TaKöken Arapça taraf ve muhafaza bildiren ḥ-f-ẓ (حفظ) kökünden türeyen, "sakınmak, kendini korumaya almak, ihtiyatlı davranmak" anlamındaki taḥaffuẓ (تحفّظ) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "korudu, muhafaza etti" manasındaki ḥafaẓa (حفظ) fiilinin tafaˁˁul vezninde beşinci bab masdarıdır. Bu vezin, eylemin özne tarafından bir çaba ve süreç neticesinde gerçekleştirildiğini (tefe'ül) ifade eder; yani tahaffuz, kendiliğinden bir korunma değil, bilinçli ve sistemli bir sakınma iradesini temsil eder. Kul
TR
Emirhan Polat
ZüKöken “Zührevî” sözcüğü Arapça zuhra(t) (زهرة) “Venüs gezegeni” ve zahara (زهر) “parladı, ışıdı” köklerinden türetilmiştir. XIX. yüzyılda Fransızca vénérien karşılığı olarak cinsel yolla bulaşan hastalıkları ifade etmek için Türkçede kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım Alanları Tıp: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları tanımlamak ve sınıflandırmak için kullanılır; örneğin frengi veya bel soğukluğu. Halk Sağlığı: Toplumu bilinçlendirmek ve hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yapılan bilgilend
TR
Ömer Faruk Tuğla
ReKöken Rezervuar sözcüğü, Fransızca réservoire (saklama yeri, hazne, özellikle su deposu) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Geç Latince reservatorium (aynı anlamda) kelimesinden alıntıdır. “Reservatorium” ise, Latince reservare (saklamak) fiilinden +(t)orium ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: Evsel temizlik ve sıhhi tesisat sistemlerinde (özellikle tuvaletlerde) suyun düzenli ve kontrollü biçimde kullanılmasını sağlar. Tıp / Epidemiyoloji: Enfeksiyon hastalıklarının k
TRAyşe İkbal Özsakın

Streptococcus pneumoniae (pnömokok) Gram-pozitif, oval-lanset biçimli diplokoktur; fakültatif anaerobdur, α-hemolitik koloni oluşturur ve yalnızca insanda patojeniktir. Hücre duvarı teikoik asitlerineTeikoik asit, gram pozitif bakterilerin hücre duvarında bulunan, fosfat grubu içeren ve hücre duvarının yapısını güçlendiren anyonik bir polimerdir. Aynı zamanda hücre yüzeyinin negatif yük kazanmasında ve iyon alışverişinde rol oynamaktadır. ">【1】 kovalent bağlı fosforilkolinileFosforilkolin, ko
TR
Bekir Öztürk
MiMinamata Felaketi, Japonya’nın Kyushu Adası’ndaki Minamata Körfezi ve çevresinde, endüstriyel süreçlerden kaynaklanan metilciva (CH₃Hg⁺) kirliliğinin besin zinciri yoluyla insanlara ve ekosisteme geçmesi sonucu ortaya çıkmış çevresel ve halk sağlığı felaketidir. Olgu, 1950’li yıllarda balık ve kabuklu deniz ürünleri tüketen yerel halkta ağır nörolojik tablo ile tanımlanmış ve literatüre “Minamata Hastalığı” adıyla girmiştir. Hastalık, erişkin maruziyetine ek olarak gebelikte fetüsün etkilenmesiy
TR
Hamza Aktay

Şap hastalığı, çift tırnaklı hayvanlarda görülen, akut seyirli, çok bulaşıcı ve hızlı yayılım gösteren viral bir enfeksiyondur. Hastalığın morbidite oranı oldukça yüksek olup duyarlı hayvan popülasyonlarında %100’e varabilmektedir. Ekonomik kayıplara yol açması, ticari kısıtlamalara neden olması ve kontrolünün maliyetli olması nedeniyle küresel ölçekte önemli bir hayvan sağlığı problemidir. Etken Hastalığın etkeni Picornaviridae familyasının Aphtovirus alt grubuna ait şap virüsüdür. Viral etkeni
TRMehmet can Şahin

Hollanda Kıtlığı (Açlık Kışı, Dutch Famine), II. Dünya Savaşı'nın sonlarında, 1944 yılının kış aylarından 1945'in bahar aylarına kadar Hollanda'nın batısında süren ve sivil halkı etkileyen ağır bir beslenme krizidir. Alman işgali altındaki bu bölgede, yetişkinler için günlük gıda istihkakının 400 ile 800 kalori arasına kadar düştüğü belgelenmiştir.Tessa Roseboom, Susanne de Rooij ve Rebecca Painter, “The Dutch Famine and Its Long-Term Consequences for Adult Health,” Early Human Development 82, n
TR
Emine Nur ERDEM

Zoonoz veya zoonotik hastalık kavramı, Yunanca kökenli "zoon" (hayvan) ve "nosos" (hastalık) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen terminolojiye göre zoonozlar, omurgalı hayvanlardan insanlara veya insanlardan omurgalı hayvanlara doğal yollarla bulaşabilen her türlü enfeksiyon ve hastalık tablosunu ifade etmektedir. Güncel tıbbi verilere göre, doğada tanımlanmış 200'den fazla zoonotik hastalık türü bulunmaktadır.【1】 İnsanlarda görülen patojenlerin y
TR
Sevde Köktaş

Miasma teorisi; salgın hastalıkların ve genel sağlık sorunlarının kökenini, çürüyen organik maddelerden, bataklıklardan, durgun sulardan veya kirli çevre koşullarından yayılan ve atmosferi bozan zehirli buharlara dayandıran tıbbi bir yaklaşımdır. Bu kavrama göre hastalıklar, belirli bir mikroskobik etkenden ziyade, insanı çevreleyen havanın niteliğinin bozulması sonucu ortaya çıkar. Teori, hastalıkların oluşumunda "atmosferik kirliliklerin" belirleyici olduğunu; özellikle kalabalık, nemli ve hav
TR
Muhlis Daşdemir

Ulusal Kanser Haftası, Türkiye'de kanserle mücadele, farkındalık ve erken teşhis stratejilerinin kurumsal bir çerçevede ele alındığı, her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen bir dönemdir. Ulusal Kanser Haftası'nın Tanımı ve Amaçları Kanser Haftası, toplumda kanserin erken teşhis edilmesi, tedavi yöntemlerinin bilinmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen bir farkındalık dönemidir. 【1】 1-7 Nisan tarihleri arasında icra edilen bu hafta kapsamında,
TR
Gözde Cabadak