
Sen hiç korktuğunda ya da tehlike hissettiğinde başını ve ayaklarını o sert yuvasının içine saklayan bir kaplumbağa gördün mü? Kaplumbağalar korunmak için o güvenli evlerine saklanırlar. İnsanların sırtında gerçek bir kabuğu yoktur ama bazen tıpkı o kaplumbağalar gibi davranabilirler. İşte dilimizde, insanların dış dünyadan uzaklaşıp yalnız kalmak istemesini anlatan çok özel bir deyim vardır: Kabuğuna çekilmek. "Kabuğuna Çekilmek" Ne Demek? Türkçemizin zengin söz varlığı içinde yer alan bu deyim
TR
Şehrinaz İrem Canbaba

Bir anıların kaldı bir de aklımdan çıkmayan yüzün Her sebebine arıyorum affedilemeyen çözüm Sayıyorum artık bana gelmediğin her günü Bak görmüyor dokunduğun bu sol gözüm Uzaklarda bir çığlık duyacaksın bana ait Yalvaramam seni, unutma sadece beni Önemli değil senden başka birileri Yediremiyorum belki seni kaybettiğimi Vazgeçemiyorum sözlerinden, gözlerinden Yaralar döküyor sensiz, yalnız bedenim Sendin bu derdi anlayacak tek hekim Çaresizlikti bana öğrettiğin tek terim.
TR
Sevde Öznur Çalışkan

Bazen çevrendeki insanların, özellikle de bir şeye sinirlendiklerinde yüzlerinde küçük bir değişiklik fark ettin mi? İki kaşın ortasına doğru bir toplanma olur ve bakışlar biraz sertleşir. İşte biz bu duruma "kaşlarını çatmak" diyoruz. Kaşlarımızı çatmak, içimizdeki bazı duyguları dışarıya yansıtmanın en bilinen yollarından biridir. Peki, insanlar neden böyle yapar, sen hiç düşündün mü? Temsili Görsel (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-height="1536" image-sourc
TR
Şehrinaz İrem Canbaba
AnAnlıyor musun içimde sakladıklarımı, Söyleyemediğim, içimde kalan cümleleri? Gözlerimden okuyabilir misin beni, Kalbimde büyüttüğüm sessiz düşünceleri? Bilir misin geceler boyunca düşündüklerimi, Geçmişte kalan bazı anıları? Duyabilir misin içimde kopan fırtınaları, Kimseye anlatamadığım duygularımı? Görür müsün yüzümdeki gülümsemenin ardını, Sakladığım kırgınlıkları, içimdeki sessizliği? Bir gün gerçekten anlayabilir misin beni, Ben bile bazen anlayamazken kendimi? Bazen susarım, anlatmam içimd
TREsmanur Aykut
ŞüKöken Şükran, Türkçeye Arapçadaki şkr kökünden "şükretme, minnet duyma" anlamlarına gelen şukrān (شُكْرَان) sözcüğünden alıntılanarak geçmiştir. Bu kelime Arapçada “şükretti” anlamına gelen şakara شَكَرَ fiilinin fuˁlān vezninde masdarı olarak Arapçada kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Günlük Kullanım: Günlük dilde bir kimsenin gördüğü bir iyilik karşısında hissettiği hoşnutluğu, teşekkür duygusunu ve minnettarlığı ifade etmek için kullanılmaktadır. Edebi Kullanım: Edebi metinlerde şükran, bir
TR
Rabia Karabulut

Kelimelere sığmayan bir şey istiyorum, Bir beklentim var hayattan. Herkese anlatmak istediğim o şeyi, Korkmadan yaşamak istiyorum. Kendimi dökmek istiyorum, Ama öyle ulu orta değil. Tüm içimi açmak istiyorum, Sadece sana. İçimdekileri haykırmak istiyorum, Yıllardır sustuklarımı... Teker teker bağırmak istiyorum, Sana. Sonra susmak istiyorum, Gözlerinde dinlenmek. O tarifsiz şeyi bulmak, Ve tamamlanmak istiyorum, Seninle.
TR
Selahattin Köseoğlu

Her veda yeni bir başlangıç mıdır? Yoksa asla gelmeyecek olan bir elveda mı? Beyaz tertemiz bir sayfa açmak mıdır? Güzel anıları ve mutlulukları silen bir imza mı? Hayata yeni bir umut ışığı mı olur? Yoksa olan güneşimizi de söndürür mü? Acılara rağmen tutunmak mıdır o dala? Zaten kopan bir dalı tutmak mı? Gözyaşlarımızın bir daha akmaması mı? Yoksa bir daha durmamak üzere akması mı? Yeni dünyaya sımsıkı sarılmak mı? Eskisinden beter bir dünyaya alışmak mı? Ben size söyleyeyim nedir veda? Birini
TR
Gülşen Arslan
Geİzlediğim filmin ortalarına doğru durup düşünmeye başladım. Aslında niyetim çok basitti: biraz mola vermek, beni motive eden bir şey ile zihnimi tazelemek. Fakat karşıma çıkan Kiralık Aile filmi bana beklediğimden fazlasını sundu. Bu yüzdendir ki ben şimdi oturmuş bu yazıyı yazıyorum. Film bende beklediğimden daha derin bir iz bıraktı; sanki var olan duygularıma sessizce fısıldadı. Özellikle filmde geçen bir cümle zihnimde sürekli tekrar etti: “Bazen sadece birinin gözlerimizin içine bakıp var o
TRRabia Dalkıran

Kalbi hafif olana dünya ağır geliyor, Kalbi taştan olana dünya boş geliyor, Kalbi camdan olana dünya kırılacak gibi geliyor… Ya kalbi olmayana dünya nasıl geliyor? Kalbi sıcak olanı dünya ezip geçiyor, Kalbi buzdan olanı dünya eritip bitiriyor, Kalbi ayna olanı dünya paramparça ediyor… Peki ya kalbi olmayanı dünya ne ediyor? Kalbi temiz olanı dünya kirletiyor, Kalbi kirli olanı dünya temizlemiyor, Kalbi hassas olanı dünya mahvediyor… Peki ya kalbi olmayanı dünya ne zannediyor? Ve kalbi olanı dün
TR
Gülşen Arslan
BiEski bir mesajın üzerine yıllar sonra yeniden tıklayınca insanın beklediği şey ile bulduğu şey her zaman aynı olmuyor. Bir zamanlar ekranın ışığında defalarca okunmuş cümleler, gecenin bir yarısı kalbi hızlandıran birkaç kelime, günün geri kalanını değiştirmeye yeten o küçük bildirim sesleri... Hepsi yerli yerinde duruyor. Harfler değişmemiş. Noktalar, virgüller, tarihler hâlâ aynı. Ama insan bazen o satırların karşısında durup tuhaf bir sessizlikle karşılaşıyor. Çünkü bir zamanlar içine sığmaya
TR
Ebrar Sıla Peri