AnAnlıyor musun içimde sakladıklarımı, Söyleyemediğim, içimde kalan cümleleri? Gözlerimden okuyabilir misin beni, Kalbimde büyüttüğüm sessiz düşünceleri? Bilir misin geceler boyunca düşündüklerimi, Geçmişte kalan bazı anıları? Duyabilir misin içimde kopan fırtınaları, Kimseye anlatamadığım duygularımı? Görür müsün yüzümdeki gülümsemenin ardını, Sakladığım kırgınlıkları, içimdeki sessizliği? Bir gün gerçekten anlayabilir misin beni, Ben bile bazen anlayamazken kendimi? Bazen susarım, anlatmam içimd
TREsmanur Aykut

Bir yabancıydım kendi evimde Duvarlara çarpıp döndüm bin kere Senin sesinde buldum bir nefes Nefessizlikte boğuldum milyon kere Gözlerinde bir çıkış aradım Karanlıkta tek ışık sandım Senin için geldim, her şeyi yaktım Her şeyi dağıttım, sanırım Senin için geldim, seni umut ederek döndüm Sende ışık gördüm, kendi ışığımı söndürdüm Işığı süzdüm gözümle, kendimde gördüm seni Senin yüzünde, senin yüzünden Yokluğun ağır, altında kaldığım İçimden geçen hep aynı sancı Kendime düşman ettin beni Yalnızlığ
TR
Selahattin Köseoğlu
HaHayat üç gün derler: Dün, bugün ve yarın. Dün geçti… Belki de en çok orada bekledim seni. Gelmedin. Bekledim. Sustun. Bugün bitmek üzere. Zaman ağır ağır akıyor ama içimdeki boşluk aynı. Kalabalıklar var etrafımda ama sen yoksun. Şimdi aklımda tek bir soru var: Acaba yarın gelir misin? Yoksa yarın da bugünün tekrarı mı olur? Bazen insan bir başkasını beklerken aslında kendini tamamlamayı bekler. Belki de mesele sen değilsin… Belki mesele, eksik hissettiğim yanım. Yarın gelir mi bilmiyorum. Ama b
TRMelisa Yıldırım

Her nefeste özlediğim sevgili, Kokun havada asılı kalmış sanki. Çekerim içerime nefesimi, Derinlerime indiririm amber-i miskini. Gözümün önüne gelir her saniye gözlerin, Sanırım ki her an benimle ellerin. Bir acı gerçekle karşılaşınca içim, Dolar yüreğime matemi sevgilinin. Ebediyen gurbete düştü gönlüm, Gelmeyecek olan yollarda yaşlı gözüm. Ah bir dile gelse gözyaşlarım, Anlatır mı sana olan hasretimi, bilemem. Gözlerini düşününce bir sıcaklık donatır yüreğimi, Sıcak ve tanıdık bir his sarar be
TR
Aleyna Kavaklıoğlu

Bir kapı vardı, aralıktı, İçeri baktım, dışarıdaydım. Sanırım hep böyleydi. Düşlerim başka yerde uyurdu, O beni bir şekilde hep bulurdu, Ben bulamazdım, birden kaybolurdu. Yorgun ellerim suskunlukta, Adımlarım kayıp sokaklarda, Bir nefes kadar uzak hayaller, Geceyi delercesine yalnızlıkta. ... Pasla örülmüş ağlar, Bizim dudaklarımızı kanla bağlar. Günleri sessizlikte yağlar, Ruhum bu gece de gölgesiz ağlar. Adım unutulmuş bi'yerde, Gözümü kapatmış bu aptal koca perde. Kaldım yalnızlıkta geride,
TR
Selahattin Köseoğlu
HiHiç denemedin, Bir kalbin içinde kaybolmayı… Kendi sesini susturup Başkasının suskunluğunda yankı olmayı. Hiç denemedin, Geceyi sabaha kadar taşımayı gözlerinde, Bir “belki” uğruna Bin “asla”yı yutmayı Sen hep uzaktan baktın, Yangına el uzatmadan Sıcaklığı tarif ettin… Ama yanmak nedir, hiç bilmedin Hiç denemedin, Kırılmayı bile isteye kabullenmeyi, Paramparça olurken Yine de “değerdi” diyebilmeyi Oysa bazı şeyler Ancak düşerken anlaşılır Ve bazı insanlar Ancak vazgeçince kalır Sen denemediğin h
TR
Melda Asya Şereflişan

"Her Bakan Göremez" İnsanız hepimiz; her yeni gün, her yeni an yeni şeylere, yeni yerlere bakıyoruz ama ne kadarını görebiliyoruz? Gözlerimizin önünden akıp giden bu devasa görüntü selinde, kaç detay kalbimize dokunuyor ya da kaç hikaye zihnimizde bir iz bırakıyor? Günün Olağan Akışında İstanbul (Fotoğraf: Muhammet Emin Bakır) " image-element-format="right" image-height="853" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/03/23/84QjV2gQUvpNoTz6SkHdHJDLcNA6gz08.jpeg" image-width="1280"&
TR
Muhammet Emin BAKIR
DoCanlı bir bedende ölü bir ruh taşıyorum Yüzüm güler, gözlerim ağlar, ağzım söyler de ruhum öylece susar... Günler geçer, geceler gider ben uyuyup uyanırım Ruhum sessizce bedenimden çıkmayı bekler Öyle acı veriri ki bu sessiz çığlıklarım bedenime ruhum sızlar... Ruh çıkmak ister beden tutsak etmiştir kendine... Lokman hekim gelse çaresini bulamaz artık Çare ondadır doktor, o ise uzaklarda Ben ve biçare gönlüm onu arar onu bekler O mesut, o mutlu, o habersiz Ölüm fermanım elimde de mührü onun duda
TR
Emine Kılıç
KaBu bayram, bileklerime kadar uzanan piliseli bir etek giydim. Merdivenleri çıkarken eteğimin uçlarını hafifçe tutuyorum. Sen gittikten sonra düşmemeyi öğrendim. Ya da yeniden düşmekten korkmayı… Masum bir eteğin insanı ne hâllere düşürdüğünü sen gittikten sonra öğrendim. Öğrendim ki çiçekler solarmış. Uçmayı bilmeyen kuşu sen gittikten sonra öğrendim. İnsan koşamasa da yürürmüş, yürüyemese emeklermiş. İnsan, içinde ne koparsa kopsun yaşamaya devam edermiş. Tokasını kaybettiğinde ağlayan o küçük
TR
Ayşe Serra Hocalar

Ey sevgili, hummalı dertlerle bıraktın beni, Çöllerden çöllere gezdirdin beni. Bu dertleri aşacak güç buldum da Yanına varacak bir sebep bulamadım. Aç kollarını ey vefasız mübrem, Susuzluktan kurumuş dudaklarıma bir nefes ver. Geri çevirme nazlı dilhûru, bu son dem Bitsin bu serâb, olalım hemdem.
TR
Yağmur YILMAZ