
Büyük Anlatı (Grand Narrative), tarihin ve toplumsal süreçlerin evrensel ve kapsamlı bir perspektifle açıklanmasını hedefleyen teorik çerçeveleri ifade eder. Büyük anlatılar, ideolojik veya teorik bir temele dayanarak geçmişi tek bir doğrultuda anlamlandırmayı amaçlar. Bu tür anlatılar, genellikle insanlık tarihinin belirli bir hedefe doğru evrildiği inancını taşır ve büyük ölçekli açıklamalar sunar. Aydınlanma düşüncesi, Marksist tarih anlayışı, modernizm ve ulus-devlet tarihçiliği gibi yaklaşı
TR
Mehmet Salih Çoban

Köken olarak “ortak” kelimesinden türetilen komünizm, üretim araçlarının ve zaman zaman tüketimin de tüm toplum tarafından birlikte sahiplenilmesi, gerçekleştirilmesi anlamını içerir. Fikir olarak Antik Yunan’a ve köleci toplumlara kadar geri götürebilse de bugün yaygın kullanımının işaret ettiği siyasi programa dönüşmesi 19. yüzyılda sanayi devriminin hız kazanması ile gerçekleşmiştir. Endüstriyel kapitalizmin emeği metalaştırdığı ve hiçbir sınırlama tanımadan sömürdüğü bu dönem, sanayileşmeyle
TRTübitak

Toplumun değer ve ihtiyaçlarını bireyinkilere önceleyen siyasi, ekonomik ve kültürel bakış açısı olarak ifade edilebilir. Bu hâliyle liberal felsefenin birey merkezli dünya anlayışının tam karşısında konumlanmaktadır. Böyle bir noktadan hareketle hem Marksizm’den esinlenen siyasi projelere hem de faşist, otoriter siyasi akımlara zemin hazırlama potansiyelini taşımaktadır. Kolektivizmin bireyciliğe karşı tutumu, milliyetçi dünya görüşü ile de örtüşebileceği için 20. yüzyılın ilk yarısındaki faşis
TRTübitak