DeKökenDenklem kelimesi, Türkçe denkle- fiilinden türetilmiştir. Bu fiile Yeni Türkçe -im eki eklenerek “denk olma durumu, eşitlik” anlamı kazanmıştır. Batı dillerindeki equation karşılığı olarak kullanılmaktadır.Kullanım AlanlarıMatematik: Değişkenlerin belirli kurallarla birbirine eşit kılındığı ifadeleri tanımlar. Kimya: Kimyasal tepkimeleri sembollerle özetlemede kullanılır. Gündelik kullanım ve mecaz: Karşılıklı etki, denge veya eşitlik ilişkisini anlatmak için de kullanılabilir.
TR
Tuğba Aygün
TeKökenArapça ˁdl kökünden gelen taˁādul تَعَادُل “denk olma, eşitlenme” sözcüğünden alıntıdır.Kullanım AlanlarıHukukta: Karşılıklı hak ve yükümlülüklerde denklik anlamında kullanılır.Felsefede veya etik söylemde: Adaletin bir göstergesi olarak taraflar arasında denge kurmayı ifade eder.Ekonomide: Arz ve talep gibi unsurların birbirini dengelemesi bağlamında yer alabilir.Günlük dilde: İki şey arasında ölçülü bir denge ya da eşitlik hali anlamına gelir.
TR
Ayşenur Bayraktar
ElEleştirel pedagoji, Frankfurt Okulu'nda temellenen eleştirel teorinin eğitime bir yansıması olarak değerlendirilen bir yaklaşımdır. En genel anlamıyla, eğitim sorunlarını tartışan bir eğitim yorumu olarak ele alınabilir. Bu yaklaşım, özünde eğitimin ne olduğuyla ilgili sorgulamalar ve tanımlar etrafında şekillenir. Temel olarak, egemen eğitim sistemlerinin genellikle göz ardı ettiği, eğiten ile eğitilen arasındaki baskıcı ve hiyerarşik ilişkileri reddeder ve eğitim sürecinde nesne konumuna indir
TRYunus Emre Yüce
SeKökenSeviye kelimesi, Türkçeye Arapça sawiyya(t) (سويّة) biçiminden geçmiş olup, “düzey, derece, ölçü” gibi anlamlarda kullanılır. Bu sözcük, “eşit olmak, düzgün olmak” anlamındaki Arapça sawiya (سَوِيَ) fiilinden, faˁīla(t) vezniyle türetilmiş dişil bir sıfattır. Türkçedeki güncel anlamı olan “düzey” ya da “konum”, büyük ölçüde Arapça ˁala's-seviye (“aynı hizada, denk”) deyiminden türemiştir. Zamanla bu deyimden bağımsızlaşarak ölçülebilir büyüklükleri (örneğin su seviyesi), toplumsal veya zihi
TR
Tuğba Aygün
MüKöken:Arapça "سوّى" (sawā) kökünden türetilmiş olup, "eşitlemek, denk hale getirmek" anlamına gelmektedir. Osmanlı hukukunda ve siyasetinde sıkça kullanılmıştır.Kullanım Alanları:Hukuk: Kanun önünde eşitlik anlamında kullanılır.Siyaset: Osmanlı ve modern Türkiye’de vatandaşlar arasında eşit haklar sağlama politikalarını ifade eder.Toplum: Sosyal adalet ve hak eşitliği bağlamında değerlendirilir.
TRSema Canan Baycan
EkKökenFransızca équateur, Latince aequator “eşitleyici” sözcüğünden türetilmiştir. Aequator, Latince aequare (eşitlemek, tesviye etmek) fiilinden türetilmiş olup, aequus (eşit) kelimesinden türetilen bir fiildir.Daha fazla bilgi için egale maddesine bakılabilir.Kullanım AlanlarıCoğrafya: Ekvator, yer küresinin ana enlem dairesi olarak, dünya haritalarında belirgin bir şekilde gösterilir.İklim Bilimi: Ekvator, yıl boyunca sıcaklıkların yüksek ve sabit olduğu bir bölgedir.Felsefi ve Sembolizm: Ekva
TR
Ahsen Buyurkan

Dağıtıcı adalet, tarihsel kökeni Aristo'ya kadar uzanan ve toplumdaki nimetlerin, hakların ve külfetlerin bireyler arasında adil bir biçimde paylaştırılmasını ifade eden temel bir hukuk ve siyaset felsefesi kavramıdır. Denkleştirici (düzeltici) adaletin temelde kendisine tabi olduğu bu adalet anlayışı, devletin herkese hak ettiği kadarını, gereksinimine veya edimine göre vermesini öngörür. Hukuk devletinin amacı adil bir düzen kurmak olup, dağıtıcı adalet bu düzenin sağlanmasında ekonomik ve sos
TRAbdulsamet Suçeken

Toplumsal cinsiyet politikaları, bireylerin herhangi bir kalıplaşmış sınırlamaya maruz kalmadan toplumsal yaşamın her alanına eşit biçimde katılabilmelerini hedefleyen stratejik düzenlemeler bütünüdür. Tanım ve TarihiKavramsal temelde toplumsal cinsiyet; kadınlara ve erkeklere toplum tarafından yüklenen rolleri, sorumlulukları ve beklentileri ifade eder. Bu roller biyolojik özelliklerin aksine kültüre, mekana ve zamana göre değişiklik göstererek inşa edilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği ise kadın
TR
Samet Cemalettin ALKAN
EgKökenFransızca kökenli bir kelimedir. Fransızca égaler "eşitlemek" fiilinden Türkçeye geçmiştir. Fiil, Fransızca égal “eşit” sözcüğünden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıSpor Karşılaşmaları ve Rekor Değerlendirmeleri: Bir sporcunun, daha önce elde edilmiş bir rekoru tekrar etmesi veya o rekorla aynı seviyeye ulaşması anlamında kullanılır. “Rekoru egale etti” ifadesi bu bağlamda çok yaygındır.İstatistik ve Performans Karşılaştırmaları: Takımların ya da bireylerin puan, başarı, satış gibi ölçümler a
TR
Tuğba Aygün

Adalet, insanların haklarına saygı gösterilmesi ve herkese eşit davranılması demektir. Kimsenin hakkının yenmediği, kuralların doğru uygulandığı bir düzeni anlatır.Adalet Ne İşe Yarar?Adalet, insanların güven içinde yaşamasını sağlar. Bir yerde adalet varsa, insanlar kurallara güvenir, kendilerini koruyabileceklerini bilir. Haksızlıklar azalır, dostluklar artar.Adaletin Gözle Görülmeyen GücüAdalet elle tutulmaz ama etkisini herkes hisseder. Bir öğretmen sınav notlarını adil şekilde verdiğinde, b
TR
Fatma Köroğlu