"GDivan edebiyatının özgün şairlerinden biri olan Şeyh Gâlib, bu gazelinde alışılmış aşk anlayışına farklı bir gözle yaklaşır. Gelenekte âşık, sevgilinin cefalarına katlanır, bundan şikâyet etse de asla vazgeçmez. Oysa bu beyitlerde gördüğümüz âşık, sevgilinin zulmünden usanmış, ona sırt çevirmeye hazırlanan bir kişidir. Gazel Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hôş tut O murgı başka bir sayyâd tutdu hâtırın hôş tut Seninle ey sitem-hû germ-ülfet olmayız artık Soğuk sözler beni cândan soğutdu
TR
Meryem Şentürk Çoban
VaVâsûht, klasik Türk edebiyatında âşığın sevgiliden ve aşktan usanarak yüz çevirmesini, sevgilinin cefalarına katlanmak yerine ondan vazgeçmesini konu alan bir şiir tarzıdır. Farsça kökenli bu terim, “sûhten” (yanmak, âşık olmak) fiiline “vâ-” ön ekinin getirilmesiyle oluşmuş olup “usanmak, yüz çevirmek, terk etmek” anlamına gelir. Bu yönüyle klasik divan şiirindeki geleneksel aşk anlayışına zıt bir tavrı temsil eder. Geleneksel divan şiirinde âşık, sevgilinin cefasına katlanmayı yücelik sayarken
TR
Meryem Şentürk Çoban

Ayşe Mihriban Şasa (1 Şubat 1941, İstanbul - 16 Haziran 2014, İstanbul), Türk senarist ve yazardır. Yeşilçam döneminde çok sayıda filmin senaryosunu kaleme almış; sinema yazıları, hatıra niteliğindeki metinleri, söyleşi kitapları ve edebî eserleriyle Türk sineması ve kültür hayatı içinde yer almıştır. Hayatı; çocukluk yılları, eğitim süreci, sinemaya yönelişi, ruhsal rahatsızlık dönemi, inziva yılları ve tasavvufi düşünceyle kurduğu ilişki etrafında şekillenmiştir. Hayatı Ayşe Mihriban Şasa, 1 Ş
TR
Nurten Yalçın

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar’ın kenine has üslubuyla Türk edebiyatında yer edinen, hayal ve gerçeği bir araya getiren bir eser olarak bilinmektedir. Roman, okuyucusunu Osmanlı’nın 17. yüzyıl İstanbul’una götürürken, felsefi sorgulamalar ve fantastik ögelerle zenginleştirilmiş bir dünya sunmaktadır. Yazar, bireyin hakikat arayışını ve insan doğasının karmaşıklığını derinlemesine inceleyen çok katmanlı bir hikâye kurgulamıştır. Puslu Kıtalar Atlası " image-alternate="" image-element-form
TR
Ahsen Karakaş
BeTürk edebiyatında hece ölçüsünü benimseyen ve Milli Edebiyat akımının etkisiyle şekillenen Beş Hececiler, 20. yüzyılın başlarında şiire yeni bir yön vermiştir. Adlarını hece ölçüsünü kullanmalarından ve bu anlayışı benimseyen beş şairden oluşmalarından alan bu topluluk, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati’nin ağır, sanat için sanat anlayışına dayalı diline karşı, halkın anlayabileceği yalın ve akıcı bir üslup geliştirmiştir. Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Or
TR
Esra Can
DeKöken Fransızcada "yoz, sefih" ve "bohem" anlamlarına gelen décadent sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Bu terimin kökeni, Geç Latincedeki decadens sözcüğüne dayanmaktadır. Geç Latince olan bu kelime; "yozlaşmak, geri düşmek, bozulmak" manasındaki decadere fiiline +ent° ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Söz konusu fiil ise; Latince "düşmek" anlamına gelen cadere (cas-) eylemine de+ ön ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Kullanım Alanları Tarih: Siyasi otoritelerin ve devlet yapılarının yıkı
TR
ZUŞAN ÖNER
327 (939) yılında Basra’da tanınmış bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tenûhî el-Kebîr olarak anılan babası Ali b. Muhammed ve Tenûhî es-Sagīr diye tanınan oğlu Ali b. Muhassin de meşhur birer âlim, şair ve kadı idi. Tahsiline Basra’daki âlimlerden ders alarak başladı. Burada Ebû Bekir es-Sûlî, Ebü’l-Abbas el-Esrem ve Hüseyin b. Muhammed el-Fesevî gibi âlimlerin öğrencisi oldu. Ardından gittiği Bağdat’ta ilim adamları, edip ve şairlerle görüşüp onların meclislerine katıldı. Gulâmu Sa‘leb,
TRİslam Ansiklopedisi

Sanat, Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından kaleme alınan şiirlerden biridir. Anadolu’nun kültürel değerleri ile Batı merkezli sanat anlayışı arasındaki karşıtlık üzerinden milli sanat düşüncesini ele alan metinler arasında değerlendirilir. Şiir, Çamlıbel'in 1926'da Hayat dergisinde yayımladığı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Anadolu'ya yönelişi poetik bir manifesto niteliğinde işleyen bir eserdir. Şairin şiir kitabı Han Duvarları içinde yer alan eser, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gelişen Anadolu’ya yö
TR
Elif Laçin

Émile Zola (1840–1902), 19. yüzyıl Fransız edebiyatında roman ve gazetecilik alanlarında eserler vermiş bir yazardır. Edebî üretiminde bireyi kalıtım, çevre ve toplumsal koşullar çerçevesinde ele almış; bu yaklaşımı özellikle Rougon-Macquart dizisinde, İkinci İmparatorluk Dönemi Fransa'sını konu alan anlatılarında sistemli biçimde uygulamıştır. Gazetecilik faaliyetleri kapsamında kaleme aldığı “Suçluyorum…!” (J’accuse…!) başlıklı metinle Dreyfus Davası sürecine doğrudan müdahil olmuş, bu metin Z
TR
Fatmanur Mavibaş

Ernest Miller Hemingway (21 Temmuz 1899 – 2 Temmuz 1961), 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının önemli bir yazarıdır. Gazetecilik kökenli sade anlatım tarzı, savaşlar ve doğaya ilişkin kişisel gözlemleri ile karakter çözümlemelerine önem vermiş ve modernist kurmaca içinde değerlendirilmiştir. Eserlerinde genellikle bireysel mücadele, kahramanlık, yabancılaşma ve insan-doğa çatışması gibi temaları işleyen Hemingway, sade anlatım tarzı ve "buzdağı kuramı"yla hem çağdaşları hem de sonraki kuşaklar üzeri
TRYusuf Alan