
Fatma, bir önceki akşam gördüğü şeyin yalnızca ışığın oyunu olduğuna kendini inandırmaya çalışmıştı; fakat bazı görüntüler, geceyle birlikte silinmek yerine sabah daha da kesinleşir. Çatlak, ofisin ilk ışığında daha belirgin görünüyordu. Ne uzamış ne kısalmıştı. Sanki yalnızca kendini göstermeye karar vermişti. Kimse ondan söz etmiyordu. Temizlik görevlileri masaları siliyor, kahve makineleri ısınıyor, çalışanlar kartlarını okutup içeri giriyordu. Şirket, kusursuz işleyen bir mekanizma gibi yeni
TR
Mehmet Salih Çoban

Fatma, firmanın ne iş yaptığını tam olarak bilmiyordu; fakat bunun önemli bir iş olduğundan, daha doğrusu önemli görünmek zorunda olduğundan emindi. Hali hazırda pek çok kurumun gerçek işlevi ile beyan edilen ciddiyeti arasında dikkate değer bir ayrım yok mudur? Genç bir çalışan ise, önce bu ciddiyete teslim olur. Masaların ağırlığı, cam bölmelerin lekesizliği, herkesin boynunda taşıdığı kartların bir tür resmiyet hissi vermesi, toplantı odalarına verilen zarif ama tehditkâr adlar, bütün bunlar,
TR
Mehmet Salih Çoban
DoKökenDosya kelimesi, Türkçeye Fransızca dossier sözcüğünden geçmiş olup, “belgelerin bir araya getirildiği kılıf veya tüm belge kümesi” anlamında kullanılır. Fransızcadaki bu kelime, “sırt” anlamına gelen dos sözcüğüne, yer ve nitelik bildiren +ier (veya +aire) eki getirilerek türetilmiştir. Dos, Latince dorsum (“sırt”) kelimesinden evrilmiştir. Bu etimolojik yapı, dosyanın bir belgelik olarak “sırtlanan, taşıyan, destekleyen” nesne işlevine işaret eder. İlk anlamı sırtlık olan bu sözcük, zamanl
TR
Tuğba Aygün