
Birçok öğrenci şu cümleyi kurmuştur: “Zaten son gece daha iyi çalışıyorum.” Gerçekten öyle mi? Yoksa bu, ertelemenin akıllıca paketlenmiş bir versiyonu mu? Ders çalışmayı son geceye bırakma eğilimi, yüzeyde zaman yönetimi sorunu gibi görünür. Oysa çoğu zaman altında kaygı, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve kısa vadeli rahatlama arayışı vardır. Bu Davranış Neden Tekrar Eder? Erteleme, kısa vadede rahatlatır. Çalışmaya başlamadığın sürece başarısızlıkla yüzleşmezsin. “Henüz denemedim” düş
TR
Ömer Said Aydın
İnAğlama, lakrimal sistem aracılığıyla gözyaşı salgılanmasıyla karakterize edilen, genellikle yoğun duygusal durumlar veya fiziksel uyaranlara yanıt olarak ortaya çıkan biyolojik ve psikolojik bir fenomendir. İnsan türüne özgü bir davranış olarak kabul edilen duygusal ağlama; sosyal sinyal mekanizması, duygusal düzenleme ve fiziksel homeostazın korunması gibi çok boyutlu işlevlere sahiptir. Bu süreç, sadece gözyaşı bezlerinin aktivasyonuyla sınırlı kalmayıp, otonom sinir sistemi ve çeşitli nöroloj
TR
Melda Asya Şereflişan

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, erken yetişkinlik döneminde başlayan, yaşamın pek çok alanında aşırı duygusallık ve sürekli ilgi odağı olma ihtiyacı ile kendini gösteren süreğen bir psikiyatrik durumdur. Bireyler, sosyal, mesleki ve kişisel ilişkilerinde dramatik, dışa dönük ve baştan çıkarıcı davranışlar sergilerler. Hastalık, kişinin kendi davranışlarını sorunlu olarak algılamadığı, egoyla uyumlu bir yapıya sahiptir. Bireylerin içgörüden yoksun olmaları ve davranışlarının patolojik boyutunu gör
TR
Nida Üstün

Bazen öfke bağırmaz, kırıp dökmez, kapıyı çarpıp gitmez. Daha tehlikeli bir şey yapar: İçeride kalır. “Sorun yok” cümlesinin arkasına saklanır, gülümsemenin altına sızar, konuşulmamış her cümlede biraz daha yoğunlaşır. Sessiz öfke, çoğu zaman “iyi insan” olma çabasının, çatışmadan kaçınmanın ya da reddedilme korkusunun bedeli olarak birikir. Sessiz Öfke (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-height="1024" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/02/
TR
Ömer Said Aydın

Performans psikolojisi; bireylerin yüksek talepli ortamlarda öğrenme, uyum ve icra süreçlerini etkileyen psikolojik mekanizmaları inceleyen ve bu mekanizmaları hedefleyen uygulamalı müdahaleler geliştiren bir çalışma alanıdır. Alanın odağı, performansın yalnızca “en yüksek düzey” olarak değil, farklı koşullarda sürdürülebilir biçimde sergilenebilmesi olarak ele alınmasıdır; bu nedenle dikkat, duygu düzenleme, motivasyon ve stresle başa çıkma gibi süreçler, antrenman ve çalışma tasarımıyla birlik
TR
Ömer Said Aydın
UyUyumsuz hayal kurma (Maladaptive Daydreaming), bireyin yoğun, uzun süreli ve ayrıntılı hayal kurma etkinlikleri nedeniyle günlük işlevselliğinin olumsuz etkilenmesiyle ilişkilendirilen bir psikolojik olgudur. Bu durum, kişinin gerçek yaşam etkinlikleri yerine kurgusal senaryolara yoğun biçimde yönelmesi ve bu hayal süreçlerini kontrol etmekte güçlük yaşamasıyla tanımlanır. Uyumsuz hayal kurma, genellikle ayrıntılı hikâyeler, karakterler ve duygusal içeriklerle zenginleşmiş zihinsel senaryoların
TRFEYZA KÜÇÜKDUMLU

Sosyal-duygusal gelişim, çocukların duygularını tanıma, ifade etme ve düzenleme, başkalarıyla etkileşim kurma, ve toplumsal normlara uyum sağlama yeteneklerini kapsayan bir gelişim alanıdır. Okul öncesi dönemde bu beceriler, çocuğun özgüveni, akran ilişkileri ve yaşam boyu sosyal uyumu açısından kritik öneme sahiptir. Duygu Tanıma ve İfade Etme Çocuklar, sosyal-duygusal gelişim sürecinde öncelikle kendi duygularını fark etmeyi öğrenirler. Bu farkındalık: 1. Öfke, sevinç, üzüntü gibi temel duygul
TRÜmmü Gülsüm DİŞSİZ

Dijital bir ekranda birine sadece "Tamam." yazıp gönderdiğinizde, karşı tarafın zihninde oluşan o "Acaba bir sorun mu var?" endişesini hepimiz biliyoruz. O masum nokta işareti artık sadece cümleyi bitirmiyor; bazen bir mesafe koyuyor, bazen de gizli bir öfkeyi temsil ediyor. İşte tam bu boşlukta, o donukluğu kıran ve kelimelerin ses tonunu belirleyen yeni bir dil devreye giriyor. Emojiler, artık mesajlarımızın sonundaki birer süs değil; dijital çağın ta kendisi olan yeni bir hitabet sanatının ba
TR
Nida Üstün

Öfke kontrol bozukluğu, DSM-5 tanı ölçütlerinde Dürtü Kontrol Bozuklukları kategorisi altında Aralıklı Patlayıcı Bozukluk (IED) olarak sınıflandırılan klinik bir tablodur. Bu durumun temel özelliği; bireyin kendisine veya çevresine zarar verebilecek dürtü, istek ve tahriklere karşı koyamamasıdır. Psikodinamik kuramlar çerçevesinde bu tablo, dürtüsel "id" ile denetleyici "süperego" arasındaki öz düzenleme mekanizmasının zayıflaması veya çökmesi olarak tanımlanmaktadır.【1】 Epidemiyoloji ve Demogra
TR
Nida Üstün