıştır ve kullanılmaktadır. Günde
TR
Nida Öztürkmen